Bağdat'tan 'yanlış alarm'

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu dün Irak'ta hükümetin bir an önce kurulması için Erbil'de Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani ile görüştüğü sırada Bağdat'tan 'tarafların anlaştığı' açıklaması geldi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu dün Irak’ta hükümetin bir an önce kurulması için Erbil’de Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani ile görüştüğü sırada Bağdat’tan ‘tarafların anlaştığı’ açıklaması geldi.
Açıklamayı, Başbakan Nuri El Maliki’nin sözcüsü Ali Debbağ, Fransız Haber Ajansı’na (AFP) yapmıştı. Açıklama ilk anda Irak’ta üzerinden sekiz ay kadar geçmiş olmasına karşın kurulamayan hükümetin nihayet kurulabileceği doğrultusunda bir müjde olarak algılandı. Irak’ta bir an önce siyaseten muhatap alınacak bir hükümetin kurulmasını bekleyen pek çok ülke ve kuruluş var; Türkiye ve ABD bunların arasında. Tabii büyük petrol şirketleri de… 

PKK ile mücadele
Çünkü hükümetin kurulmasından hemen sonra ki bu anlaşma Meclis Başkanlığını da içeriyor, ABD’nin Irak’ı işgalinden beri beklenen ‘Hidrokarbon’ yasasının, yani petrol ve gaz kaynaklarının paylaşımı yasasının çıkması umuluyor. ABD, hükümetin kuruluşunu askerlerini tamamen çekmeden önce gözü arkada kalmaması ve özellikle de işgalde kendileriyle işbirliği yaptığı için kuzeydeki Kürtlerin başına bir şey gelmemesini garantiye almak için istiyor.
Türkiye’nin gerekçesi biraz farklı. Görece istikrarlı bir Irak, Türkiye için siyasi ferahlık ve ekonomi alanında yeni imkânlar demek. Ancak kısa dönemde daha önemlisi Irak’taki PKK varlığıyla mücadele.
Başbakan Tayyip Erdoğan bir yandan İmralı’da Abdullah Öcalan’ın dahi bir parçası olduğu yumuşama siyasetini sürdürüyor, diğer yandan kimsenin PKK’nın yeniden saldırması ihtimaline karşı bir şey yapılmadığı izlenimine kimsenin kapılmasını istemiyor.
PKK’nın Irak’taki askeri varlığının etkisi törpülenmeden içerideki yumuşama ortamının sonuç vermeyeceği Ankara’da hakim kanı. ABD de bu konuda Türk hükümetini anladığını söylüyor. Bunun bir işareti olarak da, Türkiye’nin Irak hükümetiyle anlaşması halinde, Türk askerinin Irak sınırının hemen öte yanında güvenlik bölgesi oluşturup sızmaları orada karşılaması dahil önlemlere karşı çıkmayacağının işaretini veriyor. (Radikal, 30 Eylül 2010) Türkiye bu nedenle Irak’ta bir hükümet kurulması için belki de en çok çalışan taraf.
Dolayısıyla dün yapılan açıklama Türk tarafını hem memnun etti hem de şaşırttı; çünkü koşulların henüz anlaşma noktasında olmadığını biliyorlardı. Öyle ki, açıklama sırasında Davutoğlu, Barzani’yle henüz bazı ayrıntıları konuşuyordu. Türk heyeti Bağdat’a geçinceye dek, açıklamanın ‘erken’ bir açıklama olduğu ortaya çıktı. 

Erbil toplantısı kritik
Maliki bir an önce kendisinin başbakan olarak kalacağı bir formülü zorlamak için, “Cumhurbaşkanı Celal Talabani kalsın, Meclis başkanlığını da İyad Allavi’nin Irakiye Partisi’ne verelim” formülünü ortaya atmıştı. Ama ortada ne partilerin hükümetteki ağırlığı vardı, ne görev dağılımı. Örneğin dışişleri, genelkurmay, istihbarat, içişleri ve petrol bakanlığı gibi önemli koltukların kime gideceği belli değildi. Doğrusu, bu ayrıntıların bugün Erbil’de bütün partilerden temsilcilerin katılımıyla yapılacak bir yuvarlak masa toplantısında görüşülmeye başlayacağıydı. Yani, Irak’ta bir hükümet anlaşması çıkacaksa, bugün Erbil’de başlayacak toplantılar sonunda ortaya çıkacak.