ABD Irak'a müdahale hazırlıyor

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü/The Organisation for the Prohibition of Chemical Weapons (OPCW), aynı zamanda Kimyasal Silahların İmhası Antlaşması'nın arkasındaki itici güç.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü/The Organisation for the Prohibition of Chemical Weapons (OPCW), aynı zamanda Kimyasal Silahların İmhası Antlaşması'nın arkasındaki itici güç. Anlaşmayı imzalayan ülkeler, ki aralarında Türkiye de var, bu uluslararası kuruluşun da üyesi oluyor. Fabrikaları, laboratuvarları denetleyen, kimyasal silah bulduğunda da bunları tahrip eden kuruluş bu. Genel müdürü Jose Butani adlı Brezilyalı bir diplomat. Son beş yılda 2 milyon kimyasal silahın imhasından ve dünya üzerinde kimyasal silah üreten birimlerin üçte ikisinin ortadan kaldırılmasından sorumlu. Son beş yılda antlaşmayı imzalayan ülke sayısının da 87'den 145'e çıkmasını sağladı. Mayıs 2000'de üye ülkelerce bu göreve tekrar seçildi. ABD, ocakta Brezilya hükümetinden çalışma tarzını beğenmediği gerekçesiyle diplomatını geri çekmesini istedi. Bu, antlaşmanın, 'Genel müdür hiçbir üye ülkeden talimat almaz' maddesine aykırıydı. Nitekim Brezilya talebi reddetti. Martta ABD, Butani'nin istifasını istedi. Bu da antlaşmaya aykırıydı, Butani işi bırakmadı. 19 Martta ABD, Butani için güven oylaması istedi, Butani kazandı. Yarın ABD'nin çağrısıyla Butani'yi göndermek üzere özel görüşme yapılacak.
Mesele şu: Butani ABD'yi de denetlemekte
ısrarlı. Ama ABD, aynen Irak gibi düşmanı olduğunu belirttiği ülkelerden silah denetçisi kabul etmiyor; denetim izni verdiklerinin de bir fabrikanın neresini denetleyip neresini denetleyemeyeceğine kendi karar vermek istiyor. Ayrıca Başkan Bush'a denetlemeleri engellemesi ve numune alımını yasaklayabilmesi için yeni yasal yetkiler tanıdı. Öte yandan Butani, Saddam Hüseyin'i antlaşmayı imzalamaya ikna etmek üzere olduğunu açıkladı. BM Güvenlik Konseyi'nin OPCW'yi desteklemesini istedi. Bu, ABD için savaş dışı bir seçenek anlamına geliyor. Butani çok oluyor. 'Şer güçler'in tek belirleyicisi ABD ve o da barış seçeneğini bu günlerde duymak bile istemiyor.
Gaziantep şanslı
Endişelisiniz. Eşiniz, çocuğunuz, ailenizden biri ya da bir arkadaşınız eve dönmedi. Bu durumda kalanlar Emniyet teşkilatından bilgi almanın ne kadar zor olduğunu bilir. Bir gözaltı durumu varsa doğru bilgi alabilmenin garantisi yoktur. şimdi Gaziantep'te 'Alo 174' uygulaması var. Gaziantep Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan 'Alo 174' telefon hattı, yakını eve gelmeyenler ve eşyası çalınan ya da kaybolanlar için
başvuru merkezine dönüştü.
Nâzım'ın TKP'si
Hakkında yapılan yayınlar sayesinde Nâzım Hikmet'in üyesi olduğu Türkiye Komünist Partisi ile fırtınalı ilişkisi hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Nâzım Hikmet'in vasiyetinde oğlu ve TKP'nin adının geçmesi ve yeni TKP adını alan partinin Yapı Kredi Yayınları'ndaki telif hakkını yok sayarak "Nâzım'ın halkın şairi" olduğu gerekçesiyle bir şiir kitabını bastığını da biliyorsunuz. Bu tartışma bir yana Bu TKP ciddi olarak tartışılıyor. Sosyalist İktidar Partisi'nin TKP adını alması konusunda farklı görüşler var: "TKP bu değil, SiP bu ismi alarak oportünistlik ediyor."
"Kendini sonlandırsa da Türkiye'de bir komünist geleneğe işaret eden bu parti kimsenin malı değil. Bu isme ve geleneğe sahip çıkıyoruz."
"TKP, TiP ile birleşerek, Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) adını almış ,Anayasa Mahkemesi kapatana dek faaliyetini sürdürmüş; Son kongresinde, Sosyalist Birlik Partisi (SBP)'ne katılma kararı almış; SBP kongre kararı ile BSP (Birleşik Sosyalist Parti) olmuş, BSP de kongre kararı ile 'Özgürlük ve Dayanışma Partisi' (ÖDP) olmuştur. TKP odur."
Görüşlerinizi bekliyorum. Mevcut TKP, bu ismi kullanmalı mı?