AKP ve CHP "Güven artırıcı önlemler" çalışacak

İlk görüşmeyi hem AK Parti, hem CHP'lilerin "samimi" olarak nitelemesi önemli. Ama aradaki güvensizlik duvarları hâlâ yerinde duruyor. Bir yandan gözler hep Erdoğan'da tabii.

“Güven artırıcı önlemler” ya da “istikşafi görüşmeler” deyince aklımıza ilk gelen siyaset değil diplomasi oluyor.

Daha çok da Türkiye-Yunanistan, ya da Kıbrıs’ta Türk ve Rum taraflar arasındaki uzlaşmazlıkları gidermek için yapılan turlar.

Başbakan Ahmet Davutoğlu artık diplomasi bilgisini mi konuşturmak istedi bilemem, ama dün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyareti için kullandığı “istikşafi” sözü bana ilk anda bunu hatırlattı.

***

Efendim, istikşafi sözü “keşif”ten geliyor, keşfetmeye, bulmaya yönelik anlamında kullanılıyor.

Yunanistan’la yapılan istikşafi görüşmeleri ben en son 58’de bıraktım, yıllardır devam ediyor, sonuç yok diyeceksiniz ama bunlar yapılmaya başladığından bu yana büyük kriz de yok.

Davutoğlu, birbirimizi “keşfedeceğiz, tanıyacağız” dedi.

***

Hem keşfetme, hem de güven artırıcı önlemler üzerine çalışmak üzere iki de diplomat görevlendirdi Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu; yani siyasetin diplomasisini yapacak iki deneyimli isim.

Ömer Çelik ve Haluk Koç, iki partinin birbirine derin güvensizlik duyduğu konuları “keşfedecek”, onu giderebilecek önlemler üzerinde çalışacaklar, eğer yapabilirlerse.

Yapabilirlerse diyorum, çünkü kolay bir iş değil.

***

Değil, çünkü CHP 7 Haziran seçim kampanyasını bir yandan ekonomik ve sosyal vaatleri, diğer yandan AK Parti’nin yolsuzluk ve yönetim suiistimali üzerine kurdu.

Seçmenlerinin bir kısmı ona hesap sormak amacıyla oy verdi. Tabii AK Parti de CHP’ye az laf etmedi; ne Esad ile işbirliği kaldı, ne din düşmanlığı.

Öte yandan seçmen bunlara oturun konuşun dedi. O nedenle Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu’nun “güçlü koalisyon ihtiyacının” altını çizmesi de önemli, Koç’un “CHP çözümsüzlüğün nedeni olmayacaktır” sözü de.

***

Son haftalarda, özellikle AK Parti çevrelerinden kaynaklanan bir karşılaştırma vardı.

Diyorlardı ki, CHP ile kurmak kolay sürdürmek zor, MHP ile de kurmak zor, sürdürmek kolay.

Bu aslında pek doğru olmayan bir karşılaştırma.

***

AK Parti ile CHP iki ayrı siyasi kökten beslenen ana akımlar.

İslamcı kökten gelip muhafazakâr siyaset alanına yerleşen AK Parti ile devletçi kökten gelip sosyal demokrat iddiayı sahiplenen CHP’nin temsil ettiği akımların yaşı cumhuriyetten büyük.

Bu akımların uzlaşması zor olur; ama benzer amaçlar üzerine uzlaşıp bunu kurala bağladıktan sonra sürdürmeleri o kadar zor olmayabilir.

İşte Çelik ve Koç’un yapıp Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu’nun önüne koyacağı raporlar bu nedenle önemli.

***

MHP ile koalisyon kurmanın kolay olduğu ise bir varsayım. Evet, AK Parti ve MHP aynı muhafazakâr-milliyetçi tabanı paylaşıyor, dünyaya bakışları pek çok noktada benzer ve bu yüzden aralarında oy geçişgenliği de var.

Ama şu anda arada Kürt meselesi gibi devasa bir konu bulunuyor.

Davutoğlu bir yandan PKK’dan gelen “süreci yeniden başlatmazsan ben de yeniden başlarım” tehdidi altındayken Devlet Bahçeli’nin koalisyonun birinci şartı olarak Kürt çözüm sürecini rafa kaldırma talebi arasında.

Bu koşulda MHP ile koalisyon kurmanın AK parti için nasıl kolay olacağını birinin çıkıp anlatması lazım; tabii MHP tutum esnetmedikçe.

***

Gerçi geçen gün Bahçeli “fedakârlık” sözünü kullandı, ama tutumda bir esneme olup olmadığının ilk işaretini Davutoğlu’nun bugün Bahçeli’yi ziyaretinde alabiliriz.

Başbakan, MHP ile görüşmenin de CHP ile olanın bir benzeri, yani “keşfetmeye” yönelik bir “öngörüşme” olacağını söyledi.

Ama bakacağız, yüzler dünkü görüşme ardından her iki partide olduğu gibi gülecek mi? Dünkü AK Parti-CHP görüşmesi ardından her iki partiden konuştuğum yetkililerden de “bardağın dolu yarısı” izlenimi aldığımı söyleyebilirim.

***

HDP bir ayrı mesele. Onlar AK Parti’ye destek vaadinde bulundukça AK Parti’deki kapılar biraz daha kapanıyor.

Akılların bir yanında hem “Ya uzlaşma olmaz, seçime gidilirse” düşüncesi var.

Ve bir başka soru daha, özellikle CHP’lilerin kafasında: Velev ki uzlaştık, Saray izin verecek mi?

CHP’de, özellikle dünkü görüşmeden sonra Davutoğlu’nun koalisyon isteğinde samimi olduğu, ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim tekrarından yana olduğu düşüncesi yaygın.

Ama belki de gerçekten bunları konuşmak için vakit erken, bir bakalım zaman ne gösterir.