Azerbaycan, ABD, Rusya ve AB, Babacan’ın Erivan gezisine dikkat kesildi

Dışişleri Bakanı Babacan, ?Erivan gezisi sadece KEİ Dışişleri Bakanları toplantısı için, Ermenistan?la ilişkilere dair bir sonuç beklenmemeli? dese de ABD, Rusya, bazı AB ülkeleri ve özellikle de son günlerde rahatsız olan Azerbaycan geziyi dikkatle izledi.
Babacan: ?Türkiye, kapsamlı çözüm ve tam normalleşme istiyor. Birini çözüp diğerini erteleyelim demiyoruz. Aynısı Azerbaycan-Ermenistan arasında olmalı.? Bu, her konunun tek pakete bağlı olduğu Kıbrıs sürecini hatırlatıyor." /> Azerbaycan, ABD, Rusya ve AB, Babacan’ın Erivan gezisine dikkat kesildi

Dışişleri Bakanı Babacan, ?Erivan gezisi sadece KEİ Dışişleri Bakanları toplantısı için, Ermenistan?la ilişkilere dair bir sonuç beklenmemeli? dese de ABD, Rusya, bazı AB ülkeleri ve özellikle de son günlerde rahatsız olan Azerbaycan geziyi dikkatle izledi.
Babacan: ?Türkiye, kapsamlı çözüm ve tam normalleşme istiyor. Birini çözüp diğerini erteleyelim demiyoruz. Aynısı Azerbaycan-Ermenistan arasında olmalı.? Bu, her konunun tek pakete bağlı olduğu Kıbrıs sürecini hatırlatıyor." /> Babacan: Ermenistan'la kapsamlı çözüm arıyoruz - MURAT YETKİN - Radikal

Babacan: Ermenistan'la kapsamlı çözüm arıyoruz

Ankara'dan Erivan'a bir buçuk saat süren uçak yolculuğunun son dakikalarında Ağrı Dağı'nı görebilmek için gözlerimiz GAP uçağının sol pencerelerini nafile tarıyor. Ağrı bulutlardan görülemiyor.

ERİVAN - Ankara’dan Erivan’a bir buçuk saat süren uçak yolculuğunun son dakikalarında Ağrı Dağı’nı görebilmek için gözlerimiz GAP uçağının sol pencerelerini nafile tarıyor. Ağrı bulutlardan görülemiyor.
Dışişleri Bakanı Ali Babacan, zaman zaman karşısında oturan Müsteşarı Ertuğrul Apakan’la göz göze gelerek her sözünü tartarak konuşmaya çalışıyor.
Buna göre örneğin Erivan’a Türkiye ile Ermenistan arasında süren görüşmelerin bir parçası değil, Karadeniz Ekonomik İşbirligi (KEİ) dışişleri bakanları toplantısı için gelmişti, bu ziyaretten Ermenistan’la ilişkilerden bir sonuç beklenmemesi gerekiyordu. Örneğin bu ziyaretin yapılabilmesi bile Tokyo’daki Pakistan toplantısına Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın gitmesiyle mümkün olmuştu.
“Siz bu yolculuğa çıkmamış olsaydınız, bunun bambaşka bir anlamı olmayacak mıydı? Şimdi çıkmış olmanızın ‘İlişkiler ilerliyor’ anlamı yok mu?” sorularını ‘O sizin yorumunuz’ gülümsemesiyle geçiştiriyor.
Bakanlığın bu geziyi sıradan bir toplantı katılımı gibi gösterme çabasına karşın yalnız Türkiye’de değil, ABD’den Rusya’ya, bazı Avrupa ülkelerine dek Babacan’ın birkaç saatlik bu Erivan seferi ilgi konusu. Özellikle de Azerbaycan’da ilgi konusu.
Hükümetin bütün iç tartışmalara karşın Erivan’a geldiği gün, muhalefetteki CHP ve MHP temsilcileri Bakü’de Azeri muhalefeti ile bir araya geliyor. Bir Azeri milletvekili heyeti Ankara’da. Azeri hükümeti Erivan’da KEİ dönem başkanlığını Ermenistan’dan devralırken, Azeri Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Ermeni muhatabı Serj Sargisyan ile (7 Mayıs’ta) son bir yıl içinde dördüncü kez bir araya gelme hazırlığındayken Türk siyaseti bu geziyi derinlemesine sorguluyor.
Acaba Babacan Ermenistan’la sınırı açmaya mı gidiyordu? Yukarı Karabağ’ın işgali sürerken Ankara ABD’deki soykırım iddialarının yasallaşmasını önlemek için Ermenistan’a karşı en büyük kozunu elden çıkarıp, üstelik Azerbaycan’ı mı küstürüyordu? Türkiye Ermenistan’la kapıyı kademeli
olarak, mesela haftanın bir günü açıp, sonra Ermenistan’dan gelecek adımlara göre mi hareket edecekti?
Babacan’a göre, “Hayır”, öyle olmayacak.
Peki nasıl olacak? Babacan’ın sözcükleriyle aktaralım:
“Türkiye-Ermenistan ilişkilerine dar çerçeveden değil geniş perspektiften bakıyoruz. Türkiye olarak herkesin kazanacağı çözüm istiyoruz; Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan kazansın istiyoruz.
Türkiye, Ermenistan ile sorunlarda kapsamlı çözüm ve tam normalleşmeden yana. Birini çözelim diğerini sonraya bırakalım demiyoruz. Aynı sürecin Azerbaycan ile Ermenistan arasında da gelişmesini istiyoruz. Azerbaycan-Ermenistan görüşmelerini dikkatle izliyoruz.”
Babacan bunları bir çırpıda söyleyip yine ‘Susuyorsam sebebi var’ çehresini takınıyor.
Babacan’ın tanımı aslında Büyükelçi Apakan’ın uzmanlık alanı olan Kıbrıs’taki müzakere modelini anımsatıyor: Kapsamlı çözüm. Yani her konu tek paket içinde müzakere ediliyor ve her biri üzerinde anlaşma sağlanmadıkça, hiç bir konuda anlaşma sağlanmış sayılmıyor.
Babacan açıkça adını koymasa da çizdiği tablo Kıbrıs modelini anımsatıyor. Sorulduğunda yanıtı belli: Yorum yok.
Ama Dışişleri ekibinin her kademesinde söyleniyor ki, Ermenistan’la görüşmeler ‘ileri bir aşamada’. Nedir o ileri aşama?
Yorum yok! Babacan da, Apakan da görüşmeler üzerinde daha çok Ermeni tarafının istediği gizlilik perdesi aralanırsa, işin büyüsünün kaçacağına inanıyorlar sanki.
Türk Dışişleri Azerbaycan’dan gelen itirazlara anlayışla karşılıyor, özellikle Gürcistan-Rusya krizinden sonra Bakü’nün nasıl bir sıkışmışlık içinde olduğunu görüyorlar. Ama Ermenistan’la görüşmelerin Azerbaycan’la ilgili bölümlerinin Bakü’yle en kısa sürede paylaşıldığı konusunda Ankara’ya haksızlık yapıldığından yakınıyorlar.
Bir örnek ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye
ziyareti sırasında yaşanmış. Türk tarafı Obama’dan Güney Kafkaslardaki ihtilafı bir de Azerbaycan’dan dinlemesinin iyi olacağını söyleyince Obama’nın Türkiye’deyken Bakü’yü, Aliyev’i aramış olması bu örnek. Ankara, Erivan’la sorun çözmeye çalışırken Bakü’yü ihmal etmiyor.
Tabii işin bir de Türkiye açısından çok önemli ABD boyutu var. Ankara iki açıdan değerlendiriyor:
1- Obama 24 Nisan’da nasıl bir konuşma yapacak? Ankara’da ima ettiği üzere 1915 trajedisini ‘soykırım’ olarak niteleyecek mi?
2- Kongre ne yapacak?
Ankara dolayısıyla 24 Nisan’ı yakın izlemeye almış durumda. 24 Nisan öncesi ciddi bir adım atılmasını ne kolaylaştırır? Buna yanıt vermek zor. Türkiye’de kopan fırtınaya karşın
Ermenistan’da 24 Nisan öncesi, sonrası diye bir problem var gibi görünmüyor. Sargisyan’ın ekim ayında Türkiye’de yapılacak maça atıfta bulunması da bunu gösteriyor. Ama Yukarı Karabağ sorunu dikkatleri üzerine çekiyor.
Karabağ nasıl çözülür?
Türkiye’deki yaygın inancın aksine, Karabağ üzerindeki görüşmeler asıl Azerbaycan’la Ermenistan arasında ve Minsk grubu çerçevesinde sürüyor.
Dün Erivan’daki devir teslim basın toplantısı bir anlamda Ermeni Dışişleri Bakanı Edward Nalbandian ve Azeri Dışişleri Bakan Yardımcısı Mamed Guliyev arasında düello niteliğinde geçti; konu Türkiye oldu. Nalbandian ‘Türkiye ile bugün anlaşma mı imzalayacaksınız?’ sorusuna ‘Görüşmeler sürüyor, ama henüz anlaşma yok’ dedi.
Babacan o sırada Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşüyordu. (Lavrov’un bu sabah Moskova’ya uçarak Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in Rusya Cumhurbaşkanı Dimitri Medvedev’le görüşmesine katılacağını hatırlatalım.) Babacan Lavrov’dan Ermenistan’ı Azerbaycan’la Karabağ görü∫melerinde uzlaşmaya teşvik etmesini istedi. (Rus istihbaratının Azerilere Türk-Ermeni görüşmelerini sızdırdığı haberlerine burada pek itibar edilmiyor. ‘Azerbaycan neden buna güvensin?’ sorusuna yanıt yok. Buna dezenformasyon gözüyle bakılıyor. Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği de görüşmeleri tahrip değil teşvik ettiğini ilan etti ki, Türk Dışişleri bunu doğruluyor.) Babacan daha sonra Guliyev ile de görüştü.
Babacan’ın Nalbandian ile ikili bir görüşmesi olmadı, ama Nalbandian, Babacan ve Apakan’ın Ermeni Cumhurbaşkanı Sargisyan ile görüşmesine girdi.
Sargisyan dün Yukarı Karabağ’ın Azerbaycan’a verilmesinin mümkün olmadığını söylemişti. Gelinen noktada Azerilerin çabasının da Karabağ’ın kendisinden çok etrafındaki Ermeni işgalinde bulunan Azeri topraklarının boşaltılması üzerinde yoğunlaştığı anlaşılıyor. Zaten Ermenilerin Karabağ’a Laçin koridoru istemesi bile pazarlığın bu konuda odaklaştığını gösteriyor.
Tabii o konuda asıl kararı Bakü verecek.