Ankara zor kararın eşiğinde

Cumhurbaşkanı Gül'ün Bakanlar Kurulu öncesi Başbakan ve Genelkurmay Başkanı'nı Köşk'e çağırması anlamlıydı. Gül, Demirel gibi 104. maddeye uygun inisiyatif almış oldu.

Yasadışı PKK'nın pazar akşama doğru saatlerde Şırnak'taki bir birliğe saldırarak 13 askeri katletmesi dün Ankara'nın gündemini tamamen etkisi altına aldı. 13 şehidin yol açtığı dehşet sıcakken dün gündüz saatlerinde biri Lice ve diğeri yine Şırnak olmak üzere iki cinayet haberi daha geldi. Türkiye, bayrama şehit cenazeleriyle girecek.
Geçen hafta PKK'nın Beytüşşebap'ta 12 köylüyü öldürmesi ve diğer daha küçük saldırılarla birlikte son hafta içinde katledilen vatandaş sayısı 30'u buldu. Bu, Türkiye'nin ABD Başkanı George Bush'un Başbakan Tayyip Erdoğan'a telefon müdahalesiyle Irak'a girmekten son anda (özel temsilcilik yoluyla sorunu çözme vaadiyle) durdurulduğu 2006 Temmuzu'ndan bu yana, hatta o zamankinden de büyük bir zayiat darbesi.
Bakanlar Kurulu'nun dünkü toplantısında birinci gündem bu oldu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün daha Bakanlar Kurulu başlamadan Başbakan Erdoğan'ı ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı Köşk'e davet etmesi ve terörle mücadelede iplerin en üst düzeyde ele alındığını göstermesi anlamlıydı. Gül, bu açıdan Demirel gibi 104'üncü maddeye uygun inisiyatif almış oldu.
Erdoğan ve bakanları, gelen istihbarat raporlarının ışığında durum değerlendirmesi yaptı. Hükümet cephesinde PKK eylemlerinin yükselişi ve can kaybının artmasıyla, hem uluslararası ilişkilerde hem de iç politikada hareket alanının daralacağı endişesi de var.
Hükümet üyeleri arasında DTP'nin 22 Temmuz seçimleri sonucunda Meclis'te grup kurması ile ele geçen yumuşama fırsatının süratle ve hoyratça heba edilmekte olduğu görüşü yaygın. Dün konuşan DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, PKK'nın öldürdüğü askerleri de içerecek şekilde 'şehit' sözcüğünü kullansa da bu terör eylemini kınamadı. Yine de DTP'nin fiziki şiddet hedefi olmasına engel olmak görevi devletin görevi.
CHP lideri Deniz Baykal dün NTV'de DTP adı vermeden bu duruma dikkat çekti ve İspanya örneğini verdi. AB'nin kilit ülkelerinden İspanya'da pazar akşamı savcılık ayrılıkçı Bask örgütü ile aynı tabanı paylaşan Batasuna partisinin 17 üst düzey yöneticisini tutukladı. Gerekçe, Batasuna'nın 'ETA'nın terörist şiddetini durdurma yanlısı olmaması ve iki örgüt arasında apaçık bir anlayış birliğinin bulunması'.
Baykal öte yandan hükümetin de zaten PKK ile mücadele iradesine güvenmediğini söylüyor.
Örnek olarak, Başbakan Erdoğan'ın saldırıya tepki verirken 'Gelecek ay Bush ile görüşeceğim, o zaman konuşacağım' demesini gösteriyor.
Doğrusu, ABD Başkanı'nın geçen yıl ortaya attığı özel temsilcilik, büyük bir fiyaskoyla fiilen sona erdi. Türk Özel Temsilci Edip Başer'in
Erdoğan tarafından görevden alınması ardından, ABD'li özel temsilci Joseph Ralston da, (tıpkı iki ay öncesinden önce Radikal'in yazdığı gibi) işi bıraktı. Erdoğan, Nev York'tayken Ralston'ı muhatabı Büyükelçi Rafet Akgünay ile görüştürmek isteyen ABD Dışişleri, onun Alaska'daki evine çekildiğini öğrendi. Görüşselerdi ne değişeceği konusunda da derin kuşkular var Türk hükümeti nezdinde.
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin önerisi, en kısa zamanda Irak'a sınır ötesi operasyon düzenlenmesi. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek bu ihtimali yok saymadı dün. Ama gerek hükümet kaynakları, gerek askeri kaynaklar, sınır ötesi operasyonun tek başına bir çözüm olmayacağını sıkça vurguluyorlar.
Orgeneral Büyükanıt daha mayıs ayında, böyle bir harekâtın Türkiye hem peşmerge, hem de ABD birlikleriyle karşı karşıya getirebileceği uyarısında bulunmuştu. Asker sanıldığı ya da sunulmak istendiği gibi derinlemesine bir harekâttan yana değil; Irak tarafında bir güvenlik şeridi oluşturmaktan yana.
PKK eylemi, zamanlama açısından hükümete bir başka zorluk daha getirdi. Türkiye tam ABD Temsilciler Meclisi'nde yarın gündeme alınması beklenen Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin tasarıyı engellemeye çalışırken, yani ABD yönetimine karşı açık pozisyondayken saldırı gerçekleşti.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in 'Sözün bittiği konuyu konuşuyoruz' demesi, artık eyleme geçileceğine işaret ediyor. Bugün Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'na başkanlık edecek Başbakan Erdoğan'ın 'başka yöntemlerden' söz etmesi de anlamlı, ama bir yandan ABD ile ilişkiler, diğer yandan PKK eylemlerinin kamuoyunda hükümetin zafiyeti olarak algılanmaya başlanacak olması, onun hareket alanını da daraltıyor.