Gizli yasayla ülke yönetimi

Bir suç işleyip işlemediğinizi bilmeniz için yasaların ulaşılabilir olması gerekir.

Bir suç işleyip işlemediğinizi bilmeniz için yasaların ulaşılabilir olması gerekir. Bu nedenle yasalar, kararname ve tüzükler yayımlanır. Ayrıca idari makamların, mahkemelerin devlet bürokrasisinin karar verebilmesi için de bu yasaları bilmeleri gerekir. O nedenle de yayımlanması gerekir. Yürürlüğe giriş, yayımlanma şartına bağlıdır.
Ancak öyle anlaşılıyor ki bir hukuk devleti için geçerli olması gereken bu asgari kurallar, Türkiye'de geçerli değil. Şu anda bildiğimiz bir yasa ve yüzlerce kararname yayımlanmamış. Yani gizli. Türkiye gizli yasa ve kararnamelerle yönetiliyor. İstanbul Milletvekili Azmi Ateş, bir süredir 1937 yılında çıkartılmış 2425 sayılı 'gizli' kanunun peşinde. Bu kanun 'gizli' olduğu için yayımlanmamış. 1998 yılında aynı kanunu Meclis Başkanlığı'ndan isteyen milletvekili Mustafa Kamalak'a Başkanlık, kanun gizli olduğu için verilemeyeceği cevabını vermişti.
Avukat Fethiye Çetin, İstanbul Barosu Azınlıklar Komisyonu üyesi. 2000 yılı itibarıyla tam 100 tane kanun hükmünde kararnamenin de yayımlanmadığını tespit etmiş. Nereden mi? Başbakanlıkça çıkarılan
'Kanun Hükmünde Kararnameler Külliyatı'ndan. Bir ülke düşünün ki, 'gizli kanunlar', 'gizli
karanamelerle' yönetiliyor. Bunun da adına
demokrasi ve hukuk devleti deniyor.
Ele geçirilen lastikler
'Newroz'un huzur ve güven içinde geçmesi için Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ekipleri yoğun çalışıyor. Ekipler 'ele geçirdikleri' lastikleri, polis lojmanları arasındaki boş alanda topluyormuş. Ayrıca 'Nevruz' günü lastik yakıp, çevreyi kirletenlere 714 milyon lira para cezası verilecekmiş. Bu arada HADEP'in 'Newroz' kutlamaları bildirimi
için Emniyet Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıda
'Newruz' yazılması sorun yarattı, yazı iade edildi. HADEP, 'Nevruz' yazıp bir daha gönderdi. Onu kabul etmişler.
Poliste AIDS şüphesi
Haber 15 Mart'ta gazetelerde çıktı. "Evli olmasına rağmen ailesinden ayrı yaşayan polis memuru Habib Yontar, Giresun'dan Çorum'un Uğurludağ ilçesine atandı. Yontar, beraberinde getirdiği ve adının Emine Yontar olduğunu söylediği Gürcistan uyruklu Tatiana Geokhojitashveli ile yaşamaya başladı... Geokhojitashveli, hastalandı, Ankara İbni Sina Hastanesi'ne kaldırıldı ve burada öldü. AIDS olduğu belirlendi. Polis memuru Yontar, cesedi hastanede bırakıp Çorum'a döndü. Ancak durumunun ortaya çıkması sonucu açığa alınarak Çorum Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltına alındı. Eliza testi uygulanan Yontar'da ilk sonuçlarda virüse rastlanmadı.
" Yontar'ın niye gözaltına alındığını anladınız mı? Ben anlamadım. Evlenmeden bir kadınla yaşadığı için mi? Cesedi hastanede bıraktığı için mi? Yoksa AIDS şüphelileri artık gözaltına mı alınıyor?
Bir tencere türlüye vergi
Ekonomi haberleri genellikle kuru ve sıkıcıdır. Necati Doğru bu alanda bir devrim yaparak sıradan insanın da okuyabildiği ekonomi haberciliğini başlatmıştı. Ankara Ticaret Odası da bu geleneği sürdürmüş. Yaptıkları vergi araştırmasını "Bir tencere türlüye 12 ekmek parası vergi veriyoruz," diye sunmuşlar. Dört kişilik bir aile için pişirilen mantı için ödenen vergiyse 1 milyon
894 bin lira imiş. Araştırmaya göre Türkiye, 29 kalem vergi ödenen tek ülke olma özelliğini taşıyor. Hâlâ vergilerinin yol, su ve elektrik olarak kendilerine döndüğüne inananlar, yılın 72 gününü vergi dairesinde geçirip, 221 ayrı işlem yaptırmak zorunda.