Balbay çıktı ama

Balbay'ın tahliyesinin yargı ve siyaset sonuçları olabilir. İş yeni anayasa sürecinin canlanmasına dek varabilir.
Balbay çıktı ama

Üç soru var.

1- Gazeteci meslektaşımız Mustafa Balbay 4 yıl 277 gün sonra 9 Aralık’ta nihayet çıktı, ama nasıl çıktı?

2- Balbay’ın çıkmasıyla adalet yerine geldi mi? Bu karar aslında yargılamaları zayıflatmıyor mu? Ya da aynı koşullara sahip ve milletvekili olmayanlar için geçerli mi?

3- Bu gelişmelerin siyasetteki yansımaları ne olacak?

İlk sorudan başlayalım. Balbay’ın çıkmasını sağlayan birkaç unsur var, sıralayalım:

Yasal zemin: Anayasa Mahkemesi’nin 4 Aralık 2013’te aldığı karar, tahliyenin en önemli yasal zeminidir. Bu karar Balbay’ın bireysel başvuru hakkını kullanmasıyla mümkün olmuştur. AYM Başkanı Haşim Kılıç, bu süreçte defalarca karşı çıktığı uzun tutukluluk süresi hukuksuzluğu karşısında önüne gelen tutarlılık fırsatını doğru yönde değerlendirmiştir.

Kamuoyu oluşumu: Balbay’a sahip çıkılmıştır. Ailesi bir yana, okurları, meslektaşları ona sahip çıktı, gündemden düşürmedi. Ama bu süreçte özgül ağırlığı en yüksek destek CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi. Kılıçdaroğlu’nun Balbay’a sahip çıkması, milletvekili listesine dahil etmesi, sonra peşini bırakmaması sonuçta rol oynadı. (Kılıçdaroğlu hapisteki diğer CHP milletvekilleri Sinan Aygün ve Mehmet Haberal’a da aynı sebatı gösterdi.)

Yasal konum: Balbay’ın milletvekili seçilmiş olması, ona tutuklanıp yargılanmaya başladığında bulunmayan bazı ek anayasal haklar getirmiştir. Nitekim bu haklar, daha önce yalnız AYM Başkanı Kılıç tarafından değil, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafından da vurgulanmıştır. Milletvekili seçilmiş olması, Balbay’ın önceki gün Meclis’te yemin ederek dokunulmazlık haklarını elde etmesinde önemli etken olmuştur.

İkinci sorunun cevapları aslında birinci sorununkilerle bağlantılı...
Emsal oluyor: Gerek AK Parti’den gerek MHP ve İP çevrelerinden gelen KCK davasından yargılanan 5 seçilmiş BDP milletvekili, Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, İbrahim Ayhan, Gülser Yıldırım ve Kemal Aktaş’ın, Balbay kararından yararlanamayacağı itirazları var. Gerekçe olarak da Balbay’ın başvurusunun bireysel olduğunu gösteriyorlar. Oysa durum, Çiçek’in yorumundan da anlaşılacağı üzere, aynı görünüyor. Öte yandan, bir yandan Kürt diyalog sürecinin devamı, BDP vekillerinin durumunu siyaseten güçlendiriyor.
Milletvekili olmayanlar: İlk günden bu yana sorulan soru, milletvekili olmayan benzeri durumdaki mahkûmların, mesela 75 yaşını içeride karşılayan Yalçın Küçük’ün durumunun ne olacağıdır. Ciddi sağlık sorunları bulunan Fatih Hilmioğlu’nun ya da sürmekte olan ‘Belgeler sahteydi’ tartışmaları gölgesinde İlker Başbuğ’un durumu ne olacaktır? Ergenekon davasında milletvekili olmayan diğer siyasi parti başkanları, örneğin Doğu Perinçek ve Tuncay Özkan için AYM kararı emsal olacak mıdır? MHP lideri Devlet Bahçeli’nin PKK affı tereddütlerine rağmen Balyoz hükümlüsü seçilmiş milletvekili Engin Alan, karar Yargıtay’da onanmasına karşın başvuru yapmıştır; o ne olacaktır?

Gelelim üçüncü sorunun cevaplarına: Bu gelişmelerin ne gibi siyasi sonuçları olabilir?
Yönetimde farklı sesler: Balbay ve cezaevindeki diğer vekillerin serbest kalıp Meclis görevlerine başlamasını isteyen muhalefete Başbakan Tayyip Erdoğan baştan itibaren karşı çıktı. Gül, Kılıç, Çiçek ise baştan beri uzun tutukluluk ve yargı usulsüzlüklerini vurguladı. Parti Meclis grubunda da genel bir sessizlik hali var. Bu durum AK Parti’ye yakın gazetelerde kendisini gösteriyor. İki ayrı uçta, Balbay’ın tahliyesini 12 Eylül 2010 referandumuyla gelen demokratik kazanım olarak büyüten Star ile ‘Bal gibi üstünler hukuku’ manşetini, tahliyenin arkasında Fethullah Gülen’in Hizmet cemaatini gören karikatürle büyüten Akit bulunuyor.

Kürt diyaloğuna yansımaları: BDP’li vekillerin serbest kalmasının, hükümetin Kürt sorununa siyasi çözüm hedefli girişiminde atmosferi yumuşatıcı etkisi olabilir. İşin Abdullah Öcalan’ın çıkmasına dek gideceğine dair bir işaret henüz olmasa da konu şimdiden kamuoyunun tartışma dağarcığına girdi.

Anayasa sürecine yansımaları: Milletvekillerinin serbest kalması, AK Parti’nin başkanlık sistemi başvurusunu geri çekmesiyle birlikte CHP’nin üzerinde anlaşma bulunan 60 maddedeki değişiklik için AK Parti’yle işbirliğinin şartıydı. Hatta Kılıçdaroğlu, bu durumda 60 maddenin de ötesine geçilebileceğini söylemişti. Şimdi vekiller şartı yerine geldi. Hükümetin cemaatle yaşadığı sorunun cevabı cumhurbaşkanlık sistemi değişmeyecek yeni anayasada bulunabilir. TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz’ın “Bu kadar çaba boşa gitmesin” çağrısına da cevap olacak şekilde yeni anayasa çalışmasının Balbay vesilesiyle canlanabileceği ihtimalini de ciddiye almak gerekiyor.