Bahçeli, Erdoğan ve MGK'yı Cemaat ile bombaladı

MHP lideri: Cemaat terör örgütüyse AKP buna 10 yıl yardım ve yataklık etmiş demektir. İktidar ve Cemaat paralel iken tek çizgi olduysa Erdoğan'ın hesabını vermesi, MGK'nın da AKP'yi nasıl akladığını anlatması lazım.

Saygı duruşu bittiği anda Zonguldak meydanında toplanan dört bin kadar MHP'li içindeki çoğu genç erkek ve kadın aynı anda sağ kollarını havaya kaldırıp bozkurt işaretiyle İstiklal Marşı'na eşlik etmeye başladı.

Devlet Bahçeli biraz sonra bildik, "Devletin başına devlet gelecek" sloganlarıyla kürsüye çıktığında, sarı baretleriyle ön safa yerleştirilmiş madenciler "Daha çok iş, daha çok üretim" sloganı atıyordu.

Bahçeli yine Bahçeli'ydi, vatanı böldürtmeyecekti ama, kitlesinin ekonomik vaatlere daha çok kulak kesildiğinin de farkındaydı; kısa sürede o da asgari ücretten emeklilere, öğrencilere ekonomik vaatlere çevirdi konuşmasının yönünü.

***

Zonguldak 2011'de Meclis'e 5 vekil gönderdi; 3'ü AK Parti'den, 2'si CHP'den.

Geçenlerde Zonguldak'a giden Kemal Kılıçdaroğlu bu oranı CHP lehine 3-2 yapmaya çalışıyor.

Bahçeli ise bu defa en az 1 vekil almaya çalışıyor. Başbakan yardımcısı olduğu üçlü koalisyonda ANAP'tan Enerji Bakanı olan Zeki Çakan, şimdi MHP Zonguldak birinci sıra adayı.

Seçilirse, MHP oyu CHP'den çalıp 3-1-1 mi olacak denge, yoksa 2-2-1 mi? 7 Haziran seçiminde göreceğiz.

***

Bir sonraki durak Bartın. MHP 2011'de milletvekili çıkaramamış, ama 2014'de belediyeyi kazanmış, Cemal Akın.

Diyor ki, Bahçeli gelmeden önce HDP bürosu açılacakmış, HDP'lilere söylemiş, anlayış göstermişler, ama açılış günü şehirde HDP'li olarak da tanınmayan birileri gelip ortalığı karıştırmak istemiş.

Akın, "AK Gençler diye bir grup varmış iddiası var, ama provokasyona gelmedik" diyor.

Bartın'ın iki vekilden birisini MHP mi alacak, CHP mi? Göreceğiz.

***

Son durak Karabük, oranın da belediyesi MHP'den, ama iki milletvekili de AK Parti'den.

İşin tuhafı Rafet Vergili, belediyeyi yüzde 52 ile kazanmış, ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan'a yüzde 64 destek çıkmış; mesela MHP adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na yüzde 52 çıkmamış.

Vergili'nin ifadesiyle Türkiye'nin en büyük taşıta kapalı kent meydanında toplanan canlı ve Bahçeli'yi can kulağıyla dinleyen, evden çoluk çocuk gelmiş bir kitle vardı.

Ama Cumhurbaşkanlığı seçimi sonucu orada, MHP iki sandalyeden birisini kapabilecek mi? Onu da göreceğiz.

***

Şehirden şehire molalarda Bahçeli'yle ayrıntılı konuşma imkanı bulduk.

Önce en merak edilen iki soruyu sordum.

***

1- HDP barajı geçer ve AK Parti'nin Meclis'teki sayısı tek başına anayasayı değiştirecek çoğunluğa erişemez ise, MHP Erdoğan'ın istediği türden bir başkanlığa destek verir mi?

Cevap: "MHP de yeni bir anayasa istiyor, ama Erdoğan yeni bir rejim istiyor. Başkanlık sistemini uygun bulmuyoruz. Anayasa değişikliğini demokratik parlamenter rejimi güçlendirmek için istiyoruz. Başkanlık sistemine, Erdoğan'ın başkanlığına destek olmamız mümkün değil."

***

2- Daha çok AK Parti mahfillerinden yayıldığı üzere, ola ki AK Parti tek başına hükümet kuramazsa, MHP'li bir koalisyon kurulur mu?

Cevap: "Türkiye uzun yıllar koalisyonla yönetildi. Ama koalisyonlar ne uzun süreli oldu, ne de toplumun taleplerini yerine getirebildi. Koalisyon uygulamaları Türkiye'de başarısız olmuştur. Biz tek başına iktidar olma hevesiyle seçime gidiyoruz. Koalisyon düşünmüyoruz."

***

MHP lideri anket de yaptırmıyor, partisini 16-18 aralığında gösteren anketlere itibar da etmiyor.

Ama şu önemli iddiada bulunuyor: "Son 10 gün içinde çok önemli şeyler olmadığı takdirde AKP iktidarının düşeceği kanaatindeyim."

Peki ne olabilir son 10 gün içinde? "AKP'nin iktidarda kalmak için herşeyi yapabileceği endişesi var."

***

Bahçeli de HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş gibi Erdoğan ve Davutoğlu'na "AKP eşbaşkanları" diye başlıyor; "Aralarında bir görev bölüşümü var. Erdoğan başkanlıktan, Davutoğlu seçimden bahsediyor. Kazanırlarsa ödül Erdoğan'ın olacak, kaybederlerse bedeli Davutoğlu ödeyecek; bedel-ödül ilişkisi."

***

Ve konuyu MGK'da alınan son karara, AK Parti-Cemaat ilişkisine getiriyor. Bombardıman da o zaman başlıyor asıl:

*"MGK paralel tehdidi kabul etti. Bu paralel kavramıyla ve kastedildiğinin açıklanması lazım geliyor. Eğer bunu bir Cemaat'in faaliyeti olarak kabul ediyorsanız, o zaman bu Cemaat'le 10 yıllık beraberliğinizi de kabul etmeniz gerekiyor."

*"Aslında iktidar ve cemaat paralel idi. Eğer Fethullah Gülen Cemaati bir terör hareketiyse iktidar ona 10 yıldır yardım ve yataklık etmiş sayılmaz mı; onlar nasıl hesap verecek? Recep Tayyip Erdoğan'ın bu 10 yılın hesabını açıklaması lazım."

*"Bu 10 yılın bütün sorumluluğunu kim taşıyacak? İktidar ve Cemaat paralel iken şimdi tek çizgi olduysa, MGK şimdi AKP'yi bu ilişkiden nasıl akladığını bana, hepimize anlatması lazım."

***

Bahçeli doğrusu ağır konuşuyor, Erdoğan'ın başkanlık sistemine destek ve koalisyon iddialarını reddettiği gibi, AK Parti iktidarlarının Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkisinde Erdoğan ve MGK'yı itham eden bir tutum geliştiriyor.

Seçimlere üç hafta kala yeni bir tartışma boyutu açılmış oluyor.