Üç kapı, üç kilit

Ölüm oruç-</br>larında 44. kişi de yaşamını yitirdi. 250 kişi ölüm orucu sonucunda sağlığını yitirdiği için tahliye edildi.

Ölüm oruçlarında 44. kişi de yaşamını yitirdi. 250 kişi ölüm orucu sonucunda sağlığını yitirdiği için tahliye edildi. Bunların hemen hepsi sakat kalacak. Şu anda 145 kişi hâlâ ölüm orucunu sürdürüyor.
Neden, devletin koğuş sistemini ortadan kaldırmak için tecrit politikası uygulaması. Yani tutuklu ve mahkûmları hücre cezasına da mahkûm etmesi. Bu güne kadar tecrit politikasının kalkması ve ölüm oruçlarının sona ermesi için çeşitli girişimler yapıldı, başarılı olmadı. Bugün 4 baro başkanı,
İstanbul, Ankara, Antalya ve İzmir baro başkanları yeni bir öneri getiriyor. Üç kapı, üç kilit şeklinde özetlenebilecek bu öneride, üç hücrenin kapısının açılmasıyla dokuz kişinin birbirleriyle görüşebilmesi sağlanacak. Sadece bir koridordaki üç hücrenin kapısı söz konusu olan. Böylece tecrit uygulaması bir nebze hafiflemiş olacak. Dünyanın her yerinde yasalar mahkûmların asgari 8 saat birbirleriyle görüşebilmesi uygulaması getirmiş. 3 kapı ve üç kilit önerisiyle bu yerine getiriliyor. Adalet bakanı her zamanki anudluğuyla 'Bu, koğuş sistemine dönmek demektir' diyor. Doğru değil. Bu öneriyle tutuklu ve hükümlüler asgari 8 saat birbirleriyle görüşebilecek ve sonra takrar odalarına dönecek. Hepsi değil, sadece 9'u. Bu uygulanırsa ölüm orucundakiler, bunun tecrit politikasından vazgeçme iradesi olduğunu kabul ederek ölüm orucunu bırakacaklar.
Evet ölüm orucu bitecek. Yeterki Adalet bakanlığı, 4 baronun önerisine sıcak baksın. Bu takdirde artık ölüm bir çözüm olmayacak. Herkesin yorgun vicdanları bir nebze rahat edebilecek. Bunun gerçekleşmesi için bu öneriyi hep birlikte desteklemek düşüyor. İnat kırmak için iş size düşüyor. Haydi!
Av yasağı
Orman Bakanlığı, yaban hayvanlarının ağır kış koşullarında yaşam mücadelesi verdikleri gerekçesiyle tüm yurtta av yasağı ilan etti. Yaban hayvanları korunmuş oldu. Aslına bakılırsa sadece hayvanları korumuş olmadı. İşte son günlerde ajanslara yansıyan av haberleri:
Tekirdağ'ın Karakavak Köyü'nde iki avcı 48 saat güme içinde mahsur kaldı, avcıları jandarma kurtardı. Edirne'de Kurtbey Köyü göletinde güme içinde avlanan 41 yaşındaki Kadir Pamuk suların yükselmesi sonucu donarak öldü.
Çanakkale Bayırköy Küçükmanastır mevkiinde avlanmaya çıkan iki arkadaştan biri karda kayıp düşünce tüfeğinin ateş alması sonucu öldü.
Denizli'nin Karabayır Köyü'nde tavşan avına çıkan iki avcı, arazi anlaşmazlığı nedeniyle düello yaptı, biri öldü.
Meclis'ten manzaralar
TBMM Bayındırlık Komisyonu'nda kamu
ihale yasa tasarısının görüşmelerinde olay çıktı. Komisyon Başkanı MHP'li Mustafa Gül, dernek ve meslek örgütlerinin temsilcilerine tasarıyla ilgili söz verdi. Ankara Barosu adına katılan avukat Nusret Senem, konuşmasında ihale yasa tasarısını hazırlayanları eleştirirken, "Memleketin kaynaklarını peşkeş çekiyorsunuz, ülkeyi yabancılara teslim ediyorsunuz, yabancılara verilen bu teşvikler ülkeyi satmak anlamına gelir. Bu yasayla Türk devleti baypas ediliyor," dedi. Senem'in görüşlerine katılırsınız veya katılmazsınız önemli olan bu değil. Önemli olan kendini memleketin tek sahibi sanan bazı milletvekillerinin tutumu. MHP'li Yusuf Kırkpınar tepki gösterirken,
"Burada siyaset yapıyorsun, siyaset yapamazsın" diye bağırdı. Bayındırlık Bakanı Abdülkadir Akcan da Nusret Senem'e tepki gösterenler arasında yer aldı. Milletvekilleri tartışmaya sinirlenen MHP'li Yusuf Kırkpınar'ı da sakinleştirmeye çalıştılar. Başkan Gül konuşmasını bitirip yerine oturan Senem'i görevli resmi polislerle salondan çıkartırdı.
Mustafa Gül, Nusret Senem'in gözaltına alınması ya da serbest bırakılması konusunu milletvekillerine oylatmaya kalktı. Yani milletvekilleri tutuklansın dese, baro adına Meclis'te görüşlerini belirten bir avukat siyaset yaptı diye orada tutuklanıverecek. Daha sonra milletvekillerinin, meydana gelen olaylar konusundaki sorularına muhatap olan Mustafa Gül, milletvekillerine, "Bir yanlışlık yapmış olabilir, olsun, o da bizim insanımız" diyerek hakkında dava açmayı düşünmediklerini belirtmiş. Yani Nusret Senem'i affetmiş. Onu kim affetsin?