AKP'nin B-Planı: MHP'nin HDP alerjisi

AK Parti, CHP ile koalisyon olmadığı takdirde, azınlık hükümeti kurmak için MHP'nin HDP alerjisine, bu alerji nedeniyle her konunun dışında kalma eğilimine güveniyor... Bir AK Parti azınlık hükümeti ve Erdoğan'ın fiili başkanlığı, MHP oy versin vermesin, MHP'nin doğrudan, ya da dışında kalarak dolaylı desteğine güvenerek mümkün gibi görünüyor.
AKP'nin B-Planı: MHP'nin HDP alerjisi

Aslında A-planına dair pek iyimser bir hava yok ortada.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Ağustos akşamı Haber Türk’te, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti’nin CHP ile koalisyon kurmak istediği hususunda “samimiyetine” inandığını ancak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın buna izin vermeyeceği endişesinde olduğunu söyledi.

Dün bazı gazetelerde, AK Parti heyeti “istikşafi görüşme” heyeti başkanı Kültür Bakanı Ömer Çelik’in “Erdoğan’ın Truva atı” olduğu ve Davutoğlu’na rağmen ilerlemeyi engellediği iddiaları vardı; haberler CHP kaynaklı olduğu izlenimi veriyordu.

***

Dün son turu yapılan “istikşafi” görüşmeler Çelik’in bu haberleri okuduğu ortamda başladı ve bitti.

Şimdi sıra Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu arasında, Davutoğlu başkanlığında dün başlayan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı ardından yapılması beklenen görüşmede.

İki liderin resmen koalisyon pazarlığına geçip geçmeme kararı tek toplantıda mı alınacak, birkaç görüşmeye mi yayılacak? Bunu birlikte göreceğiz, ama AK Parti cephesinde, seçime gitme dışında planların hızlandığı da görülüyor.

***

Davutoğlu daha önce MHP ile temasın devam ettiğini açıklamıştı. Dün de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, NTV’de, CHP ile olmazsa rotayı MHP’ye kıracaklarını ve hükümet kurabileceklerine de inandığını söyledi.

Diyeceksiniz ki, MHP lideri Bahçeli her fırsatta AK Parti ile koalisyona girmeyeceğini, dahası Erdoğan’ın söylediği türden azınlık hükümetine de destek vermeyeceğini söylemişken bu nasıl olacak?

Abdülkadir Selvi’nin dün Yeni Şafak’ta aktardığı değerli kulis bilgisine göre, Erdoğan’ın kurmayları düşünmüş, taşınmış ve buna da bir çare bulmuşlar.

***

Özetlemeye çalışalım:

     - Bu senaryoya göre, CHP ile koalisyon olmazsa, Davutoğlu Saray’a çıkarak azınlık hükümetine talip olduğunu açıklayacak, Erdoğan da görevi verecek,

     - Davutoğlu, idareten Bahçeli’ye gitmiş olacak, ya da o aşamada gidecek, ret cevabı alırsa ki bu yüksek bir ihtimal, kendi bakanlar kurulu listesini yapıp Erdoğan’a sunacak,

     - Senaryonun ilk püf noktası burada: Hükümet programı okunup güvenoyu istendiğinde aranan basit çoğunluk oluyor, milletvekili sayısının bir fazlası olan 276 oy aslında güvensizlik oyu söz konusu olduğunda aranıyor,

     - Dolayısıyla MHP’nin AK Parti azınlık hükümetine oy desteği vermese dahi, ret oyu kullanmaması, ya da oturuma katılmaması, hükümetin güvenoyu almasına yetiyor, çünkü CHP ve HDP’nin oy toplamları AK Parti’yi geçemiyor,

     - Senaryodaki ikinci püf noktası da bu: AK Parti, MHP’nin HDP ile aynı yönde oy kullanmama kararına güvenerek, ya da onun getirdiği fırsatı kullanarak azınlık hükümetine güvenoyu alabileceği hesabını aktarıyor Selvi,

    - Erdoğan’ın kurmaylarında göre böylece “Önce devletim, sonra partim” ilkesine ters düşmemiş olacakmış Bahçeli. Dün de NTV’de Arınç “Bahçeli memleketini zor durumda bırakmak istemez. ‘Bana ihtiyaç var’ dendiği anda buna karşılık verir” diyerek MHP liderine çiçek attı.

***

Yine diyeceksiniz ki, böyle bir durumda AK Parti MHP’nin insafına kalacak.

Bir yandan Erdoğan’ın fiilen başkanlık sistemini uygulayacak şekilde hükümet işlerine karışmasını istemeyen, diğer yandan Beştepe’den Çankaya geçmesini ve yolsuzluk dosyalarının açılmasını isteyen MHP, istediği an hükümeti devirecek güvensizlik önergesini verip, ya da destekleyip devirebilecek.

Bahçeli bu ihtimali Davutoğlu’nun başının üzerinde Demokles’in Kılıcı gibi sallandıracak…

***

Tabii ki sizin aklınıza gelenin son 13 yıldır ülkeyi yöneten Erdoğan ve kurmaylarının aklına daha önce gelmiş olduğunu ve bunu da düşünmüş olduklarını tahmin ediyorsunuz, değil mi?

Burada da güvenilen, MHP’nin HDP alerjisi. Yani MHP’nin hiçbir koşulda HDP’nin oy vereceğini ilan ettiği, ya da verme ihtimalinin olduğu bir konuya oy vermeyeceğine güveniyor AK Partililer.

Özetle, AK Parti, CHP ile koalisyon olmadığı takdirde, azınlık hükümeti kurmak için MHP’nin HDP alerjisine, bu alerji nedeniyle her konunun dışında kalma eğilimine güveniyor.

***

Selvi bu hükümetin seçime gitmek ve o arada yeni milletvekillerine 2 yılı doldurmadan özlük hakları kazandırmak, diğer partilerle anlaşırlarsa seçim barajını düşürmek amaçlı kurulacağını yazmış.

Ama MHP’nin HDP alerjisine inşa ettiği bu siyasetle AK Parti ülkeyi pek ala 2019 seçimine kadar azınlık hükümetiyle yönetmek isteyebilir, Erdoğan da anayasa değişikliğine hiç de ihtiyaç duymadan Davutoğlu’nun azınlık hükümetinden aldığı destekle fiilen başkanlık, ya da yarı başkanlık sistemiyle ülkeyi yönetebilir.

Bu tabloyu bozabilecek tek şeyin, böylesi bir Davutoğlu azınlık hükümetinin Bahçeli’nin birinci destek şartı olan ‘Kürt çözüm sürecine’ yeniden başlaması olacağı düşünülebilir; ama o dahi kesin değil.

***

Özetle, bir AK Parti azınlık hükümeti ve Erdoğan’ın fiili başkanlığı, MHP oy versin vermesin, MHP’nin doğrudan, ya da dışında kalarak dolaylı desteğine güvenerek mümkün gibi görünüyor.