Bakan Güler anlattı: Asıl operasyon enerji alanında

Enerji Bakanı Güler, İsrail Enerji Bakanı Eliyezer'le görüşmesini anlattı: "Irak'la ilişkilerin bugün değil, yarınına bakıyoruz. Irak gazı Nabucco üstünden Avrupa'ya gidebilir."

Enerji Bakanı Hilmi Güler, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Kazakistan seyahatinden yeni Ankara'ya dönmüştü. Bir telefon aldı. Aynı tarihlerde Kazakistan'da görüşmeler yapan İsrail Enerji Bakanı Fuad Ben Eliyezer, Türkiye üzerinden İsrail'e dönüyordu ve müsait ise İstanbul'da görüşmek istiyordu.
Güler, 17 Aralık Pazartesi sabah uçağıyla İstanbul'a gitti. Havaalanı yakınlarındaki bir lokantada hem yemek yediler, hem konuştular. Kazak Başbakanı Kerim Massimov ile görüşmeden dönen İsrailli bakan, Samsun-Ceyhan hattı başta olmak üzere Türkiye ile enerji işbirliğini bir an önce hayata geçirmek istediklerini söylüyordu. Rusların, Hazar Denizi'nin doğu kıyısı boyunca Türkmen ve Kazaklarla imzaladığı doğal gaz boru hattı anlaşması buna engel olmamalıydı. Rus, Kazak, Azeri petrol ve doğalgazını Uzakdoğu'da Hindistan ve Çin pazarına İsrail üzerinden aktaracak yeni bir rota açılmasının yolu Türkiye idi.
Güler, İsrailli ve Hintli meslektaşıyla zaten bu amaçla ccak ya da şubat aylarında, ya sembolik olarak Ceyhan ya da pratik olarak İstanbul'da bir görüşme planlıyordu. Ama İsrail'den gelen ısrar, en azından projenin finansmanı ve hattının içinin doldurulması konusundaki muhtemel sıkıntıların azalacağına işaretti.
Dün Enerji Bakanı Güler ile yaptığımız telefon görüşmesinde şu an mutfakta pişmekte olan projelerin Rusya-İsrail boyutunu aştığı ve kamuoyu açısından yeni özellikler kazanmaya başladığı ortaya çıktı.
"Bölgemizde şartlar hızla değişiyor" diye söze başladı ve şöyle sürdürdü: "Samsun-Ceyhan'ı İsraille bir proje değil, bölgesel bir kalkınma ve barış projesi olarak görmek daha doğru. Dengeler giderek yerine oturuyor, ama şartlar hızla değişiyor. Putin'in yeni stratejisi belli olmak üzere ABD ile ilginç işbirliği boyutları ortaya çıkıyor. İran ile görüşmelere ilaveten, özellikle Irak'taki muhtemel oyuncularla, ki buna firmalar dahil, yoğun görüşmelerimiz sürüyor. Türkiye enerji oyununda seyirci olmaktan çıkıp oyuncu haline geliyor. Enerji alanındaki etkinliğimiz giderek artacak."

Rusya, Nabucco'yu bitirdi mi?
Bakanın çizdiği bu tabloda sorulması gereken sorular var. Hazar havzasından Orta Avrupa'ya gaz iletmek üzere tasarlanan Nabucco boru hattı için, Azeri ve Kazak gazının yanı sıra Türkmen gazı öneriliyordu. Türkmen gazı, Amerikalıların önerdiği şekilde Hazar Denizi'ni aşarak hatta pompalanacaktı. Oysa Rusya'nın Hazar doğusu boyunca hat inşa etmek üzere Türkmen ve Kazaklarla yaptığı anlaşma ve bu anlaşmayla gaz fiyatını yükseltmesi bu durumu değiştirdi.
Güler, bu projenin Nabucco'yu bitirmeyeceğine çünkü yeni alternatiflerin ortaya çıktığına işaret ediyor:
"Nabucco için sadece Azeri gazı yok ki elde. Zaten başka mevcut kaynaklar var. Ama Irak gazının Nabucco'ya bağlanması için çalışmalarınız devam ediyor. Bu çalışmaları da kimseye bir tepki olarak yapmıyoruz. Biz kendi işimize bakıyoruz. Ne yaptığımızı biliyoruz. referanslarımız, fizibilitemiz farklı. Ama şunu söyleyeyim Irak'la başta enerji olmak üzere ilişkilerimizin artmasını öngörüyoruz."

Irak'ta enerji operasyonu
Ankara'nın Irak'a bakışının, kuzeydeki PKK varlığına karşı ABD ile işbirliği içinde sürmekte olan askeri harekâtla sınırlı olmadığını ve neden son MGK bildirisinde İstanbul'daki Irak'a Komşu Ülkeler Zirvesi'ndeki siyasi ve coğrafi birlik ilkesine özel vurgu yapıldığını Güler'in şu cümlelerinden anlamak mümkün: "Diplomatik ataklarımızın merkezinde enerji diplomasisi var. Modellememizi, şu anki istikrarsızlık durumu üzerine değil, yakında ortaya çıkacak, çıkması için Türkiye'nin aktif çaba harcadığı daha istikrarlı dönem üzerine kuruyoruz. Irak'taki son gelişmeler, izlenen önleyici diplomasi, Irak'la işbirliğimizi de, Irak'taki etkimizi de artıracak. Bölgenin rahatlaması, bizim de rahatlamamız demek. Ortak düşmanlarımız (Bu deyimin ABD Başkanı Bush ve Başbakan Tayyip Erdoğan için PKK'ya karşı kullanıldığına dikkat çekmek lazım, yaygınlaştığı görülüyor-MY) ortadan kalkınca, sıra kalkınma projelerine gelecek.
'Kalkınma projeleri söz konusu olduğunda bu bölgede en avantajlı ülke Türkiye. Bunu zaten görenler vardı, şimdi diğerleri de görüyor. Irak'ta özellikle de kuzeyde petrol ve doğalgazın altyapısı bakımından coğrafyayı en iyi bilen biziz. Bölgede Türkiye'ye de, Türk Petrolleri'ne de çok iş düşeceğini umuyoruz. Çünkü Irak'la ilişkilerin bugününe değil, yarınına bakıyoruz."