ABD elçisi: Endişeliyim

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Edelman'ın akrabaları Kale'de dolaşırken, hatıralık bir şeyler almak istiyor, 'Amerikalı giremez' yazılarıyla karşılaşıyorlar.</br>Edelman, "Ciddi endişelerim var" diyor. Bu endişeler Dışişleri Bakanı Gül'e de iletilmiş.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman'ın Amerika'da yaşayan yakın akrabaları geçenlerde ziyaretine geliyorlar. Ankara'da bulundukları sırada, Ulus'ta, Kale civarını dolaşırken, oradaki dükkânlardan Türkiye'yi hatırlatacak bir şeyler almak istiyorlar. Ancak alışveriş yapmak istedikleri bazı dükkânların camında "Amerikalılar giremez",
"Amerikalılara satış yapılmaz" ilanlarıyla karşılaşıyorlar. Şaşırsalar da üzerinde durmuyorlar, Amerikalılara satış yapan dükkânlardan alışveriş edip dönüyor ve gördüklerini de Edelman'a anlatıyorlar.
Önceki akşam Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisi Michael Christides'in evinde, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Büyükelçi Yiğit Alpogan onuruna verilen yemekte karşılaştığımız Edelman bu örnekle, Irak olayları nedeniyle Türkiye'de artan Amerikan karşıtı eğilimin yayılmakta olduğunu anlatıyordu. Bir akşam önce Başbakanlık Konutu'nda İsmet Berkan ile karşılaştığımız The Wall Street Journal gazetesinin 23 yıldır bölgede çalışan ve İstanbul'da yaşayan muhabiri Hugh Pope da, yalınızca Amerikalılara değil, Batı görünümlü yabancılara karşı halkın davranışının eskisi gibi olmadığından, tepkili olmasa da mesafeli olduğundan söz ediyordu.
Edelman, "Sorun ben, ya da ailem değil" diyor: "Biz zaten koruma altında dolaşıyoruz. Ama yakında bu tepkiler kontrolden çıkacak noktaya gelir, Amerikalılar Türkiye'de fiziki tepki görmeye başlarsa, durum her iki ülke için de daha ciddi hal alabilir. Bu konuda ciddi endişelerim var."
Amerikan Büyükelçisi bu endişelerini geçtiğimiz hafta görüştüğü Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Ali Tuygan'a da aktardığını, "Merak etmeyin, öyle bir şey olmaz" yanıtını aldığını söylüyor.
Edelman'ın dikkat çektiği bir nokta da Amerikan işgal kuvvetlerinin Irak'ın Felluce kentindeki operasyonda aralarında çocukların da olduğu sivillere ve camilere yönelik saldırıların Türkiye'de yol açtığı tepkinin ulaştığı boyutun, Amerikan siyasi mekanizmaları içinde Türkiye karşıtı bir havaya yol açması ihtimali. Edelman "Dükkânlara asılan pankartların, ya da ABD Büyükelçiliği önüne her gün protesto amacıyla gelen grupların geniş yığınlar olmadığını biliyorum. Ancak Irak krizi sırasında ABD'deki binlerce gazeteden birinde yayımlanan bir dansöz karikatürünün Türkiye'de yol açtığı infiali gördük. İletişim çağında aykırı bir örnek, genel bir tepkiye dönüşebiliyor."
Burada özellikle TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış'ın kullandığı 'soykırım' ifadesi öne çıkıyor. Edelman şöyle diyor: "Elkatmış'ın konuşması Amerika'da bazı gruplar tarafından internet siteleri aracılığıyla yayılıp Türkiye aleyhinde kullanılıyor. Oysa hükümet tarafından yapılan açıklamalar, bu görüşün yanlış değil, yalnızca abartılı bulunduğunu söylüyor. Bu da yönetimi zor durumda bırakıyor."
Yunanistan Büyükelçisi'nin yemeğindeki konuklardan AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, bu noktada "Türkiye'deki yönetim de ABD'nin Kuzey Irak'taki PKK varlığına karşı sözünde durmamasından dolayı kendi kamuoyuna karşı zor durumda kalıyor" diye müdahale ediyor. Aynı görüş, Dışişleri ve Genelkurmay çevrelerinde de yaygın. Başbakan Tayyip Erdoğan, Radikal'de dün yayımlanan söyleşisinde de bu konuda ABD'ye olan tepkisini dile getirmişti.
Edelman, "Bu konuda haklısınız" diyor. "Kendi adıma bu konuda en çok uğraşanlardan biriyim. İnsanların bu yüzden bize olan hayal kırıklığını da anlıyorum. Ama şu anda Irak'taki güçlerimiz kuzeyde yeni bir cepheye hazır olmadıklarını söylüyorlar. Bu PKK ile mücadele azmi ve niyetimizin olmadığını göstermez. Ben yalnızca boş yere beklenti oluşturacak şekilde konuşmak istemiyorum."
Irak'taki çatışmaların insani boyutuna en büyük tepki Türkiye'den geliyor, ki bu durum toplumun duyarlılığını gösteriyor. Ne Avrupa, ne de Arap dünyasında Türkiye kadar sesini yükselten bir ülke ve toplum bulunmuyor. Bu tepkiler, belki hem Türk, hem de Amerikan hükümetlerinin çabasıyla, iki ülke ilişkilerinde krize yol açmayacak, kabul edilebilir düzeylerde tutulabilir. Ancak ABD'nin Irak harekâtı devam ettiği ve oradan Türk insanını rahatsız eden görüntüler geldiği sürece, Türkiye ile Amerika arasında bu gerilim zaman zaman azalıp çoğalsa da sürecek gibi görünüyor. Bu gerilimin kontrolü, iki ülke siyasetçi ve diplomatlarına düşüyor.