Bahçeli konuştu, Yılmaz seçildi, CHP çok kızgın

Bahçeli çıkışıyla CHP'yi ters köşeye yatırdı, İsmet Yılmaz Meclis Başkanı seçildi, Davutoğlu koalisyon görüşmeleri öncesinde elini güçlendirdi. CHP'de "Üçüncü MC" endişesi var.

Aslında Devlet Bahçeli'nin bir gün önceki "HDP destek açıklarsa Deniz Baykal'a oy vermeyiz" açıklamasından az çok belli olmuştu.

Ama dün sabah MHP Meclis Grubu'na hitabıyla kesinleşti.

AK Parti'nin sandalye çoğunluğu nedeniyle İsmet Yılmaz başından beri favori idi ama, Bahçeli'nin konuşmasından sonra artık Baykal'ın seçilmesi mucizelere kalmıştı.

Nitekim son turda HDP'den 50 küsur vekilin Baykal'a vermesi Yılmaz'ın AK Parti Grubu'nun eksiksiz 258 oyuna yetişemedi.

***

Yılmaz kısa teşekkür konuşmasında olumlu mesajlar verdi.

İlk Meclis Başkanı Atatürk'ü andı, Meclis'in "konuşmanın yeri" olduğunu göstermek gerektiğini söyledi, ilk görevinin yeni bir Anayasa olduğunu vurguladı ve burada kuvvetler ayrılığı ilkesinin önemini öne çıkardı.

Nitekim CHP sözcüsü Haluk Koç, Yılmaz'ın konuşmasını olumladı ve Başkanın yerine getirmesini diledi.

***

Ama Koç, MHP'ye ve Bahçeli'yi yerden yere vurdu.

Bahçeli Meclis Başkanlığı'nı AK Parti'ye hediye etmişti.

Demek ki Bahçeli AK Parti ile koalisyon peşinde idi, ağır suçlama ve sitemle hayırlı olsun dedi.

***

Doğrusu Kılıçdaroğlu'nun daha on gün kadar önce CHP ile koalisyonun başbakanı olmasını önerdiği da aynı Bahçeli idi.

Aslında Bahçeli çizgisini değiştirmemişti ve daha 7 Haziran'da seçim gecesi yaptığı kestirip atma konuşmasından bu yana CHP ile üstelik HDP destekli bir koalisyona girmeyeceği belli idi.

CHP'nin bunu anlaması uzun sürdü, bu süreçte MHP'nin peşinden nafile koşarak kendisini yıprattı, beklentisi büyük olduğu için hayal kırıklığı da büyük oldu.

***

Yılmaz seçildi, ama aslında kazanan Başbakan Ahmet Davutoğlu oldu.

7 Haziran seçimlerinde tek başına hükümet kurma çoğunluğunu kaybeden AK Parti için bu sonuçla yaralarını sarmaya başladı.

Aynı zamanda bu sonuç Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın haftaya görev vermesiyle başlayacak koalisyon görüşmeleri için de AK Parti grubunun moralini yükseltti.

***

Davutoğlu'nun şimdi erken seçimlerden çok bir koalisyon hükümeti kurmaya yoğunlaşması beklenmeli.

Ağustos sonu için planlanan AK Parti kongresine bir de hükümet kurmayı başarmış başbakan olarak girmek isteyecektir.

Böylelikle seçimdeki kayba karşın, devletin ilk üç plakası, Cumhurbaşkanlığı, Meclis Başkanlığı ve Başbakanlık AK Parti'den çıkmış olacaktır.

***

CHP bu durumu AK Parti-MHP koalisyonu olarak yorumlamakta haksız değil.

Devletin ilk üç kırmızı plakasının AK Parti'de kalması koalisyon görüşmelerinde CHP'nin elini zayıflatacaktır; mesela çok önem verdiği dış politika konusunda, kamu atamaları konusunda istediklerini almasını zorlaştıracaktır.

CHP bu durumda AK Parti icraatına ortak olmaktansa muhalefette kalmayı tercih edebilir.

***

Evet, Meclis Başkanlık seçimi ile koalisyon görüşmelerinin resmi ilintisi bulunmamaktadır.

Ancak seçim sürecini sonuna doğru CHP ve MHP arasında ortaya çıkan sertleşme, an azından CHP'nin dün akşamki kızgınlığı dikkate alındığında bir AK Parti-CHP koalisyonu ihtimalini oldukça zorlaştırmış görünmektedir.

***

Öte yandan bir AK Parti-MHP koalisyonu kurulmak için Bahçeli'nin "çözülme" süreci dediği Kürt çözüm sürecine son verilmesi, "Ver Bilal'i al iktidarı" gibi söylemleri aşmak zorundadır.

Kurulabilirse böyle bir koalisyonun (karşı cephede CHP ve HDP'nin olmak üzere) 1970'lerdeki sağ-sol kutuplaşmasını hatırlatır bir tür Üçüncü Milliyetçi Cephe (MC) dönemine dönüşmemesi gerekmektedir.

Belki de buna önlem olarak hemen olmasa da kısa sürede seçime gitmek düşünülecektir.

***

Ortaya çıkan tablo, daha önce Baykal ve meclis seçimi sonrası görevlendirme hamleleriyle siyasetin akışına yön veren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni bir hamle yapmasına müsait görüntü vermektedir.