Çoğalın buyurdu Tanrı

Tanrı, eski hit'te İsrailoğularına 'çoğalın' diye buyurmuştu. Recep Tayyip Erdoğan da "Allah ne kadar verdiyse o kadar çocuk"...

Tanrı, eski hit'te İsrailoğularına 'çoğalın' diye buyurmuştu. Recep Tayyip Erdoğan da "Allah ne kadar verdiyse o kadar çocuk" diye 2 bin küsur yıl sonra bu Tanrı kelamını tekrarlıyor. Klasikler ölmez. Ölmez ama, bu laf 2002 Türkiye'sinde neye tekabül ediyor, bakalım. Türkiye'de 0-18 yaş arasında 27 milyon kişi bulunuyor. Göstergelere göre, yıllık doğum sayısı 1 milyon 400 bin. Doğan her bebekten 37'si 1 yaşına varmadan ölüyor. Hiç aşı olmayan çocuk oranı yüzde 4.
12-23 aylık bebeklerin ise yalnızca yüzde 41'i aşılanabiliyor. Her üç çocuktan biri sağlıklı beslenemediği için gelişme ve büyüme bozukluğu içinde yaşıyor. 6-18 yaş grubundaki çalışan çocuk sayısı 6 milyon. Çalışan çocukların yüzde 30'u yani yaklaşık 1 milyon 800 bini okula gitmiyor. Sokakta çalışan çocukların sayısı giderek artıyor. Türkiye'de çocuklar en çok fiziksel ve psikolojik istismara uğruyor. Diyarbakır'da resim yarışmasına katılan çocuklar 'vatanı böldükleri' gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerince sorguya alınıyor. Türkiye'de çocuklar çocukluklarını yaşayamadan anne oluyor. Doğumların önemli bölümü 15-19 yaş grubunda gerçekleşiyor.
12-14 yaş arasında evli olan kız çocuklarının sayısı 10 bin 484, 15-19 yaş grubunda ise 463 bin 481. Yoksulluk, eğitimsizlik, açlık, şiddet, savaş, ihmal ve istismar çocukları tüketiyor. Çoğalınmış! Türkiye yeni umut olarak ortaya çıkan siyasetçilerin çapsızlığı ve cehaletinden daha ne kadar çekecek?
Bazda iyi haberler
Gümüşhane Valiliği baz istasyonlarını
'sağlığa zaralı olduğu' gerekçesiyle merkez ve ilçelerdeki yerleşim yerlerinin dışına çıkarttı. İzmir Barosu, Konak'taki Adliye Binası'nda yer alan baz istasyonunun kaldırılması için verdiği hukuk savaşını kazandı, istasyon söküldü. Telekomünikasyon Kurumu, okulların bahçe sınırları içinde kurulu baz istasyonlarının 15 Mayıs'a kadar sökülmesini kararlaştırdı. Antakya'nın Harbiye beldesinde, semtlerine GSM baz istasyonu kurulmasını protesto eden vatandaşlar direğe çıkıp, eylem yaptı. Vatandaşlar, "Beldemizde hiç baz istasyonu yok. Bundan sonra da olmayacak" dedi.
İti sal taşları bağla
10-11 Haziran 2000 tarihinde İstanbul Muammer Karaca Tiyatrosu'nda bir küçük sempozyum düzenlendi. 'Cinsel Taciz ve Tecavüze Hayır'. Bu toplantıda doğal olarak, gözaltında işkence tanıklıkları da gündeme geldi. Bilindiği gibi Türkiye hâlâ uluslararası kuruluşların raporlarında sistematik işkence yapılan bir ülke olarak niteleniyor. Sempozyumu düzenleyen ve konuşmacı olan 19 kişi hakkında dava açıldı, sürüyor. Dava açılmasına neden olan polis kasedi bulunamadığı için dava ertelense de tüm sanıklar, TCK'nın 159. maddesi uyarınca 'Devletin askeri ve emniyet muhafaza kuvvetlerini alenen tahkir ve tezyif' suçunu işledikleri gerekçesiyle yargılanıyor ve haklarında 1 ile 6 yıl arası ağır hapis cezası isteniyor. Bitmedi! 25 Kasım 2001'de İstanbul Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde 'Kadına Yönelik Şiddet' konulu bir panel yapıldı. Avukat Eren Keskin burada bir konuşma yaptı. Güneydoğu'da kadına yönelik şiddete ilişkin söyledikleri nedeniyle Keskin hakkında da TMY
8. maddeden dava açıldı. İHD İstanbul
Şube Başkanı olan Keskin hakkında bu açılan 80'inci dava. Türkiye'deki hak ihlalleri ve şiddeti dile getirenler söyledikleri nedeniyle yargılanıyor. Uyum bahane, Türkiye Cumhuriyeti adaleti insan hakları mücadelecileriyle mücadele ediyor.