Amerika'da idam cezası

Herald Tribune'un yılbaşı günlerindeki sayılarından birinde, Amerika'da idam cezasıyla ilgili bir haber yayımlandı.

Herald Tribune'un yılbaşı günlerindeki sayılarından birinde, Amerika'da idam cezasıyla ilgili bir haber yayımlandı. Bir önceki Meclis, en hayırlı işlerinden biri olarak, Türkiye'de idam cezasını nihayet kaldırmayı başardığı için, bu konu bizim için eskisi gibi keskin bir konu olmaktan çıktı (ayrıca, kalktığından bu yana, hissedilir bir değişiklik de olmadı). Gene de bu yazıda söylenen üstüne konuşmak ilginç olacaktır -hem zaten, toplumda 'idamsız' yaşamaktan tedirgin olanlar mutlaka vardır.
ABD'de 2002 yılında toplam 71 idam cezası uygulanmış. Bu, bir önceki yılda (2001) yerine getirilen 66 idama göre biraz artmış gibi, ama 1999'daki 98'e göre epeyce azalma gösteriyor.
Amerika'nın birçok devletinde ölüm cezası hâlâ uygulanıyor, ama buna bazı kısıtlamalar getirerek ileride lağvedilmesi sürecinin önünü açan devletleri saydığımızda, yarının biraz fazlasında idam ya hiç uygulanmıyor ya da uygulanmadığı durumlar olabiliyor. Bu, idama karşı olanlar açısından iyi bir durum (yani Amerika gibi bir ülkede olabileceği kadar iyi) sayılır. Çünkü böylece, bunu yapanlar ve yapmayanlar arasında bir karşılaştırma imkânı doğmuş oluyor.
Gazetede, geçmiş yılın örnekleri üstüne birkaç istatistiksel bilgi verilmiş. 71 idam cezasından 33'ünün Teksas'ta uygulandığı anlaşılıyor. Yani, neredeyse yarı yarıya. İkinci sırada Oklahoma yer alıyor ki onların toplamı 7, yani o da Teksas'ın çok gerilerinde. Gazete, bu yıl 71 idamdan 61'inin güney devletlerinde uygulandığını söylüyor. Güney sayılmayan yalnız üç devletle, Kaliforniya, Ohio ve Missouri'de idam uygulanmış (benim zihnimde, Missouri de 'güney' özellikleri taşıyan bir yer aslında).
Dünyanın her yerinde, idam cezası denen o korkunç uygulamadan yana olanlar, doğrudan dini veya benzer biçimde ideolojik nedenlerle bunu savunmuyorlarsa, 'mantık' ve 'sağduyu' düzeyinde, 'caydırıcılık' ve 'ibret'
gibi kavramları gerekçe gösterirler. Örneğin Türkiye'de, bazı hukukçulardan, 'kan davası' gibi alışkanlıkların hâlâ yaşadığı bir toplumda idam cezasının kaldırılamayacağı gibi 'mantıklı' açıklamalar dinlemişimdir -sonunda kan davasını yaşı 18'den küçük insanlara cinayet işleterek çözenlerin çıkması bu açıklamayı yapanlara ne düşündürdü, bilemiyorum.
Her neyse, Amerika'daki bu dağılım, bu 'caydırıcılık' argümanının bir safsata olduğunu şimdiden gösteriyor. En çok idam uygulayan devlet, gene 'mantıken' en 'caydırıcı' olmalıdır, değil mi? Bu konuda en 'kararlı' davranan, her zaman en çok sayıda insanı idam eden Teksas'ı nasıl açıklayacağız bu durumda? Daha doğrusu, 'ibretçiler' nasıl açıklayacak? Bizim ne diyeceğimiz belli: başta idam, cezaların 'caydırıcılığı' çok görece bir şeydir; cezaları ağırlaştırdığınız, yani sistemi sertleştirdiğiniz oranda, toplumda şiddeti teşvik etmiş olursunuz. Niçin idamın uygulanmadığı devletlerde idamlık suçlu pek çıkmıyor (bu, yalnız kanundan idamın kalkmış olmasından ötürü değil) da, uygulandığı devletlerde, üstelik de uygulanma sıklığıyla orantılı sayıda çıkıyor?
Şimdiki durumda Amerika'da bu ikinci tipten devletlerin sayısı gitgide azalıyor: Teksas, Virginia, Missouri ve onlar gibi daha birkaç tane. Zamanla, çeşitli istatistiksel veriler artacak ve birikecek ve manzara karşı çıkılamaz sayılarla göz önüne serilecektir.
Ama bu noktaya varana kadar daha şöyle böyle 10 yıl kadar zaman gerekecektir, sanıyorum. Teksas deyince akla hemen George W. Bush geliyordur herhalde. 'İdamdan yana Amerikalı yönetici' tipinin prototipi diyebileceğimiz bu parlak kişilik, şimdi Teksas'ta idam yapmanın çok ötesinde, bu anlayışını uluslararası siyasette, dünya çapında devam ettiriyor -Amerikan halkının kendisine verdiği oylarla.
Onun için Amerika gibi bir yerde idam cezasının büsbütün kaldırılması -henüz- kolay kolay olacak bir iş değil.