Irakeyn'de Amerika

Amerika'nın Irak'taki 'hal-i pür melal'i iyice patetik bir manzara arz etmeye başlamadı mı, ne dersiniz?

Amerika'nın Irak'taki 'hal-i pür melal'i iyice patetik bir manzara arz etmeye başlamadı mı, ne dersiniz?
Durumun yalnız Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren kısmı kendi başına Amerika'nın açmazlarını açığa vurmaya yetiyor. Asker istiyorlar, acele de ediyorlar, suratlarını asıp 'Bakın, geçen seferki gibi olmasın, ha' diyorlar. Meclis geçen seferki gibi yapmıyor: Silahlı Kuvvetler'in, hükümetin ve ABD'nin -ve bazı yazarlarımızın- istediği şekilde davranıp istenen yetkiyi veriyor. Bunun üstüne Irak'ta muhalefet başlıyor ve Amerika, 'Aman, gelmeyin' diyor.
Irak'ta kendi kurdukları geçici yönetimin eğilimleriyle kendi durumları ve ihtiyaçları arasındaki gerilim ve uyuşmazlıktan doğan bir 'iki cami arasında binamaz' durumu. Bu da tabii arkasındaki daha yığınla çelişkinin yansıdığı bir kerte.
O çelişkilerin başında, bence, Irak'ın ünlü nükleer silah fabrikaları, kimyasal silah depoları yatıyor. Amerikan ordusunun şu anda Irak topraklarında bulunmasının bir numaralı gerekçesi ve 'jüstifikasyon'u olan bu silahlar, bu tesisler nerede?
Bunların bulunması, bence, Amerika'nın orada bulunmasını hukukileştirmeye yetmeyecekti. El Kaide'yle, 11 Eylül'le bağlantısına dair herhangi bir
ipucu yokken ortada, Amerika'nın Birleşmiş Milletler gibi dünya kurumlarını çiğneyerek, üstünden zıplayarak, soluğu Irak'ta almasının kabul edilebilir 'hukuki' bir açıklaması gene olmayacaktı. Ama hukuka çok düşkün olmayan geniş kitleler gözünde, savunulabilir bir gerekçesi olacaktı. Şimdi silah yok, tesis yok, böyle bir gerekçe de yok.
Yok, ama buna dair bir lakırdı, bir açıklama, bir özür de yok. Hazreti Davud'un 'baas-ü bad-el mevt' eylemiş şekli olan George Walker Bush herhalde teorik olarak yanılamayacağı için pratikte de bu küçük yanlışın -Irak'ın nükleer silah ürettiği ya da üretmediği vb.- fazla bir kıymet-i harbiyesi bulunmuyor.
Oysa, nesnel durum ortada: Bush ve yanındakiler, hem ABD halkına, hem de bütün dünyaya, yalan söylediler.
Amerika'nın dünyadaki büyük gücü, şimdi bu gerçeğin gerektiği gibi gümbür gümbür telaffuz edilmesini, doğrulanmayan gerekçelerle bir ülkeyi işgal etmiş olma suçunun hesabının görülmesini, büyük ölçüde bastırılabiliyor, susturulabiliyor.
Türkiye'de bunların tartışıldığını hiç işitiyor musunuz, örneğin? Hani arada Bremer çıkıp '400 yıl' falan diyor da, ona laf yetiştireceğiz diye, yanında bulunmak için can attığımız Amerika'nın 'asıl kolonyalist' olduğu lafını ağzımızdan kaçırıyoruz. Yoksa şu durumun pespayeliği hakkında iki lakırdı söylemek içimizden gelmiyor.
Bu nükleer tesis herhalde başka silah fabrikasına filan benzemiyor, yoksa Amerika yalancı çıkmamak için yok etmeye geldiği tesisi kuruverirdi bunca zaman içinde.
Irak'taki bu hukuk dışı varlık, şimdi her Allah'ın günü saldırıya uğruyor ve Amerikan ordusu her gün kayıp veriyor. Kayıp verdikçe gerilen Amerikan askerleri, saldırıları önlemekte pek başarılı olamazken, suçsuz insanları yakalayıp hırpalamakta üstün başarı gösteriyorlar. Klasik durum: böylece, direnişin değirmenine su taşıyorlar.
Bush ve çevresindekiler, bilgi sandıkları kanaatleriyle, akıl sandıkları hırslarıyla, kararlılık sandıkları inatlarıyla, Irak'taki Amerikan kuvvetleriyle birlikte Amerika'yı ve kendilerini yeni yanlışlık tel örgüleriyle kuşatıyorlar. Bilmedikleri, tanımadıkları, anlamadıkları bir arazide, kıra döke, döke saça, ucunda ne olduğunu hesaplayamadıkları bir yolda yürüyorlar.
'Yeryüzü cenneti yoktur' diye bir deyim vardır, ara sıra söyleriz. Ama galiba 'yeryüzü cehennemi' var. Amerika'ya başkaldırdığı için lanetlenen ve lanetlenen Şeytan'lar, İblisler orada: Usame, Molla Ömer, Saddam, en famille, orada oturuyorlar. Boş vakitlerinde belki pişbirik oynuyorlar -'poker' filan gibi gâvur icadı oyun oynamayacaklarına göre. Bence keyifleri yerindedir, çünkü gidişat Bush'un istediğinden çok, onların istediği yönde ilerlemektedir.
Bu 'yeryüzü cehennemi'nin adı 'Tumala' olabilir ve tarihin ilk teröristi Hasan Sabbah'ın Alamut'unun yerin dibine çekilmiş muadili olarak hizmet verebilir.