Batı cephesinden de iyi haber yok

AB Konseyi'nin toplanacağı Brüksel'den iyi haber bekleniyordu. Ama olmadı...

Dün en sert rüzgârlar kuzeyden esti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yıl sonu basın toplantısında uçağın düşürülmesi nedeniyle Türkiye’ye, ama Türkiye’den de çok Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a esti gürledi.

Hatta bir ara “Uçağımızı düşürünce Suriye’den gitmemizi mi bekliyorlardı. S-400’leri getirdik, Suriye hava sahasına girsinler de görelim” gibilerinden meydan okudu.

Mevcut koşullarda ilişkilerde düzelme beklemeyin, dedi.

***

Güney cephesi yine karışıktı.

Türkiye’nin Musul yakınlarındaki Başika askeri eğitim kampındaki askerlerin “bir kısmını” Irak’ın isteği üzerine 15 Aralık’ta geri çekmesi ardından, kamp 16 Aralık’ta IŞİD saldırısına uğramış, dört asker yaralanmıştı.

Bu saldırıdan sonra Irak Başbakanı Haydar el-İbadi ile telefonda konuşan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın da Irak’ta “anlaşma sağlananlar dışında” Türk askeri kalmamasından yana olduğu anlaşılıyor, Beyaz Saray’ın yayınladığı tutanaklardan.

***

İşin ilginç yanı, ABD ve Rusya’nın Suriye ve IŞİD konusunda, Rus uçağının düşürülmesinden sonra giderek yakınlaştıkları gözleniyor.

Dün İçişleri Bakanı Efkan Ala şimdiye dek 33 bin 700 IŞİD şüphelisinin sınırlardan geri çevrildiğini 2.800 kadarının tutuklandığını söylüyordu ama her iki ülke de, Türkiye’nin Suriye’ye geçit yapmak istediği o 98 km’lik bölümün kapatılması konusunda baskıyı artırıyor.

ABD ve Rusya’nın işbirliğinin bir somut ürünü de dün akşam BM Güvenlik Konseyi üyelerinin, ilk defa maliye bakanları düzeyinde IŞİD’in mali kaynaklarının kesilmesi konusunda toplanması oldu.

Bu toplantının 910 km sınır dolayısıyla Türkiye’ye de yansımaları olacaktır.

***

Doğu cephesi zaten haftalardır kötü.

Diyarbakır, Cizre, Silopi sokaklarından tank fotoğrafları yayınlandı dün.

Askeri yetkililer 25 PKK militanının öldürüldüğünü duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan PKK hendekleri ortadan kalkana dek mücadelenin süreceğini ilan etti dün Mevlana törenleri için gittiği Konya’da.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise Konya’ya gitti ama artık AK Parti toplantılarına çevrildiği gerekçesiyle Şeb-i Aruz’a kalmadı; onun yerine 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarının unutulmadığını söyledi.

Can Dündar da Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasından beraat ettiği duruşmanın 17 Aralık’ta yapılmasına dikkat çekti, millete küfredenlerin değil, gazetecilerin yargılandığını söyledi ve Erdem Gül’ün yan hücresine döndü.

***

Bir iyi haber umudu Batı cephesinden, AB Konseyi’nin toplanacağı Brüksel’den bekleniyordu.

Suriyeli mültecilerin geçtiğimiz yaz AB kapılarına dayanması sonucu Türkiye yeniden hatırlanmıştı.

Türkiye’nin öne sürdüğü koşullar arasında (eskiden olduğu gibi) AB Konsey toplantılarına “aday üye” sıfatıyla katılmak da vardı.

Başbakan Davutoğlu’nun dünkü Brüksel seyahati birkaç gün öncesine dek 17 Aralık Konsey toplantısına davet olarak umuluyordu.

***

Son gün öyle olmayıp aslında dönem başkanı Avusturya’nın sekiz ülkeden oluşan (göçmenler konusunda) “fikirdaş” ülkeler toplantısına katılacağı anlaşıldı.

Avusturya o toplantıyı konsey binasında değil, kendi temsilciliğinde yaptı.

Daha AB liderleri konsey toplantısına geçmeden önce Davutoğlu’nun AB temasları bitmişti; zaten o da Mevlana’yı anmak için Şeb-i Arus’a yetişmek istiyordu, Konya’ya yola çıktı.

Diyoruz ya, Batı cephesinden de beklenen iyi haber gelmedi dün.