Veda

Bu bir ?veda? yazısı. Başından beri yazarlarından biri olduğum Radikal?den ayrılıyorum.

Bu bir ‘veda’ yazısı. Başından beri yazarlarından biri olduğum Radikal’den ayrılıyorum.
Bunun nedeni gazetenin yönetimiyle -veya kendisiyle- bir anlaşmazlık değil. Böyle bir şey zaten bütün bu yıllar boyunca olmamıştı, şimdi de söz konusu değil.
Türkiye uzun bir süredir bir kriz içinde. Benim de elimden ve dilimden geldiğince anlatmaya çalıştığım gibi bu kriz, 12 Eylül’le toplum üstünde kazandığı iktidar cenderesini kaybetmeye başlayan bürokrasinin, buna karşı verdiği büyük mücadeleye dayanıyor. Bu bürokrasinin uzantıları, iktidarı elden bırakmamak üzere her şeyi göze almış gibi görünüyorlar.
Bu kesimin ağzından düşürmediği bir ‘bölünme’ teranesi vardır. Umacıyla çocuk korkutur gibi, bu ‘bölünme’ lafıyla toplumu korkuturlar. Ne var ki bu toplum, bu adamların yarattığı bu çatışma ortamına kadar, ‘bölünme’ denen ihtimale hiçbir zaman bu derece yaklaşmamıştı.
Uzatmayayım. Bunlar zaten belki değişik kelimelerle, ama her gün yazdığımız, konuştuğumuz şeyler.
Benim ayrılma nedenim, bu güçlere karşı verdiğim ve vereceğim demokrasi mücadelesini bir başka gazetede daha iyi ve daha rahat verebileceğime inanmam.
Uzunca bir süreden beri Türkiye basınının bellibaşlı gazeteleri, sütunlarında çok farklı görüşler savunan yazarlara yer vermeyi bir kural haline getirdiler. Bense, bir yayın organının, bir görüşü tutarlı bir biçimde savunması ve temsil etmesinin daha doğru bir ilke olduğuna inanan bir kuşaktan geliyorum. ‘Normal’ bir hayat yaşamayı başarabilen bir toplumda, bu görüş çeşitliliği ciddi bir sorun yaratmayabilir. Ama bizimki gibi ‘kızışmış’ bir ortamda, benim modelimin daha geçerli olduğunu düşünüyorum.
Her veda bir hüzün içerir. Benimki de öyle- bunca yıl sonra, üstelik. Başta dediğim gibi, iyi ve dostane duygularla Radikal’deki dostlarımdan ayrılırken, özellikle de elle yazdığım yazıları dizme zahmetine maruz bıraktığım Cevdet’e teşekkürlerimle, ‘Sizlerle çalışmak iyiydi’ diyorum.