Sadece rakı değil meyhane kültürünü de ihraç ediyoruz

Avrupa'yı dönercilerimizden sonra meyhanelerimizle de fethedebiliriz!

Mey İçki’nin dünyanın en büyük içki üreticilerinden Diageo’ya satılmasının üzerinden dört ay gibi bir süre geçti. Çarşamba akşamı Mey İçki CEO’su Galip Yorgancıoğlu ve Diageo Avrupa Başkanı Andrew Morgan bir grup gazeteci ve yazarla bir araya gelerek bu süre içindeki gelişmeleri ve gelecek hedeflerini anlattılar.
Mey İçki şimdi içinde barındırdığı kategorilerle artık Johnnie Walker, J&B, Smirnoff, Gordons, Baileys gibi dünyaca ünlü 20 markayla aynı çatı altında. Ve adı değişmeden hem yerli ürünlerin hem de tüm bu global markaların Türkiye’de 81 ilde 50 bin noktada satış ve pazarlamasını yürütüyor.
Tabii ki bu durum Andrew Morgan’ın söylediği gibi pazara yeni giren Diageo için büyük bir şans. Büyümekte olan bir orta sınıf, bu sınıfın sürekli artmakta olan harcanabilir gelir seviyesi ve yeni markaları deneme isteği Türkiye’yi cazip kılıyor.
Ama öte yandan bu birleşmeyle birlikte Türk alkollü içkilerinin, özellikle de rakının Diageo’nın dağıtım ağıyla uluslararası pazarlara açılma şansı olacak gibi görünüyor. Yeni Rakı Ocak 2012’den itibaren yurtdışında çok daha fazla noktada satılmaya başlanıyormuş. Almanya için ‘Spirit of İstanbul/ İstanbul’un Ruhu’ adlı bir reklam kampanyası hazırlanmış.
Reklamların yanı sıra Almanya’nın büyük kentlerindeki restoranlara meyhane kültürünü yaşatmaları için destek verilmiş. Amaç ise anasonlu içkileri aperatif ya da dijestif olarak tüketen Almanlara, adabıyla rakı içmeyi öğretmek, yemeklerle tüketileceğini göstermek. Proje başarılı olursa Avrupa’yı dönercilerimizden sonra meyhanelerimizle de fethedebiliriz!
Zor olsa da kaliteli Türk şaraplarının dağıtımı konusunda da iddialılar. Michelin yıldızlı ya da lüks restoranların listesine girmek de planlar arasında. Zaten Londra ve Paris’te birkaç restoranda bu ağa girilmişti. Şimdi sırada diğer ülkeler var.
Galip Yorgancıoğlu son ÖTV zammını “beklemediğimiz bir durumdu” olarak yorumlasa da, Türkiye’deki içki satışlarından umutsuz değil. Mevcut durumu iki yılda iki katına çıkarmayı hedefliyorlar. 2010 itibariyle son beş yıldır alkollü içkiler satışı ortalama yüzde üç artmış. Yunanistan’da kriz sonrası içki satışları yarı yarıya düşerken Türkiye’de bira ve votka pazarı yükselişe geçmiş.
İstanbul’da içkinin yüzde 35’inin dışarıda, Orta ve Doğu Anadolu’da ise evlerde tüketiliyor. Yorgancıoğlu’na göre, iddia edildiği gibi Türkiye’nin hiçbir yerinde tüketici içkiye ulaşmakta sorun yaşamıyor. Zaten olsaydı son üç yılda 46 markaya ulaşacak gücü bulabilirler miydi?
İstanbul’da Beyoğlu Belediyesi’nin restoranların kapı önlerindeki masaları kaldırmasından sonra da satışlarında bir düşüş olmamış. Beyoğlu Belediyesi de yakında kaldırımlar için orta bir yol bulacakmış. Yani kısacası içki konusunda karamsar şeyler duymak isteyen gazeteci arkadaşlarımı mutlu edecek hiçbir şey söylemedi Yorgancıoğlu...