Heil...

Şu yaşadığımız günlerde Hitler'in 'Mein Kampf'ının Türkçe çevirisi ya da çevirilerinin satışının 100 bine ulaştığı söyleniyor. İlk olarak (daha yeni) bir arkadaşımın yolladığı 'e-mail'den öğrenmiştim bunu; ama yazılı medyaya yansıdığı gibi, BBC'nin Türkçe yayınında da yer buldu.

Şu yaşadığımız günlerde Hitler'in 'Mein Kampf'ının Türkçe çevirisi ya da çevirilerinin satışının 100 bine ulaştığı söyleniyor. İlk olarak (daha yeni) bir arkadaşımın yolladığı 'e-mail'den öğrenmiştim bunu; ama yazılı medyaya yansıdığı gibi, BBC'nin Türkçe yayınında da yer buldu.
Bu konuda konuşanlar arasında ASAM'dan Ümit Özdağ durum karşısında memnuniyetini en açık biçimde dile getirendi. Ona göre Türkiye dış dünyadan gelen birçok tamamen haksız baskı karşısında ve bunlara karşı direnmek için gerekeni yapıyor. 'Mein Kampf'ın okunması da bu gerekenin bir parçası, demek ki.
Öbür yanda da bu kitabı yasaklamaktan söz edenler var. "Almanya gibi demokratik bir ülkede bile yasak olduğuna göre..."
diye giden bir mantık.
Hayatta hiçbir sorunun yasakla çözülmediğini ve çözülmeyeceğini biliyorum. Almanya kendi geçmişiyle bu şekilde hesaplaşmayı tercih etmiş olabilir; ama bunun başkaları için bir 'model' olması gerekmiyor. Her insanın her şeyi bilme hakkı var. Hitler'in o korkunç zihninin hezeyanlarını da...
Bir insan bu kitabı alıp okuyor ve orada yazılı olanların etkisine giriyorsa, ortada ciddi bir sorun var demektir, ama sorun o kitapta değil, ondan etkilenebilende. Ondan etkileniyorsa, ne biçim yetişmiş, kafasına neler sokulmuş, 'değer' adına neler belletilmiş olmalı. Asıl sorunlar bunlar.
Türkiye'de 'Mein Kampf' 100 bin satıyorsa bugün, sormamız gereken sorular da bunlar.
Biz nasıl insan yetiştiriyoruz ki, bu kitap bu kadar okur buluyor?
Türkiye'de 100 bin insan 'Mein Kampf' okudu diye (ya da 200 ya da 500 bin
okudu diye) Türkiye faşist olmaz; ama bu ülkede biz insanları böyle yetiştirip böyle koşullandırdığımız için Türkiye faşist -henüz olmadıysa- olur!
Yani 'neden' ile 'sonuç'u birbirine karıştırmayalım.
Dün 'bayrak' konusunu yazıyordum. Ama bu gazetede yaklaşık 10 yıldır yazıyorum ve aşağı yukarı her seferinde benzer şeyler söylüyorum, elbirliğiyle bir Türk faşizmi yaratmaktayız. 100 bin satan Hitler bu süreç içinde görülebilecek göstergelerden biri sadece ve sadece biri. Ama adı Hitler ve 'Mein Kampf' olduğu için belki uyarıcı gücü öteki yüzlerce göstergeden daha fazla. Onun için, bunu ötekilerin arasından çekip çıkararak, havaya kaldırıp tutarak bir daha sorayım:
İstediğiniz bu mudur, efendiler? Türkiye'nin olmasını istediğiniz şey bu mu? Türkiye'nin varmasını istediğiniz yer burası mı?
Ermeni konusundan Kürt konusuna, Kıbrıs konusundan 'yabancı'ya toprak satmak konusuna, yazarlarınızı, düşünürlerinizi linç etme tutkunuzdan 1000 metrekare, 10 bin metrekare, 100 bin metrekare bayrak dokuma tutkunuza, 'Türk Tarih Tezi'nizden 'Türk-İslam Sentezi'nize, zenofobinizden Üçüncü Dünyacılığınıza, kitle isterisiyle yatıp kitle isterisiyle kalkan bir toplum olmak mı, bu ülke için düşünebildiğiniz, tasarlayabildiğiniz en büyük özlem?
Öyleyse, hedefe epey yaklaşmış sayılırız. 12 Eylül'den beri düzenlediğiniz sistemle, toplumun eğitilmiş kesimini yeterince yonttunuz buna göre. Hâlâ istediğiniz gibi olmayanlar var ama o kadar fire her sistemde verilir. Onları da kamplarda toplarsınız, olur biter. Hem öyle çok büyük kamp da gerekmez.