Sağlık için doğal destek ama nasıl?

Sayıları her geçen gün artan doğal destek yağların içeriği ve nasıl elde edildiği çok önemli...

Hepimizin hayattan beklentisi ortak. Uzun, sağlıklı ve yaşlanmadan yaşamak istiyoruz. Ama öte yandan yemeği de çok seviyoruz.

İstediğimizi yiyelim içelim ama kolesterolümüz, şekerimiz, tansiyonumuz yükselmesin, karaciğerimiz, akciğerimiz, kalbimiz saat gibi çalışsın, cildimiz kırışmasın ve kilomuz ideal olsun!

Zaten tüm sağlık ve kozmetik sektörü de emrimize amade. Neredeyse her gün yeni bir ilaç, yeni bir yöntem yeni bir ürün çıkıyor.

Ancak teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin aklımızın bir kenarında her zaman içgüdüsel olarak doğal bitkiler, otlar ve tohumların beklentilerimizi daha iyi karşılayacağına dair bir inanç var.

Kısacası nehre düşürdüğü ölümsüzlük sırrını arayan Lokman Hekim efsanesi boşuna değil. Gönlümüz hep doğadan ve doğaldan yana. Gün geçmiyor ki bir otun ya da tohumun yeni bir yararı keşfedilmesin. Ancak ben her derde deva bitkilere, otlara, yağlara kayıtsız şartsız teslim olduğumu söyleyemem.

Nar çekirdeği.


Belki de bunun nedeni çok uzun yıllar önce rahmetli babaannemin gutunu ve eklem romatizmasını iyileştirmek için kaynatıp suyunu içtiği, dizlerine bağladığı bitkilerden bir fayda göremediğine şahit olmamdı.

Bir diğer neden de dayanamayıp aktarlardan aldığım kayısı, şeftali çekirdeği ve kantaron, melisa gibi bitkilerin yağlarını kullanırken aklımın bir köşesinde olan hep acaba gerçek mi korkusu. Ne de olsa bademin kilosu 80 lirayken badem yağının üç liraya satılması doğal olarak insanı şüpheci yapıyor...

Bir ay kadar önce tesadüfen girdiğim bir eczanede Buğday Ruşeym Yağı, Çörek Otu Yağı, Nar Çekirdeği Yağı gibi etiketli, içinde kapsüller olan kavanozlar çarptı gözüme.

Biraz eczacı anlattı, biraz şişelere iliştirilmiş açıklama broşürlerini okudum. İkna olmuş olmalıyım ki bu doğal destek ürünlerinden bir kaç tane aldım. Eve gelince internette biraz daha araştırma yaptım.

Doğal yağlar.


Ardından üreticileriyle bağlantı kurdum, bilgiler istedim. Özellikle de "içemeyeceğiniz hiç bir ürünü vücudunuza da sürmeyin" sloganları hoşuma gitti hatta güven verdi diyebilirim.

Ruşeym ve nar çekirdeği özü yağlarını kapsülleri keserek önce ellerime, sonra yavaş yavaş yüzüme sürmeye başladım. Biraz daha ikna olursam, soframdan eksik etmemeye çalıştığım bağışıklık sistemini güçlendirdiği söylenen çörek otu yağını içmeye başlar mıyım henüz bilmiyorum!

Tabia, birkaç yıldır piyasada olan nar, vişne, şeftali kayısı gibi meyve çekirdekleri; buğday, kişniş, keten tohumu gibi tohumlardan üretilen besin ve cilt bakım destek ürünleri markasıymış.

Ekstraksiyon yöntemiyle hiç bir kimyasal kullanmadan %100 saf ve doğal olarak üretilen Tabia’nın kurucuları arasında Eczacı Birliği, Ecza Kooperatifi ve bilim insanları yer alıyormuş. Araştırma çalışmaları ODTÜ Teknopark’ ta kurulan bir tesiste başlatılmış.

Keten tohumu.

 

Şirketin yönetim kurulu başkanı ise 1997-99 yılları arasında Maliye Bakanlığı yapan Zekeriya Temizel.

Bugün Söke’de üretim tesislerinde 16 çeşit tohum ve çekirdeğin yağı çıkarılıyormuş. Bir ot ve tohum cenneti ülkemizde böylesi son teknoloji tesislere geç bile kaldık sayılır.

Umarım günün birinde Faslıların dünyaca ünlü Argan yağı gibi yerli üretim kayısı, vişne çekirdeği, buğday ruşeym ve çörek otu gibi doğal destek yağları tüm dünyada ilgi odağı olur...




Buğday Ruşeym Yağı nedir?

İnsanlığın en temel besinlerinden olan buğdaya besin değerini kazandıran bileşenlerin büyük kısmı buğdayın ruşeyminde –(embriyosu ve tohum özü) bulunuyor. Bu değerli bölüm buğdayın işlenmesi sırasında unun raf ömrünü kısalttığı ve mayalanmayı geciktirdiği için, beyaz ekmeğe olan talepten dolayı besin değeri yüksek maddeler undan uzaklaştırılıyor.

Ruşeymden elde edilen yağda doğal E Vitamini, Alpha, Beta ve Gama Tokoferol, omega 9, omega 6 ve omega 3 bulunuyor. Bir ton buğdaydan 20 kg ruşeym, 20 kg ruşeymden de 1 kg ruşeym yağı elde ediliyor.

Bilim adamlarına göre vücut savunma, bağışıklık sistemini güçlendirmede, oksijen kullanımını geliştirip, refleksleri hızlandırıp, kaslarda enerji depolamaya yardım ederek sporcuların performanslarını artırmada, çocuklarda fizyolojik gelişmelerini desteklemede, bağırsak florasının ve mikrobiyal dengesinin korunmasına yardımcı oluyor.