Dünden Kalanlar

İyi bayramlar</br>Bu gün Bayram'ın ikinci günü. Âdettendir, bayramlar, dargınlıkları giderme, selamlaşma kucaklaşma gereken özürleri dileme zamanı.

İyi bayramlar
Bu gün Bayram'ın ikinci günü. Âdettendir, bayramlar, dargınlıkları giderme, selamlaşma kucaklaşma gereken özürleri dileme zamanı. Ben de bu günü, köşeyi yazılarıma gelen resmi ve okur tepkilerine bırakarak değerlendiriyorum. Bunların bir kısmı hatalarıma işaret ediyor, teşekkür ederim. Bayram günü canınızı sıkmak istemezdim ama, bazılarına da cevap verdim.
Sünni devlet
"26 Aralık tarihli yazınızın 'Sünni devlet' başlıklı kısmında 'Diyanet, sadece Sünni Müslümanları temsil ediyor. Aleviler, Hanefiler, Şiiler, Şafiiler temsil edilmiyor' diyorsunuz. Diyanet İşleri neslen Müslümanlığı ve Hanefi mezhebine dayalı Sünni yorumu temsil eder. Dolayısıyla dindar Sünniler dahil, Diyanet hiçbir dini grubu temsil etmez. Diyanet yalnızca Devletin resmi din formülasyonunu topluma yansıtır. Bunu yaparken de esas olarak Sünni bir fıkıh ekolü olan Hanefiliğe dayanır. Şafiilik de Sünni bir fıkıh ekolüdür. Dolayısıyla onu Sünnilik dışında mütalaa etmeniz yanlış. Diyanet temsili bir kurum olmadığına göre diğer inanç gruplarının temsil edilmediğini söylemek de yanlış..." Ahmet Yıldız
Atatürk ilkeleri
"Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulması'na ilişkin dilekçe verenler hakkında disiplin soruşturması açıldığı doğrudur ve tüm üniversitelerde aynı işlem yapılmıştır... Dilekçe içeriği ve yaratacağı sonuçların ne olacağı konusu, sürdürülen devlet politikası ile ilgili olup, bu konuda üniversitelerin güvenlik kuruluşlarından gelen bilgiler doğrultusunda anayasal bir kuruluş olan 'YÖK talimatlarını uygulama konusunda işgüzar olma' keyfiyetleri bulunmayıp, gereğini yapma zorunlulukları vardır... Bekçisi olduğumuz tek varlık, Atatürk ilke ve devrimlerinin egemen olduğu demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'dir." Prof. Dr. Engin Ataç / Rektör
Not: Sert üslubuma verdiğiniz ölçülü cevap için teşekkür ederim. Üniversitelerin misyonu, düşünen, sorgulayan, araştıran ve böylece gelişmenin önünü açacak fertler yetiştirmek olarak tanımlanır. Ben 12 Eylül ve YÖK üniversitelerinin bu ölçüye uymadığını söyledim, söylüyorum. Türkiye'de askeri darbeler bile Atatürk ilkeleri gerekçesiyle yapıldı.
Adalet Bakanlığı
"Bilindiği üzere, kimlerin tutuklanacağına, hangi şartlarda ve ne zaman tahliye edileceklerine bağımsız mahkemeler tarafından karar verilmektedir. Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca da yargı yetkisinin kullanılmasında hiçbir organ, makam, merci veya kişi mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat verememektedir. Bu nedenle, tutukluların tahliyeleri konusunda bakanlığımızca veya idari makamlarca yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmamaktadır. Ayrıca, hükümlü ve tutukluların cezaevlerinde bulundukları süre içerisinde sağlık sorunları ile ilgili olarak yapılan tüm masraflar bakanlığımız tarafından karşılanmaktadır. Tahliyeden sonra yapılacak sağlık harcamalarının karşılanması ise mevzuat açısından mümkün değildir. Diğer yandan, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın işkence rehabilitasyonu konusunda uzman kuruluş olduğu ve cezaevlerinden tahliye edilenlerin de bu kuruluş tarafından tedavi ettirildiğinin beyan edilerek, hükümlü ve tutukluların cezaevlerinde işkence gördükleri şeklinde gerçeklere aykırı olarak mesaj verilmeye çalışılması basın ahlak ilkeleri ile bağdaşmamaktadır." Ali Suat Ertosun / Hâkim / Bakan adına Genel Müdür
Not: 1. Açlık grevindeki tutukluların tahliyesi, siyasi bir tasarruftur, kanaatimi belirttim. 2. Tutuklular geçici olarak tahliye edildiklerine göre, tedavileri konusunda hukuksal bir boşluk gözüküyor. 3. Cezaevinde işkence örneği vermek isteseydim, başka örnekler mevcuttu. Kötü niyet yoksa, okuduğunuzu anlamamışsınız, bir daha okuyun. Basın ahlak ilkelerine de isterseniz el atmayın, basın kuruluşlarına bırakın.