5+5 Fazilet'i çatlatmıştı, AK Parti'yi de çatlatıyor

Fazilet'in 5+5 oylamasındaki bölünmesi, AKP'ye yol açmıştı. Şimdi de AKP kutuplaşıyor.

Konuya girmeden önce bir soru: Abdullah Gül gerçekten cumhurbaşkanı adaylığından çekildi mi? Yanıt: Hayır.
Dün akşam saatlerine dek çekilmemişti. Dün akşam saatlerine dek Gül'ün adaylıktan çekildiğini bildirir dilekçesi TBMM'ye verilmemişti.
Bunun ne anlamı var, nasıl olsa çekileceğini açıkladı demek doğru değil. Nasıl ki 'Ben cumhurbaşkanlığına adayım' diye açıklama yapmakla aday olunmuyorsa, 'çekiliyorum' demekle de çekilinmiyor. Meclis'e
başvurulması, ve çekilme dilekçesinin de Genel Kurul'da okunması gerekiyor.
Bunun önemi şurada. Bu işlem tamamlanmadan Meclis Başkanı Resmi Gazete'ye yazı yazıp işlemi başlatamıyor. Bu durumda Anayasa'nın 102'nci maddesinde yazan 'Cumhrubaşkanı seçilemediği takdirde derhal TBMM seçimleri yenilenir' hükmü işlerlik kazanamıyor.
Çünkü kâğıt üzerinde cumhurbaşkanı seçme süreci işliyor görünüyor.
AK Parti yetkililerinden aldığımız izlenim, Gül'ün çekilme dilekçesinin 9 Mayıs'ta oylamaya geçilmeden hemen önce Meclis Genel Kurulu'nda okunarak işleme konulacağı ve Meclis'in cumhurbaşkanı seçemeyeceğinin resmen o zaman ilan edilmesi.
Peki Gül bunu neden yapıyor? Gayet somut ve basit bir nedeni var: Zaman kazanmak. Daha kesin konuşursak, üç gün daha kazanmak. Seçim tarihi üzerindeki söz hakkının YSK'ya geçmesini üç gün daha geciktirmek.
YSK'nın kararını geciktirmeye çalışmanın amacı ise (zaten CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne başvurusuyla tartışmalı hale gelen) 22 Temmuz seçimlerinin daha erken bir tarihe alınabilme ihtimalini ortadan kaldırmak; zamana karşı bir mücadele bu. Gül ve dolayısıyla AK Parti, böylelikle Meclis'e cumhurbaşkanının iki defalığına ve beş yıllığına (5+5) ve halk tarafından seçilmesi yolundaki Anayasa değişikliğini kabul etmesi için zaman kazanmaya uğraşıyor.
CHP'nin Anayasa Komisyonu'nu dilekçeye boğmaya çalışmaktan tutun Genel Kurul'da engelleme taktiklerine başvurması da, AK Parti'nin Meclis çabasını geciktirmeyi amaçlıyor, buna karşılık.
Gül, dolayısıyla AK Parti, cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in değişikliği iki kez veto edip referandum yolunu açabileceği varsayımıyla,
22 Temmuz'da halkın önüne seçim sandığıyla birlikte referandum sandığı da koymak istiyor çünkü. Bundan bir amaç da, genel seçimlerin ana propaganda konusunun işsizlik, tarım, güvenlik gibi konulardan kayıp, bir tür 'millet-devlet' tartışmasına, yani siyasi zeminden ideolojik zemine çekmek.
Gerçi, AK Parti içinden bu süreci sonuna dek zorlama yanlılarına Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bir noktada dur demesi ihtimali yabana atılmamalı. Cumartesi günü Dolmabahçe'de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile yaptığı uzun görüşmenin içeriği açıklanmadığı için kesin yorum yapmak doğru olmayabilir. Ancak dün TÜSİAD 'ın açıklaması da, cumhurbaşkanı seçmekte uzlaşamayan Meclis'in, yeni cumhurbaşkanını seçip seçmemeyi de yeni Meclis'e bırakmasını istiyordu.
Cumhurbaşkanı seçme usulünü değiştirmeyi amaçlayan 5+5 girişimi, bundan yedi yıl önce de denenmişti. O dönem Süleyman Demirel'e oy verilip verilmemesi konusunda Necmettin Erbakan-Recai Kutan çizgisindeki reel siyasetçiler ile ilkesel duruş sergileyen ideolojik çekirdek arasındaki çatlak, AK Parti'yi kuran süreci hızlandırmış, ona yol açmıştı.
O dönem Meclis'teki Fazilet grubunda ilkesel-ideolojik duruş sergileyip, sonra AK Parti kuruluşunda Tayyip Erdoğan'la birleşen ekibin öncüleri arasında Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdüllatif Şener, Mehmet Ali Şahin gibi isimler vardı.
Bugün, AK Parti'de reel siyaset çizgisini Tayyip Erdoğan temsil ediyor denebilir. Erdoğan'ın manevra alanının ilkesel-ideolojik duruşta ısrarlı olan 'Pabuç bırakmayalım' grubu tarafından daraltıldığını söylemek mümkün. AK Parti içinde reel siyasetçiler ile ideologlar arasında bir duruş farklılığı yaşandığı son tartışmalar sonucu gözle görülür hale geldi. Farklılığın parti içinde bir çatlağa, belki bölünmeye yol açıp açmayacağı
AK Parti'nin iç meselesi. Ancak bu farklılığın ülkedeki gerilimi artırıp artırmayacağı herkesin sorunu ve kontrolü Erdoğan'a düşüyor.