AKP yoksa MHP oylarına mı güveniyor?

Böyle bir stratejileri olup olmadığını bilemiyorum ama eğer varsa, AK Parti HDP'ye gösterip MHP'ye vurmuş gibi görünüyor.

Son virajdayız.

Hangi anketin doğruyu gösterdiğini 1 Kasım Pazar akşamı göreceğiz.

Ama anketlerin gösterdiği pek çok şey var yine de.

***

Örneğin tamamı AK Parti’nin 7 Haziran’da aldığı yüzde 40,9’dan daha fazla alacağını söylüyor.

Örneğin tamamı CHP’nin 7 Haziran’da aldığı yüzde 24,8’den fazla alacağını söylüyor.

Örneğin HDP’yi yüzde 10 barajının altında gösteren anket yok.

Ama tamamı MHP’de sorun olduğuna işaret ediyor.

***

AK Parti’nin CHP’den alabileceği oy görünmüyor; ayrı dünyalar.

AK Parti’nin HDP’den alabileceği, hatta geri alabileceği oy da –en azından bu seçim için- kalmamış görünüyor.

İşte o yüzden AK Parti, hatta bu son virajda dahi bütün dikkatini MHP’den alabileceği, ya da geri alabileceği oylar üzerine yoğunlaştırmış görünüyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 1 Kasım’da tek başına AK Parti hükümeti kuracak Meclis çoğunluğuna ulaşma umudu, adeta MHP’den gelecek oylara bağlı gibi bir tablo var ortada.

***

Dün Başbakan Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve tabii en önemlisi, MHP’den istifa edip hükümete girip 1 Kasım’da AK Parti’den aday olan Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş MHP tabanına dokunan ifadelere ağırlık verdiler.

Türkeş açıkça MHP tabanındaki iktidar ve iktidarın getireceklerine olan hasreti “Hükümet ortağı olabilirdik” teziyle hedefe koydu.

Anketler AK Parti’de yükseliş ve MHP’de düşüş olduğunu öne sürüyorsa, AK Partililer de MHP’de gördükleri bu zaafa yükleniyorlar tabii.

***

İşin ciddiyeti bu durumun bizzat MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından da dile getirilmiş olmasında.

Bahçeli 27 Ekim’de Kırıkkale’deki konuşmasında "Bizim içimizden” dedi; “O kadar AKP-MHP koalisyonu kurulmasından yana olanlar var ki şaşırıp kalıyorsunuz".

Aslına bakarsanız MHP’yi en iyi tanıyan kişi olması gereken Bahçeli’nin MHP içinde bu kadar dışa vurulmuş bir eğilime şaşırıp kaldığını söylemesi bile tek başına şaşırtıcıydı.

***

Dün araştırmacı Özer Sencar ile konuştum.

Tahmini, daha önceki dönemlerde MHP’den AK Parti’ye gidip 7 Haziran’da yüzde 3-4 gibi bir kısmı dönmüş olan oyların bir kısmının yeniden AK Parti’ye yöneliyor olabileceği idi.

Gerçi MHP’nin sandık sonuçları son dönemlerde hep anket tahminlerinden iyi çıktı ama bu defa anketlerin gösterdiği doğruysa, AK Parti tek başına hükümet umutlarını MHP oylarına bağlamış olabilir.

***

Böyle bir stratejileri olup olmadığını bilemiyorum ama eğer varsa, AK Parti HDP’ye gösterip MHP’ye vurmuş gibi görünüyor.

Yani Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 7 Haziran öncesinden başlayarak Kürt çözüm diyalogunu rafa kaldırma eğilimi, özellikle de PKK’nın yeniden vurmaya başlaması ardından bu eğilimin kuvveden fiile geçmesi, yani rafa kaldırılması sadece HDP’yi değil, MHP’yi de zayıflatmayı amaçlamış olabilir.

HDP bundan çok etkilenmiş görünmüyor, ama MHP ve AK Parti’nin birbirine ters orantılı akıbeti 1 Kasım akşamı ekranlarına kilitlenecek seçmenin heyecanının asıl nedeni olacak.