Tasarım ne bir lüks ne de gereksiz detaydır

Dünyaca ünlü Fransız tasarımcı Christophe Pillet'ye göre tasarım insanların yaşamını kolaylaştırmalı, güzelleştirmeli. İnsan tasarımın kültüre katkısını, Paris'te çok daha iyi kavrıyor.
Tasarım ne bir lüks ne de gereksiz detaydır

Sokaklarında dolaştığımız kent, yaşadığımız evler, çıktığımız merdivenler, oturduğumuz koltuklar, sandalyeler, masalar, kullandığımız mutfaklar, banyolar, demlikler, bardaklar, tabaklar, çatal, bıçaklar, giydiğimiz kıyafetler, taktığımız gözlükler kısacası kullandığımız hemen her şeyde tasarımın önemi büyük.

Tasarım birçoklarının sandığı gibi bir lüks değil, yaşamı kolaylaştıran, anlam katan detaylar bütünü. Ancak Türkiye’de son yıllarda çok yol kat etmemize rağmen henüz bir kültür olarak içselleştirmiş sayılmayız.

Belediyeler hâlâ işlevsel doğru dürüst bir park, sokak tasarlayamaz. Çayı akıtmadan koyabildiğimiz demlik, bel ağrıtmadan oturacak insan ergonomisi düşünülerek tasarlanmış sandalye ve masa tasarımları parmakla sayılacak kadar azdır.


TASARIMI ÖZÜMSEMİŞ KENT

Tasarım kültürünü özümsemiş bir kent olan Paris’teyiz. Vitra için tasarımlar yapan ünlü Fransız tasarımcı Christophe Pillet ile buluşacağız. Pillet’nin ofisine gitmeden önce, doğup büyüdüğü, ilham aldığı karşılıklı etkileşim içinde olduğu Paris’i Montparnasse Tower’ın 56. katında kuşbakışı seyrediyoruz. Ardından sanat tarihi uzmanı rehberliğinde Seine Nehri’nden tekne turu yaparak Paris’i Paris yapan farklı dönemlere ait yapılarının öyküsünü dinliyoruz.

Sonra sıra Christophe Pillet’i tanımaya geliyor. Annesinin çocukluğunda söylediği ‘insanın kendisi hakkında konuşması sıkıcıdır ve görgüsüzlüktür’ düsturunu unutmadan kısaca kendini ve tasarımlarına yön veren felsefesini anlatıyor.

Pillet, tasarım dünyasına 1970’lerin sonunda mobilya tasarımlarıyla adım atmış. Ünlü tasarımcılarla çalıştıktan sonra 1993 yılında kendi tasarım ve mimarlık ofisini kurmuş. Pillet, mobilya, sahne tasarımı, sanat yönetmenliği gibi farklı alanlarda üretiyor. Otel, mağaza, ev ve restoranların iç mekânlarını tasarlıyor.

Bernardaud, Cacharel, Emu, Givenchy, Kartell, Lacoste, Ceccotti, Lancel, L’Oréal, Perrier, Rémy Martin, Renauld, Shiseido, Shu Uemura, Renault, Trussardi, Serralunga Whirpool, Zanetti ve Vitra gibi dünyaca ünlü markalar için tasarımlar yapıyor. Moda dünyasına yakınlığı malzeme ve form anlayışına da yansımış.

Pillet’nin tasarımlarının ortak özelliği ‘yalın, fonksiyonel ve estetik’ olarak özetlenebilir. Kendisi de tasarımları gibi sade, mütevazı, egosuna yenilmemiş. Aldığı yılın tasarımcısı, mükemmeliyet ve tasarımın yeni klasikleri gibi ödüller de onu şımartmamış. Tasarım yaptığı ülkelerin kültürünü göz ardı etmese de yerel etnik öğeleri pek kullanmıyor. Anlık etkilenmelerle yarattığını söylüyor, tabii bu ince işçilikle dengelenmiş ‘anın’ ardında tüm mesleki yaşamı ve birikimi var.


TASARIM HAYATI KOLAYLAŞTIRIR

İnsan tasarımın kültüre katkısını, bunu başarmış bir kentin sokaklarında dolaştığında, bir tasarımcının çalışmalarını incelediğinde çok daha iyi kavrıyor. Pillet’ye göre tasarım insanların yaşamını kolaylaştırmak, güzelleştirmek için var. 20. yüzyılda hayatımızda 700 ürün varken, 21.yüzyılda bu sayı 20 binin üzerine çıkmış. Belki de bu nedenle günümüz insanı net ve yalın kendini yormayan tasarımlara daha çok ilgi duyuyor.

Ancak evlerimizin içine gösterdiğimiz özenin onda birini açık alanlar için göstermiyoruz. Bu yüzden de halka açık alanlardaki masalar, banklar, sandalyelerin çoğu zaman sadece fonksiyonelliği ve sağlamlığına önem veriliyor. Oysa estetik, zariflik ve yalınlık da bir parçası olmalı. Pillet, halka açık dış mekânlar için de tasarımlar yapıyor.


Memoria Banyo Koleksiyonu


Vitra’nın ‘Memoria’ adlı yeni banyo koleksiyonunu Christophe Pillet tasarlamış. 1958’de üretime başlayan Vitra’nın dünya çapında ünlü tasarımcılarla işbirliği yeni değil. 2000 yılından bu yana Noa, İnci Mutlu, Pilot Design, Ross Lovegrove, Defne Koz, Matteo Thun, Indeed, Nexus ve Pentagon Design birlikte çalıştığı tasarımcılar ve tasarım ofisleri. Memoria koleksiyonu sanatçının yalın, zarif ve fonksiyonel anlayışını yansıtıyor. Bu serinin lavabo ve küvetlerinde mermer, kum, kuvars gibi doğal minerallerin özel bir reçineyle birleşmesinden oluşan infinit kullanılmış.

Global bir markaya sahip olmak


Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Başkanı Atalay Gümrah, Vitra’nın yeni banyo serisinin Paris’te düzenlenen, Türkiye ve Avrupa ülkelerinden tasarımcılar, mimarlar ve gazetecilerin katıldığı tanıtım toplantısında grubun şemsiyesi altındaki tüm markalar hakkında da kısaca bilgi verdi. Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Vitra, Artema, Engers, Villeroy&Boch, Burgbad ve İntema markalarıyla sektörün en geniş ürün yelpazesine, üretim ve satış ağına sahip. Yaklaşık 6500 çalışan var. 4 ülkede 15 tesiste üretim yapıyorlar. Cirosunun yüzde 65’ini 75 kadar ülkeye yaptığı dış satımdan elde ediyor. Çalışmaları ‘tasarım’, ‘inovasyon’ ve ‘sürdürülebilirlik’ ayakları üstünde ilerliyor. Milliyetçi refleksleri çok güçlü biri değilim ama hangi alanda olursa olsun global bir markaya, bir oyuncuya sahip olmak insanın gururunu okşuyor. Hele de imajımızın neredeyse yerlerde süründüğü, umutsuzluğa kapıldığımız bir dönemden geçerken bu duygu daha da önem kazanıyor.