Yeni 'Mutluluk Fabrikalarımız' AVM'ler

Kantarın topuzu öyle bir kaçtı ki, İstanbul'da 2011 yılında ikisi Anadolu yakasında 18 alışveriş merkezi açılmış.
Yeni 'Mutluluk Fabrikalarımız' AVM'ler

Pazar yerleri, kapalı çarşılar, pasajlar ve alışveriş merkezleri... Alışveriş merkezleri kısaca söylenişiyle AVM’ler son on yıldır İstanbul’un dört bir köşesinde mantar gibi bitti ve bitmeye devam ediyor. Kantarın topuzu öyle bir kaçtı ki, İstanbul’da 2011 yılında ikisi Anadolu yakasında 18 alışveriş merkezi açılmış. Sosyal ve kültürel yaşamımızdan ve tüketim alışkanlıklarımıza kadar her şey büyük bir değişim içinde.
Artık insanlar günlerinin büyük bir bölümünü zaman ve mekân kavramının boyut değiştirdiği, havanın nasıl ya da saatin kaç olduğunun hiçbir öneminin kalmadığı hem ofis hem alışveriş merkezi olan bu devasa komplekslerde geçiriyor. Bu X-ray’den geçerek girdiğimiz yeni kapalıçarşıları çok sevdik.
Giyecek, eşya, yemek, sinema, tiyatro, müzik, sanat gibi neye ihtiyacımız olacağı düşünülüyorsa hepsi bir çatı altında. Bize sunulanların arasından bir seçim yapıyoruz. 

İpler kimin elinde
Alışveriş merkezinde neden eylem yapılmaz? Neden piknik yapılmaz? Şezlong açılıp havuz kenarında kitap okunmaz? VitrA ve Türk Serbest Mimarlar Derneği işbirliğiyle gerçekleştirilen ‘VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi Sunar: Mutluluk Fabrikaları’ bu gibi yüzlerce konuya ve soruya cevap arıyor.
Sergiyi birlikte dolaştığımız küratör Saitali Köknar’a göre “Alışveriş merkezlerinde önceden tanımlanan hareketleri tekrarlayıp duruyoruz. Aslında yürüyen bir bant önümüzden geçmiyor, adeta biz bir yürüyen bandın etrafında yürüyoruz”.
‘Mutluluk Fabrikaları’ sadece bir mimarlık sergisi değil. Sergi çok geniş bir yelpazede bizler üretim işçisinden tüketim işçisine dönüşürken ticari yapılarda yaşanan değişimleri, mimari sosyoloji, tarih, iktisat gibi farklı disiplinler arasında gidip gelerek sorguluyor. 
Mutluluk dahil her şeyin satılıp alındığı, yönlendirilip yönetildiğimiz kısacası iplerin artık bizim elimizden kaydığı bir çağda yaşıyoruz. Zaten Saitali Köknar da “Eleştirilen, sorunu olduğu düşünülen yapılara neden olan alt başlıkları açarsam, bütün öteki disiplinlere hitap edersem mimarların yanı sıra tarihçiyi, ekonomisti, kent planlamacıları, sosyoloğu yakalarım” diye yola çıkmış.
Bilinen ilk pazar yerinden günümüze ticari yapıların evrimini anlatan sergi aslında hepimize bir durup düşünme soluğu veriyor. Gelecekte bu yapıların neler olacağı öngörüleri de ilginç. Sergide dağıtılan ve üzerinde ‘sağlığa zararlıdır’ yazan ‘Mutluluk Şekerleri’nden de almayı unutmayın...

Bunları biliyor musunuz?
* Günümüzden 3 bin yıl önce dünyanın bilinen en önemli ticaret merkezlerinden biri Kayseri Kaniş Karum.
* İlk çok katlı mağaza Amerika’da 1846’da, ilk AVM de 1950’de yapıldı.
* Türkiye’de yürüyen merdiven ilk kez 1964’te Ankara’da kullanıldı.
* Perpa’nın içindeki yolların toplam uzunluğu 38 km.
* İstanbul’un popüler bir AVM’sini bir cumartesi günü ortalama 80 bin kişi ziyaret ediyor.
* İstanbul’daki AVM’lerin toplam vitrin alanı yaklaşık 200.000 m2. Bu alan, 40 futbol sahasına eşit ve 11 tam günde gezilebiliyor.
* Bir markete ‘hiper’ market denebilmesi için, en az 40.000 çeşit ürüne sahip olması gerekiyor.
* Türkiye’deki aktif kredi kartı sayısı 49.508.731

Kendİ AVM’Nİ kendİn yap
Hangi alışveriş merkezine gidelim? Her AVM kokudan rengine, içinde yer alan bölümlerden sundukları sosyal etkinliklere farklılıklarını vurgulamaya çalışıyor. Üzerinde alışveriş merkezlerindeki bölümlerin adlarının yer aldığı yapbozların olduğu ‘Kendi AVM’ni kendin yap’ bölümünün önünde en çok mimarlık öğrencileri ve çocuklar vakit geçiriyormuş. 

İyİ Kötü Çİrkİn
Sergi ülke tarihindeki önemli dönemleri, bu dönemlerin özelliklerini yansıtan ticari yapılar üzerinden okutturuyor. Pattu ekibinden Cem Kozar ve Işıl Ünal kendi dönemlerine ayna tutan İMÇ, Perpa ve İş Kulelerini inceleyerek arka plandaki ilişkiler ağını da ortaya çıkarmış. Bu ağı görmek için bile bu sergiye gidilir.

Umut Tarlaları
En kârlı yatırım AVM mi konut mu ofis mi? Bir arsam var acaba hangisinde daha çabuk zengin olurum? Gayrimenkul yatırımcılarına rehber olacak bu bölümde Ömer Kanıpak, İstanbul’da sanal bir arsadaki AVM, ofis ve konut projelerinin getirilerinin kıyaslanabildiği bir karşılaştırma modeli oluşturmuş. Yatırım geri dönüşünü hesaplamış. Sonuç ise kabaca şöyle, geri dönüşümü daha uzun sürede olsa da en kârlı yatırım konut. AVM yapmayı düşünenler bu bölümü özellikle kaçırmasın!

Zararına Satışlar
Market kuyrukları, barkod okuyucuyla, bozuk para arayışımız ise banka kartlarıyla son buldu. Teknoloji daha kolay ve daha çabuk tüketebilmemiz için elinden gelen gayreti gösteriyor!