Yerli şarap mı ithal mi?

Türkiye iyi bir şarap üreticisi olma yolunda hızla ilerliyor.
Yerli şarap mı ithal mi?

Tabii ki ikisi birden. Çok değil, 10 yıl öncesine dek sıradan şaraplar üreten ve ithal eden bir ülkeden hızla hem iyi şarap yapan hem de ithal eden bir ülke konumuna geliyoruz. Bugün Türkiye’ye 1000’in üzerinde şarap ithal ediliyor. Dünya şaraplarını tanımamızda, kültürünün gelişmesinde öncü ADCO başta olmak üzere Babil, Mania Gurme gibi ithalatçıların payı büyük.
Fransız, İtalyan, ardından İspanyol şarapları derken yelpaze çeşitlendi. Marketlerde, kavlarda ve restoranlarda ABD, Şili, Arjantin, Güney Afrika, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ‘yenidünya’ şaraplarını bulmak mümkün. 

Vida kapaklı yeni nesil şaraplar
Ve artık, bir zamanlar ‘rekabet edemeyiz, yok oluruz’ diye şarap ithalatına karşı olan Doluca, Kavaklıdere gibi sektörün önde gelen markaları küçük ölçekte de olsa ithalat yapıyor. En büyük neden çeşitlilik arayan şehirli tüketici talepleri olsa da artık kendi şaraplarına da daha fazla güveniyorlar.
Sektörün bir diğer büyük aktörü Kayra’nın ise zaten son bir kaç yıldır üretimini yurtdışında gerçekleştirdiği Terra ithal serisi vardı. Şimdi yeni bir atak yaparak hem eski hem de yenidünyadan farklı tüketici gruplarına yönelik şaraplar ithal etmeye başlamışlar. Perşembe akşamı Mey İçki Şarap Kategorisi Müdürü Gözdem Gürbüzatik bu şarapların üreticileri ve temsilcileriyle bizleri bir araya getirdi. Avustralya’dan Hardy’s, Kaliforniya’dan Echo Falls, Yeni Zelanda’dan Nobilo, İtalya’nın ünlü şarap bölgesi Toscana’dan Ruffino ve Fransa’nın Alsace bölgesinden Adam’ın temsilcileri şaraplarının özelliklerini anlattılar, tadımlar yapıldı.
Kayracılar seçim yaparken ulaşılabilir, fiyat- kalite dengesini tutturmuş şaraplara yönelmişler. Listede yeni başlayan tüketiciye yönelik hafif, içimi kolay, vida kapaklı genç şaraplar da var, Riesling Pinot Noir gibi ülkemizde sevilen şarapların yenidünya stili üretilmiş olanları da. 

96 puanlı Nodus
Hem tadımda hem de yemekte sunulan şaraplar arasında benim tercihim üçünü de dolgun, akıcı ve gövdeli olan Adam Riesling Reserve 2008, Nobilo Icon Pinot Noir 2009 ve Ruffino Modus 2007 oldu. Zeytinli patlıcan ezmesiyle sunulan baharatlı tuna sotenin Pinot Noir’le, trüflü patates püresi ve ve mevsim sebzeleriyle sunulan dana antrikot ızgaranın Sangiovese, Cabernet Sauvignon ve Merlot kupajı olan Nodus 2007’yle uyumu mükemmeldi.
Henüz bizde bulunmuyor ama Ruffino Modus 2010, Wine Spectator tarafından 96 puan verilerek dünyanın en iyi 25 şarabından biri seçilmiş.
Bu buluşmalar Türkiye’nin tanıtımı açısından da ilginç oluyor. Alsace’ta beş asırdır şarap yapan Adam ailesinin 14. kuşağı bağ bozumundan hemen sonra kotunu çıkarıp geldiği İstanbul’a hayranlığını coşkuyla dile getiriyordu. Murat Bozok’un hazırla- dığı Fransız ve Türk mutfağı esintili şaraplarla eşliği mükemmel yemekler de konuklara ikinci bir sürprizdi. Bu sıralarda dünyayı her konuda şaşırtmaya devam ediyoruz.
Karamsarların “Henüz dünya şarap üretimi ve ticaretinde payımız yüzde 0.12 civarında. Sorun deseniz diz boyu ” dediklerini duyar gibi olsam da Türkiye’nin iyi bir şarap üreticisi olma yolunda hızla ilerlediğini düşünüyorum. Artık benim gibi birçok insan sadece ‘ithal iyidir’ diye şarap almıyor. Özellikle son birkaç yıldır farklı markalarda o kadar çok kaliteli şarabımız var ki. Yapılması gerekenler yerli şarapların hem devlet hem sektör hem aracı fedakârlığıyla nihai tüketiciye biraz daha makul fiyatlarda ulaşması ve de ihracata ağırlık verilmesi.

Övgüye değer
Geçen hafta yazdan kalma bir sonbahar akşamı birkaç yakın arkadaşımla teras keyfi yaptık. Atıştırmalıklardan ana yemeklere tüm yediklerimize eşlik eden şarapları o kadar sevdik ki paylaşmak istiyorum: kKayra Terra Beyaz /Kalecik Karası 2010 kKisses Blush Syrah 2010 Rose sek /Gıdatay kKavaklıdere Egeo/ Syrah 2008 kDoluca Karma / Cabernet Sauvignon-Öküzgözü 2008 kKayra Vintage Öküzgözü 2008

Yıldızı Yükselenler
Vinkara’nın Mahzen serisinden Cabernet Sauvignon&Merlot&Syrah 2009 kupajı, Mundus Vini Uluslararası Şarap Ödülleri yarışmasında 6028 şarabın arasından sıyrılarak ‘Büyük Altın’ alan 33 şaraptan biri olmuş. Vinkara Şarapları’na ayrıca bir tek kendini bu ödüle layık olmuş gibi göstermediği, dürüstlüğü için de teşekkürler...

Mundus Vini’den ödülle dönen bir başka marka da bir yıl kadar önce piyasaya giren Arcadia Şarapları. Daha önce Decanter World Wine Awards’dan 10 Pound ve üzeri şarap kategorisinde ‘Bronz Madalya’ alan ‘2009 Sauvignon Blanc-Sauvignon Gris’, bu kez de Almanya’nın Mundus Vini Uluslararası Şarap Ödülleri yarışmasından ‘Gümüş Madalya’ ile döndü.

Raflara Çıkanlar
1926’dan beri şarap üreten Doluca bu toprakların en güzel miraslarından Öküzgözü ve Kalecik Karası ile başlattığı Tuğra serisini Boğazkere üzümüyle devam ettiriyor. Yalnız bu Boğazkere’ler Doğu Anadolu’da değil, güneyde Denizli bağlarında yetişme. 16 ay Fransız ve Amerikan fıçılarda bekletilen şarap her haliyle heyecan verici görünüyor. Tuğra serisinin bölgenin desenleri ve renkleri kullanılarak yenilenmiş etiketi de son derece zarif ve çekici.