Sadece bir lirayla evsizlere destek

Sokakta yaşayanlara destek için sosyal sorumluluk bilinci gelişmiş bir iki iş insanı, bir ana sponsor, katılımcı restoranlar ve yedikten sonra 1 lira verecek yemek severler; bizde neden olmasın?
Sadece bir lirayla evsizlere destek

İnsanın içine işleyen soğuk bir havada sokakta yürürken karşınıza sokakta yaşayan birinin çıktığı  eminim çok olmuştur. İçiniz acısa da ne yapacağınızı bilemez ve yürür geçersiniz. Kimi zaman sıcak bir restorana ya da evinize girersiniz.

Geçen hafta Londra’da olduğum sırada Kings Cross St. Pancras’ta yeni açılan German Gymnasium adlı restorana gittik.  Oturduğumuz masanın üzerinde ‘STREETSMART/ HELPING THE HOMELESS’ yazan bir kart vardı.

Ne bu diye sorduğumda kızımın kısaca anlattığı bu yardım yöntemi çok hoşuma gitti. “Hesabı öderken, eğer istiyorsan evsizlere yardım için üzerine bir pound eklemelerini söylüyorsun”. Tabii ki sonra sıra sistemin nasıl işlediğini öğrenmeye geldi...

STREETSMART’IN KURUCULARI
Street Smart, 1998 yılında sosyal sorumluluk sahibi iki iş insanı Forward Publishing’in sahibi, sanat ve edebiyatın büyük destekçisi William Sieghart ve otel sektörünün önde gelen isimlerinden Mary –Lou Sturridge tarafından kurulmuş. Amaçlarıysa çok basitmiş:

Kasım ve aralık aylarında Noel öncesi ve sırasında insanlar kutlama, yeni yılı karşılamak üzere restoranlara her zamankinden daha fazla giderken harcamalarının çok çok ufak bir kısmını evsizlere yardım için vermelerine olanak yaratmak.

‘StreetSmart’ yardım olarak toplanan paraları, fonları kendi yönetmiyor. Sokakta yaşayan çocuklara, yetişkinlere kendi ayaklarının üstünde duracak hale gelene dek destek veren yardım kuruluşlarına, derneklere, hostel projelerine aktarıyorlar.

StreetSmart’ın yönetim kurulunda ünlü gazeteci Rosie Boycott ve iş adamı, şarap danışmanı Nick Emley gibi iki etkili isim daha var. Rosie Boycott,  İngiltere’nin ilk kadın yayın yönetmeni. 1971’de ülkenin en etkili feminist dergisi Spare Rib’i kuran iki isimden biri. The Independent, Daily Express ve Esquire’ın da  aralarında olduğu bir çok dergi ve gazetenin yönetmenliğini üstlenmiş. 2008 yılında da Londralıların sağlıklı, sürdürülebilir ve  yöresel yiyeceklere erişme hakkını savunan London Food’un Yönetim Kurulu Başkanlığına getirilmiş.

SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR
Yardım kampanyasına katılmayı kabul eden restoranlar, kasım ve aralık ayları süresince masaların üzerine 1 poundluk destek kartlarını koyuyor. Müşterilerin verdikleri 1 pound /bazen daha fazla olabiliyor, hesap faturasının altına ekleniyor. Her ayın sonunda da toplanan gelir StreetSmart’a yollanıyor.

Organizasyonun tüm operasyonel masrafları ana sponsor Deutsche Bank tarafından karşılandığı için toplanan her bir kuruş direk olarak ihtiyacı olan insanlara ulaşıyor. Verilen yardım hesap fişine alınan servis ücreti ve vergilerden sonra eklendiği için restoranların bu aracılıktan hiç bir kaybı olmuyor.

Moro, Lupo, River Cafe, Barrafina, MeatLiquor ve Botanist’in de aralarında olduğu bir çok restoran bu yardım kampanyasını destekliyormuş. Angela Hartnett, Marcus Wareing, Ruth Rodgers gibi kampanya yüzü olan ünlü şefler bu yardım kampanyası sayesinde başkalarını düşünme fırsatı bulduklarını, kendilerini büyük bir restoran ailesinin parçası gibi hissettiklerini söylüyorlar.

TOPLANAN PARALAR NERELERE HARCANIYOR?
1998 yılından bugüne dek kampanya kapsamında 7.4 milyon pound toplanmış ve farklı alanlarda faaliyet gösteren 100’ün üzerinde evsizlere yardım kurumuna dağıtılmış. Yıldan yıla restoran sayılarının artmasıyla birlikte rakamlar büyüyormuş. Sadece 2014 yılında toplanan para 551.000 pound olmuş.

Türkiye de evsizler, sokakta yaşayanların sayısı her geçen gün artıyor. Londra gibi İstanbul’da sokaklarda yaşamak zorunda kalanların sayısı çok fazla.

Belki bu sistem tek başına maddi, psikolojik, ailevi ya da göç gibi çeşitli nedenlerle sokakta yaşamak zorunda kalanların evsizlik sorununu çözmeye yetmez.  Ama en azından bu soruna destek vakıf, dernek gibi sivil toplum kuruluşlarına ciddi bir kaynak aktarabilir.

Destek fonları oluşturacak böylesi başarıya ulaşmış, şeffaf, paralar nereye gidiyor şüphelerine meydan vermeyecek bir sistemin İstanbul’da da hayata geçmesini çok isterim.

Tüm yeme-içme tutkunu iş insanları, yazarları, şefler, restoran sahipleri ve bankalara buradan açık duyurum olsun. Keşke Ferit Şahenk gibi hem yemek hem turizm hem de bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bir grubun başı bu işin öncülüğünü ve sponsorluğunu üstlense...