Milliyetçiliğe yeni kılıf

Lider eleğiyle seçilmiş olanların bir daha seçilemeyeceklerini anladığında kurduğu yeni partiler, düşündüklerini ifade ettikleri için yasaklanan siyasetçiler...

Lider eleğiyle seçilmiş olanların bir daha seçilemeyeceklerini anladığında kurduğu yeni partiler, düşündüklerini ifade ettikleri için yasaklanan siyasetçiler, demokratik olmayan bir Seçim ve Siyasi Partiler Yasası, barajın altında kalıyoruz korkusuyla seçim erteletme çabaları... Hiçbir ilke tartışması yapılmıyor, iktidara aday partilerin programlarından çok dedikodularıyla uğraşıyoruz. Bu ortamda Cem Uzan'ın Hasan Celal Güzel'in 'elinden aldığı' ve haberlere yansıdığına göre, ikna ettiği Yeniden Doğuş Parti'lilere taahhüt ettiği bedeli de ödemeden kurduğu bir parti, barajı aşıyor. Tarhan Erdem 21 Eylül itibarıyla Genç Parti'nin yüzde 10-13 arası oy oranıyla barajı aşan üç partiden biri olduğunu söylüyor. İktidar partilerinin hiçbiri aşamıyor. Biliniyor ki Uzan'ın parti girişimi kendisi ve şirketleri hakkında davaların artmaya başladığı bir döneme denk geldi. Sadece Sermaye Piyasası Kurulu, Uzanlara ait Çukurova Elektrik Anonim Şirketi ile ilgili 58 suç duyurusunda bulundu. Davalardan birinde Uzan'ın 12 yıl hapsi isteniyor. Olsun! O, gazetelerini, radyolarını hatta cep telefonlarını partisinin propagandası için başarıyla kullanıyor; Ebru Gündeş, İbrahim Tatlıses'li bedava konserlerin arkasından sahneye çıkıyor, 'vatan' diyor, 'bayrak' diyor, 'din'e saygılarını sunuyor, bütün bunlara 'sömürge', 'yabancılar' sosu ekliyor. Olsun! Prof. Dr. Nilüfer Narlı bianet.org'a Genç Parti için şunları söylemiş: "Siyasi yelpazenin aşırı sağında konumlanmış. Genç Parti'nin milliyetçi ve dini motifler ile süslediği söylemi, toplumun kıyısına itilmiş, sosyal izolasyon yaşayan ve hüsran içindeki gençlere heyecan veriyor... Hedef kitlesi öncelikle gençlik. Türkiye nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan gençler siyasette temsil edilmiyor." İletişim teknolojisini iyi kullanan çağdaş 'nasyonal sosyalist' ya da hadi daha ılımlılarınız için 'Peronist' bir parti bu ve barajı aşıyor görünüyor. Uzan'ın konuşma metinlerini ve partinin yaklaşımını, yani kılıfı başarılı bir reklamcı hazırlıyormuş. Uzan başbakan olunca onu da kültür bakanı yapsın, böyle başa böyle tıraş!
Üçüncü cephe açılmasın
Bush-Blair ikilisinin 'kurtardığı' Afganistan'da, bu kış 2 milyon kişi açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Afganistan'daki BM Destek Misyonu (UNAMA) tarafından yapılan açıklamada, bu kış yaklaşık 84 bin 500 ton gıdaya ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Ama asıl tehlike, ülke içinde yerlerinden olan ya da eskiden oturdukları yerlere dönenlerin kıtlık nedeniyle yollara düşmesiymiş.
Açtıkları ikinci cephenin, Filistin'in durumu ortada. Af Örgütü yeni açıkladı: Filistin ve İsrail, çocukların ve sivillerin hayatının korunması konusunda son derece kaygısızmış. İsrailli askerler 2. İntifada'nın başlamasından bu yana 250 çocuğu öldürürken, Filistinli militanların bombalı eylemlerinde 70 İsrailli çocuk ölmüş. Bush-Blair ikilisi, üçüncü cepheyi de açmaya kararlı. Burnumuzun dibinde, Irak'ta. Ankara bir yandan Irak Başbakan Yardımcısı Tarık Aziz'i bir yandan da ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Elizabeth Jones'u ağırlıyor. Jones, Sina Gürel'e AB üyeliğinin, ekonomik desteğin devamının, Bağdat konusunda verilecek desteğe bağlı olduğunu söylemiş. Üstelik de Amerikalıların o çok sevdiği 'Nasıl yapmalı?' kitapları basitliğinde, "Türkiye, tüm ekonomik potansiyelini kullanma hedefini, Irak uluslararası toplumun istemlerini tam olarak yerine getirirse gerçekleştirebilir" diyor. Irak'a müdahale, ekonomik ve sosyal çöküşü, Türkiye'nin de yaşaması demek. Siyasal sonuçlarını kestirmek ise çok zor. Öyle görünüyor ki artık seçimlerin ertelenmesi için tek gerekçe savaş çıkması olabilir. 'Irak'a müdahaleye kesinlikle karşıyım' sözünü duymadığınız siyasi partileri desteklemeyin, oy vermeyin.