Rastlantıyla keşfedilen yerler unutulmaz

Dışarıda törensel bir yemek düşünüldüğünde Boğaz, Bağdat Caddesi, Karaköy, Etiler akla gelen semtler. Ama farklı yerlerden sürprizler de çıkıyor.
Rastlantıyla keşfedilen yerler unutulmaz

Bazen hiç beklentim olmadan tesadüfen gittiğim bir restoranda ummadığım kadar kaliteli yemeklerle karşılaşınca büyük bir keşif yapmış gibi mutlu oluyorum.

Yılbaşı öncesi uzun süredir görmediğim bir arkadaşımla, onun önerisiyle Levent İş Kuleleri’ndeki ‘The Agency’ restoranda buluştuk. Düşüncem hafif bir salata ya da ızgara sebze ve et yiyip çıkmaktı. Çünkü tüm diyetisyenlerin, doktorların önerilerinin tersine öğlen yemeklerini hafif geçiştirmeye çalışırım. Benim için günün en özel öğünü akşamdır. En sevdiğim içecekleri, yemekleri akşama bırakırım kendimi bildim bileli. Tabii ki bu değişmez bir kural değil, seyahatlerde ya da arkadaşlarımla, dostlarımla buluştuğumda bu düzen kendiliğinden bozuluyor.

Uzun yıllar 4. Levent’te yaşadığım için çevredeki yeme-içme yerlerinin hepsini bilirim. Daha doğrusu bilirdim. Ne yazık ki yedi yıl önce açılan restoranların birçoğu bugün yok. Bunlar arasından ilk aklıma gelenler Le Select, Villa Keyif ve Mirror.

Agency eskiden Mirror olan yerde açılmış. Mirror da genellikle çevredeki iş merkezlerinde çalışan beyaz yakalıların öğlen ve akşam yemekleri için tercih ettiği bir yerdi. Biz de akşamları hoş atmosferli bir yerde uzaklara gitmeden yemek istediğimizde tercih ederdik.
Neyse sözü fazla uzattım galiba, İstanbul’da kapanan restoranları saymaya başlarsam sayfalar yetmez. Agency’e anlatacak yer de kalmaz. Neden böyle bir ad seçtiler bilmiyorum ama Agency de Mirror gibi son derece zarif döşenmiş, Avrupa’da Amerika’da finans merkezlerinin ortasında bulunan, kapıdan içeri girdiğinizde bambaşka bir dünya sunan modern restoranlara çok benziyor.

Yemekte buraya daha önce birkaç kez gelen arkadaşıma teslim oldum. “Şusu da güzel busu da güzel” derken iki kişilik masamız bir davet sofrasına döndü. Tabii her şeyi birer porsiyon, hatta çorbayı yarım istedik. Soğan çorbasına bugüne dek İstanbul’da La Brise’den sonra içtiğim en iyi soğan çorbası diyebilirim. Ardından da sıra mantarlı pizza, yakitori şiş ve dana kaburgaya geldi. Bu ne böyle demeyin, burası Fransız, İtalyan, Japon ve Türk mutfağı karması bir yer. Pizza dışında yediklerim çok başarılıydı. Özellikle de çorba ve dana kaburga. Aşırı doz soya sosunu dert etmezseniz yakitori şiş de çok lezzetliydi.

Şarap kavı zengin

Agency’de şarap listesi de çok başarılı. İthal şaraplar da var ama özellikle Türkiye şarapları yelpazesini çok geniş tutmuşlar. Kavaklıdere, Doluca, Sevilen, Pamukkale, Suvla, Barbare, Arcadia, Büyülübağ, Corvus, Urla gibi birçok farklı marka var listelerinde. Sadece şarap fiyatları biraz yüksek geldi. Ancak yemeklerde fiyat-kalite dengesi tutturulmuş.

‘The Agency’de cuma akşamları Zeynep Önkaya, cumartesileri de Barbaros sahne alıyormuş. Ayrıca zaman zaman programa sürpriz isimler de dahil oluyormuş. Umarım bu kez kalıcı bir yer olur...

RAFLARA ÇIKANLAR

Pop Up Cookery Book/Yemek Kitabı
Hande Bozdoğan, zorlu bir yolculuktan sonra hayata geçirdiği projesi İstanbul Culinary Institute’ün yedinci yılını uğraşına yakışır yaratıcılıkta bir yemek kitabıyla kutluyor: Pop-Up Cookery Book. ‘Pop-Up Yemek Kitabı’ üç boyutlu çocuk kitapları mantığıyla hazırlanmış. Kitabın her yerinden bir orijinallik fışkırıyor. Üç cepten oluşuyor. Temel tarifler, mevsimsel mönüler ve tarifler. Tariflerden önce orta bölümde yer alan üç boyutlu hazırlanan mevsimsel mönülere yoğunlaşıyor, uzun uzun yemeklere bakıyorsunuz. Sonra sıra çeşitli soslar gibi temel tariflere ve enstitü mutfağında yedi yıl boyunca en çok talep gören mevsimsel yemek tariflerine geliyor. Bu eğlenceli kitaptan edinin derim. Tarifler de çok başarılı, kısa ve öz anlatılmış. Çin’de basılan eminim maliyeti oldukça yüksek olan bu kitaba Pak Maya destek vermiş. Aralık 2013

 

 

Benim Güzel Lokantalarım

Gazeteci Ufuk Kaan Altın, Milliyet Gazetesi Cadde ekinin yönetmenliğini yaptığı üç yıl boyunca kaleme aldığı yemek yazılarını, restoran tanıtımlarını farklı kategorilere ayırarak bir araya getirmiş. Ve ortaya İstanbul’un dört bir köşesinden 50 mekânın anlatıldığı keyifle okunan bir kitap çıkmış. ‘Benim Güzel Lokantalarım’ın son bölümünde de Ebru Omurcalı’nın hazırladı meze tarifleri yer alıyor. Alfa Yayınları /Kasım 2013   

 

Yeni açılanlar

Yeme-içme ve eğlencenin yeni adresi Karaköy Kemankeş Caddesi’nin en yenilerinden biri de Fosil. Sahildeki yolcu karşılama salonunun üçüncü katında açılan Fosil’e siyah perdelerin arasından geçerek esrarengiz bir yolculuğun ardından çıkılıyor. Mönüde her türlü atıştırmalık olmasına karşın burger, fish&chips ve zengin hafta sonu kahvaltısı öne çıkmış. Çarşamba-cumartesi arası ise günün ilk ışıklarına dek müzik ve dans var. No. 34/C Kat: 3 Tel. 0507 812 85 31