Anayasa ortağı kim olacak?

Erdoğan çözüm ortağı arayacaksa iki seçenek var: CHP ve BDP.

Başbakan Tayyip Erdoğan balkon konuşmasında üçüncü defa çatışma değil uzlaşma vaat etti. İlk ikisi ardından fazla bir izine rastlanmayan uzlaşmanın, şimdi Erdoğan yüzde 50 güce ulaşmışken geleceği umuluyor. Bu umudun neye dayandığı ayrı bir konu, belki de halkın temennisinin bu yönde oluşundan kaynaklanıyor.
Nitekim dün sabah bu konudaki ilk açıklama Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’ndan geldi. Hisarcıklıoğlu, artık sıranın yeni ve toplumsal uzlaşma içinde demokratik hakları genişletecek bir anayasada olduğunu söyledi. TOBB ve ona bağlı düşünce kuruluşu TEPAV bir süredir geniş katılımlı bir anayasa çalışması yapıyor.
Ama neticede iş Meclis’te bitiyor. Meclis’i harekete geçirecek olan ise iktidar partisi. Dolayısıyla Başbakan Erdoğan’ın ne yapacağı önem taşıyor.
Erdoğan’ın önceliği, yeni modellediği bakanlar kurulu oluşumunu tamamlamak. O arada seçim kampanyası sırasında tam ilgilenemediği bazı dış politika sorunlarıyla ilgilenmek; Bakü ziyareti örneğin bu amacı taşıyor. Güney kapımızdaki Suriye krizi de ayrı bir sorun. 

15 Haziran eşiği
Bu arada Kürt meselesinde 15 Haziran eşiği geçilmiş olacak. Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) Meclis’e 36 milletvekiliyle gireceğinin anlaşılması ortamı sanki biraz rahatlatmış görünüyor. Ama PKK’nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan bundan kendi hedefleri açısından ne kadar memnun olacak? Onu birlikte göreceğiz.
Ama Kürt meselesi de en azından BDP taleplerine göre anayasa tartışmasının bir parçası.
Dolayısıyla iş yeni anayasaya gelip düğümleniyor.
Erdoğan yeni anayasayı yazmak için kimin desteğine, kimin ortaklığına güvenecek? Ya da kimin ortaklığına güvense daha iyi olur?
İdeal olan, yeni anayasanın Meclis’teki bütün partilerin ortak çalışmasıyla yazılması. Ancak BDP ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) aynı komisyon üyesi olacağı bir zeminde ortak görüşler üretilmesi kolay değil. Keza Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile MHP’nin de Türkiye’de demokrasiyi ileriye taşıyabilecek bir anayasa konusunda uzlaşmaları zor. 

Sınırlı seçenekler
Erdoğan’ın önündeki seçenekler sınırlı: Ya Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ya da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP).
Erdoğan’ın BDP ile işbirliği yapması görünürde en kolay olanı. İstanbul aydın çevrelerinde şimdiden Kürt özerkliği ve Erdoğan’ın tercih ettiği başkanlık sistemi üzerine hayali pazarlıklar kabul görmeye başladı. Ama CHP ve MHP’nin dışında kaldığı böyle bir ‘uzlaşmanın’ toplumda ne gibi fay hatlarına, çatlaklara yol açacağı konusunda da endişeler olabilir.
Öte yandan 2002-2005 döneminde yaşanan olumlu bir örnek var. Avrupa Birliği reformları konusunda AK Parti ve CHP’nin Meclis’te sergilediği uyum, kısa sürede 9 anayasa değişikliği ve 2 temel yasa değişikliği ile sonuçlanmıştı. İki büyük partinin Meclis’te uzlaşması nedeniyle de ne Anayasa Mahkemesi’ne giden ne sokakta gösteri yapan oldu.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, seçim gecesi yaptığı konuşmada anayasa konusunda katkı vermeye hazır olduğunu söyledi, ondan birkaç dakika sonra parti binasındaki meşhur balkona çıkan Erdoğan da bu pası gördüğünü belli etti. CHP’nin son zamanlarda demokratikleşme ve Kürt sorununa bakışındaki çizgi devam ederse muhtemel bir AK Parti-CHP uzlaşmasıyla yazılacak yeni anayasa, Kürt meselesi dahil Türkiye’nin temel sorunlarına geniş bir taban tarafından benimsenecek çözüm olabilir.

.