Ya demokratik 'ehliyet'?

Dünkü yazımda, 'değişmez' bir kurul olarak, 'MGK'nın asker üyeleri' ve değişerek onun önünde sınava çıkan çeşitli (çoğu değişen koalisyonlar) hükümetlerden söz ediyordum.

Dünkü yazımda, 'değişmez' bir kurul olarak, 'MGK'nın asker üyeleri' ve değişerek onun önünde sınava çıkan çeşitli (çoğu değişen koalisyonlar) hükümetlerden söz ediyordum. Bir demokraside, elinde yetki bulunan kişi veya kurulların başka kişi veya kurullara hesap vermesi bir sağlık işaretidir. Ama hesap verilecek nihai merci, toplum vicdanından önce, Anayasa Mahkemesi tipinde bir kurul olur, MGK tipinde değil. MGK tipinde ve onun 'asker üyeleri' tipinde bir kurulun da, hesap vermesi gerekli bir merci bulunması, gene demokrasinin koşuludur. Bir ülkede, kendinden başka kimsenin denetiminde bulunmayan bir 'yetkili kurul' varsa, o ülkede uzun vadede demokrasi olmasının imkânı kalmaz.
MGK'nın asker üyeleri için 'değişmez' diyorum, şüphesiz onlar da değişiyor. Ama onların değişimi siyasi partilerdeki gibi değil, hiyerarşik bir kurumun normal emeklilik-terfi-atama mekanizmaları içinde yürüyen bir iş. O bakımdan, masanın o yanında hep aynı kurum oturuyor, aynı bireyler oturmasa da.
Son toplantıda konu, bilumum medyada, hükümetin asker üyeler karşısında,
'laiklik sınavı vermesi' çerçevesinde kondu. Laiklik ne için gerekli? Çağdaş ve demokratik bir toplum olmak için. Yani, 'demokratik' olmak da önemli. Öyle değil mi?
MGK'da, bu kurulun çeşitli hükümetleri, çeşitli konularda sınava çeken asker üyeleri, demokrasi konusunda iyi bir sınav vermemiş bir kurumun üyeleri. 60'la 80 arasında üç kere darbe yapan Silahlı Kuvvetler, demokrasiyi korumak için bu yola başvurduğunu söyleyebilir. İşi uzatmadan iktidarı devretmesi gibi önemli bir etken göz önünde tutularak, bu açıklama belirli ölçülerde haklı da görülebilir. Ama ne darbenin
'demokratik' bir usul olması savunulabilir ne de darbelerin yapıldığı dönemlerde yaşanan hayatın demokratik olduğu söylenebilir. Son darbenin getirdiği yoğun antidemokratik kurumsal yapı bugün de bu toplumun her türlü gelişme yolunu tıkamakta.
Hükümet, ideolojik bakımdan kendine yakın kadrolar için hesap vermeye çağrılıyor. Arşivin başına getirdiği kişi kim, niçin getirdi? TRT'nin başına getirmeye hazırlandığı kişi kim? Niçin o düşünülüyor? Hasan Mezarcı'nın akrabası niçin bir yerlere tayin ediliyor?
Bunların hükümetlere sorulması, bunun prosedürü böyle olmasa da, iyi bir şeydir. Hepsinin cevabını ben de merak ediyorum.
Ama ortada bütün kurumlarıyla çalışan bir demokrasi olacaksa, Silahlı Kuvvetler kurumunun da, kendi görevdeki ya da emekli üyelerinin demokrasiyle ilgili davranışları konusunda bazı açıklamaları ve tedbirleri olması gerekir.
Orgeneral Kılınç'ın son günlerdeki davranışları basına yansıdı. Başta Avrupa (bunu 'Avrasya' önerileriyle zaten belli etmişti), Alevilerden
'İster yaz, ister yazma' fıkralarına ya da para basma fikirlerine, bu sözleri söyleyen kişinin özellikle demokrasi konusunda kimi nasıl denetleyeceğini düşünemiyorum. Bundan kısa bir süre önce bir 'andıç' harekâtı olmuştu. Bununla ilgili öğrendiğimiz (ve tekzip edilmeyen) eylemi yürüten, şimdi emekli generallerin demokrasi anlayışı ne olabilir? Emekli olmadan önce onlar da MGK üyesiydi.
Avrupa, 'Türkiye, Kemalist oldukça bize katılamaz' diyormuş. Bu da bazı yazarların Avrupa'ya yeniden sövmesine gerekçe hazırlıyor. Ama emekli korgeneral Suat İlhan, Türkiye'nin Atatürkçü kalmak için AB'den uzak durması gerektiği hakkında kitaplar yazıyor.
Irak krizi dolayısıyla bütün kanallarda askeri yorum yapan emekli komutanları dinledik. Olaylar onların yorumlarına uymadı, ama işin askeri cephesi başka bir konu, onu şimdilik bırakalım. 'Araplarda ihanet geni var' diye konuşan ya da genel olarak Kürtler hakkında son derece hakaretamiz sözler eden bu kişilerle aynı değerleri paylaşmadığımız son derece açık. 'Gen'den dem vurmakla ırkçılık 'çağdaş' olmuyor.
Susurluk olayında adı çıkan (şimdi emekli) general ya da o davanın sanıklarına bildiriyle sahip çıkan başka (şimdi emekli) generaller ve daha niceleri. Bunlar, demokratik ehliyetin nişaneleri olarak yorumlanabilir mi?