Yemek kitapları birer sehpa süsüne mi dönüşüyor?

Efsanevi şef ve yazar Prue Leith'in yemek kitaplarının günümüzde işlevini yitirdiğini söylemesi İngiltere'de yeme-içme dünyasında tartışma yarattı...
Yemek kitapları birer sehpa süsüne mi dönüşüyor?

Bir süre önce İngiltere’nin en özel şeflerinden ve aynı zamanda iyi bir yazar ve eğitimci olan  olan Prue Leith’in günümüz yemek kitapları üzerine söyledikleri çok fazla dikkat çekti ve ses getirdi.

Yazar ve şef Prue Leith’e göre günümüz yemek kitapları işlevini yitirdi. Yemek kitapları, yemeklerimizi dışardan ısmarladığımız ya da Google tarifleriyle yemek yaptığımız bir çağda sehpa üzerinde bir aksesuar, ‘coffee table book’ olmaktan öteye geçemiyor. İnsanlar artık internetten besleniyor, yemeklerini oradan ısmarlıyor, tariflerini web sayfalarından alıyor. Bu yüzden de yemek kitaplarına pek fazla ihtiyacımız kalmadı.

Bugün 75 yaşında olan “Prue Leith kimdir” derseniz yaşam serüveni de fikirleri kadar sıra dışı. Babasının işi dolayısıyla Güney Afrika’da doğup büyüyen Leith yaşamının büyük bir bölümünü restoran sahibi, şef, televizyon programcısı, yemek yazarı ve romancı olarak Londra’da geçirmiş.

1969 yılında Michelin yıldızlı ünlü restoranı Leith’si açmış. 1975’de hem profesyonel hem de amatör şeflere yönelik Leith’s Yemek ve Şarap okulu projesini hayata geçirmiş. 1995 yılında en çok para kazandığı dönemde restoranını satarak Güney Afrika’da bugünkü adıyla Prue Leith Şef Akademisi’ni kurmuş.

The Guardian gazetesi  Leith’in “yemek kitapları demode oldu” iddiasından yola çıkarak altı şef ve yemek yazarına “Yemek kitaplarının günümüz mutfağında yeri olup olmadığını ve varsa favori kitaplarını sormuş.

Cevaplar ve seçilen kitaplar da ilginç. Kimileri yemek tarifinden öte ülkelerin yemek kültürü ve kullanılan malzemeler hakkında derinlikli bilgiler veren, kimileri de de en basit, eğlenceli ve çabuk yapılan yemeklerin yer aldığı kitapları seçmiş. Ve ortaya İngiltere’nin en ünlü şefleri, yeme-içme yazarlarının önerisiyle tüm zamanların en iyi yemek kitapları çıkmış.

YAZARLAR ŞEFLER VE FAVORİ YEMEK KİTAPLARI

CLAUDİA RODEN/ JANE GRİGSON

Ünlü yemek araştırmacısı ve yazarı Claudia Roden daha hiç yemek kitabı yazmayı düşünmediği günlerde Mısır gibi ülkelerden gelen mültecilerden unutulmaması gereken kültür mirası olarak gördüğü yemek tarifleri toplamaya başlamış. Daha sonra da Elisabeth David ve Jane Grigson gibi Akdeniz Mutfak Kültürü üzerine yazan, akademik yazarların kitaplarından çok etkilenmiş. Tariflerinden yararlanmış. Favorileri ise meyveler ve sebzeler hakkında tarihinden kültürüne tekniğinden içeriğine çok şey öğrendiğim dediği, İngiltere’de yemek yazarlarının duayeni kabul edilen Jane Grigson’un ‘Fruit Book’ ve ‘Vegetable Book’ adlı kitapları.

RAYMOND BLANC/ EDUARD DE POMİANE

İngiltere’nin en saygın şeflerinden biri olan Fransız asıllı Raymond Blanc’ın  Oxfordshire’daki Le Manoir aux Quat’ Saison restoranının iki Michelin yıldızı var. Yemek yapmayı kendi kendine öğrendiğini söyleyen Blanc, yemek kitaplarının öğrenme ve yeni teknikler keşfetmek açısından harika bir yol olduğunu söylüyor.

En sevdiği yemek kitabı ise bilim adamı ve filozof Edouard de Pomiane’nın 1930’da yayımlanan ‘Cooking in 10 Minutes’ adlı kitabı. Blanc’a göre ‘10 Dakikada Yemek Pişirme’ kendi zamanının ötesinde, geleceğin hızını çok erken fark eden bir kitap olması nedeniyle mutfak kitaplarının en güzeli.

JACK MONROE/ NİGELLA LAWSON

Yemek yazarlığına ‘A Girl Called Jack’ adlı bloğuyla başlayan Jack Monreo aynı zamanda bir sivil toplum aktivisti. İşini bıraktıktan sonra oğlu ve kendisi için haftalık 10 poundun altında yemek temin etmenin yollarını araması onu ucuz tarifler hazırlamaya yöneltmiş. Ardından bu tarifleri The Huffington Post, Guardian, New York Times gibi gazetelerde paylaşmış. Kitaba dönüştürmüş. Monroe aktif olarak açlığa ve fakirliğe karşı kampanyalarda çalışmalarını da sürdürüyor.

Jack Monreo yemek pişirmeye arkadaşlarından ödünç aldığı ‘Kitchen by Nigella Lawson’, Gordon Ramsey’in ‘Great British Menu’ ve Allegra McEvedy’nin ‘ Economy Gastronomy’ gibi yemek kitaplarıyla başlamış. Ancak en çok   yararlandığı Lawson’un kitabı olmuş. Özellikle de herkesin karbonhidratı azaltın nasihatlerinde bulunduğu bir dönemde patatesli ve peynirli makarna yapın ve yiyin demesine bayılıyor...

JEREMY LEE/ ELİZABETH DAVİD

Londra Soho’daki ‘Quo Vadis’ adlı restoranın baş aşçısı  Jeremy Lee için yemek kitapları hep önemli olmuş. Annesi de tam bir yemek kitapları tutkunu olduğu için çocukluğu mutfakta yemek kitapları arasında geçmiş. Bugün sayısını bilemeyecek kadar çok kitabı arasında Jane Grigson, Elizabeth David, Marcella Hazan, Anissa Helou ve Alice Waters’ın kitaplarının en çok yararlandıkları olduğunu söylüyor.

Onların bir arada bir bütünün parçalarını oluşturduğunu, bilgi ve entelektüel birikim kazandırdığını düşünüyor. Favorisi  ise Elizabeth David’in bir başyapıt olarak nitelediği ‘French Provincial Cooking’ adlı kitabı.

KARAM SETHİ/ RANJİT RAİ

Londra’daki ünlü Hint restoranı Gymkhana’nın sahibi ve şefi Karam Sethi’nin 150’nin üzerinde kitabı olsa da, içlerinde en çok Jamie Oliver’ın yemek kitaplarından etkilenmiş. Oliver’ın yemek kitaplarının onun yemek kariyerine başlamasında rolü büyükmüş. Başucu kitabı ise Ranjit Rai’nin ‘Tandoor: The Great Indian Barbecue’ adlı çalışması. Sethi kitapları birebir tarif değil ilham almak için kullanıyor.

RACHEL RODDY/JANE GRİGSON

Yemek bloggerı olan Rachel Roddy’nin annesi de bir yemek kitabı tutkunu olduğu için Claudia Roden ve Simon Hopkins ve Jane Grigson gibi yazarların kitaplarıyla büyümüş. Jane Grigson’nın bir ansiklopedi, benim için bir okul oldu dediği ‘Vegetable Book’u ise hala içlerinde en çok yararlandığı ve kullandığı yemek kitabı. En sevdiği yemek arasında saydığı olan ratatuy, humus ve domates sosu başta olmak üzere sebze yemeklerinin bir çoğunu onun  tarifleri sayesinde öğrenmiş. Ve bir parçam oldu dediği bu kitabı hayatından çıkarmayı hiç düşünmüyor...