'Sağlıklı ulusal bencillik'

Wilhelm Jordan 1819'da, Prusya'nın Insterburg kasabasında doğdu. 1905'te Frankfurt'ta öldü. Şair ve edebiyatçıydı. Siegfried ve Hildebrand gibi Germanik mitoloji kahramanları üstüne, Germen epik ozanları tarzında şiirler yazdı.

Wilhelm Jordan 1819'da, Prusya'nın Insterburg kasabasında doğdu. 1905'te Frankfurt'ta öldü. Şair ve edebiyatçıydı. Siegfried ve Hildebrand gibi Germanik mitoloji kahramanları üstüne, Germen epik ozanları tarzında şiirler yazdı.
1848'de Alman meclisindeydi-Frankfurt'ta. Liberal bir edebiyatçı olarak meclisteki liberal temsilcilerden biriydi.
1848'de Avrupa'nın doğusu, batısı gibi sınıfsal - toplumsal değil, ulusal-demokratik hareketlerle sarsıldı. Alman dünyasının iki büyük gücünden Avusturya, Macar ve Çek başkaldırmalarıyla başa çıkmak zorunda kaldı, Prusya ise Polonyalı isyanıyla. Sonunda isyanlar bastırıldı... Bismarck'ın dünyaya kazandırdığı sözde olduğu gibi 'kan ve demirle'.
Alman tarihinde zaten çok uzun süre her şey 'kan ve demir'le çözüldü.
Frankfurt'taki meclis iki bastırma girişimini de onayladı. Bu Meclis'in gerçekte hiçbir gücü yoktu. 'Yapmayın' deseydi de, ne Avusturya'nın Prag'ı basan komutanı Windischgratz'ı ne de Poznan'ı dağıtan Prusya generallerini durdurabilirdi. Ama zaten durdurmaya da kalkışmadı.
Wilhelm Jordan, liberaller adına, onaylamanın formülünü buldu. Öncelikle, 'kuvvetlinin hakkı' gibi bir 'ilke'ye başvurdu. Bu iki Töton ülke, Slav azınlıklarından daha güçlü olduğuna göre, onların dediği olacaktı. Dediğini yaptırmasının aracı da, zaten o gücün simgesi olan orduydu.
Jordan buna, şiirsel yeteneğinden çekip çıkardığı hoş bir formül daha ekledi: 'sağlıklı ulusal bencillik' dedi. Prusya ve Avusturya, sağlıklı ulusal bencillikleri adına, Slavların özgürlük talebini 'kan ve demir'le eziyordu.
'Kan ve demir' kısa sürelerde her şeye rağmen olabilir. Bu olaydan sonra 156 yıl geçmiş durumda. Bu süre içinde köprü altında sular bir o yöne
bir bu yöne, aktı durdu. Ama bugün dünyada ne Habsburg ne de Hohenzollern militarizmi var. Polonya olsun, Çek Cumhuriyeti olsun, çektikleri bütün acılara rağmen, medeni dünyanın şerefli ve bağımsız üyeleri.
Dün Von Seeckt için soruyordum; bugün Wilhelm Jordan için sorayım: İki dünya savaşından o mu sorumluydu? 'Sağlıklı ulusal bencillik'in bu noktalara varacağını görebilir miydi?
Gene Von Seeckt için verdiğim cevabı vereceğim: Evet, o da kendi payına düşen ölçekte bütün bu olanlardan sorumludur.
Özellikle de 'liberal' olduğu için, öyle olduğunu iddia ettiği için sorumludur. Almanya da, meclisi de, militarist milliyetçiliği savunacak adamla doluydu. Ama bir liberal liberalizmi alıp Prusya çizmesini silecek bez haline getirdiğinde, bu şovenizme karşı direnmesi gereken gücü de içinden teslim almış oluyordu.
Nitekim, liberalizm, sosyalizm, radikalizm ve Katolik Almanya'nın dinci Merkez Partisi, hiçbiri önce Prusya, 1871'den sonra da Alman militarizmine karşı direnemedi.
Jordan ve arkadaşları, kendilerine güç ve saygıdeğerlik kazanmayı da bir yandan gözeterek, Prusya'nın ordusunun Poznan'ı yerle bir etmesini alkışladılar. Bu 'sağlıklı ulusal bencillik' karşısında 'liberalizmin canı cehenneme' dediler. 'Kuvvetlinin hakkı' adına bunu deyip Poznan'da Prusya ordusunun zaferini kutlayınca, bunu izleyecek adım, Prusya ordusunun Berlin'deki zaferini alkışlamaktan başka bir şey olamazdı. Dolayısıyla böyle oldu. Prusya ordusu Prusya parlamentosunu dağıttı ve Frankfurt'taki meclis (ve tabii Wilhelm Jordan, şair) bunu da alkışladılar.
Böyle böyle yol açıldı, herkes rolüne ısındı. 1860'larda Jordan ve liberal arkadaşları Demir Şansölye Bismarck'ı alkışlamaya başladıklarında, arkalarında ciddi bir deneyim birikimi oluşmuştu. Bu birikimler kuşaktan kuşağa geçer. Onların ömrü yetmedi onları izleyenler 'kuvvetlinin hakkı' ve 'sağlıklı ulusal bencillik' adına Hitler'i de alkışladılar.
Anlattığım bu olaylar bir zamanların Almanya'sında geçmişti ama size çok uzak, çok yabancı geliyor mu, ana çizgileriyle?