Baykal: Bu işte yol arkadaşı olmayız

*CHP lideri Deniz Baykal, 'Ayağına gideriz' diyen Erdoğan'a, 'Dostluk başka memleket meselesi başka. Bu işte yol arkadaşın değiliz' yanıtını verdi</br> *Baykal, 'Etnik ayrışmayı teşvik ederek terörü önleyemezsiniz. Kürt kökenli insanların çoğu bu işten rahatsız, ama 'çek elini' demeye korkuyor' dedi
Baykal: Bu işte yol arkadaşı olmayız

Baykal: DTP ‘Apo’ diyor. Apo’yu siyasi figür yaptınız.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kürt açılımını anlatmak için randevu talebine cevap vermemesi üzerine ‘Gelmezse biz gideriz’ demesi CHP lideri Deniz Baykal’ı yumuşatmadı.
Hükümeti ‘etnik ayrışmayı teşvik ederek terörü önlemeye çalışmakla’ suçlayan Baykal, Erdoğan’a hitaben ‘Bu yol yanlış. Biz bu yolda yol arkadaşı olmayacağız. Etrafında başka yol arkadaşları var. Biz yokuz. Sana iyi yolculuklar. Ama bu yoldan en kısa zamanda dönmeni de tavsiye ederim’ dedi.
Baykal, dün İzmir-Aydın programı sırasında yaptığımız telefon konuşmasında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ‘Gerekirse elini öperiz’ ve Başbakan Erdoğan’ın ‘Gelmezse biz gideriz’ sözlerini hatırlatınca da şu yorumu yaptı: “Bak, 30 Ağustos’ta karşılaştık, selamlaştık, konuştuk. Bu küslük işi değil. Arkadaşlık, dostluk, selamlaşma, bayramlaşma ayrı... Çok önemli bir memleket meselesi var ortada. ‘Elini öperiz, bayramda geliriz’ laflarıyla suç ortağı arıyorlar. Selamlaşırız da, bayramlaşırız da, ama bu önemli bir memleket meselesi. Biz bu yolculukta yokuz.”
Baykal, hükümetin Kürt açılımına destek vermeme nedenlerini şöyle açıkladı:

* “Hükümet Türkiye’yi etnik kimlik baskısı altına alıyor. Bu çalışma daha şimdiden Türkiye’yi kimlik baskısı altına aldı. Oysa Kürt kökenli vatandaşların çoğunun ulusal kimlik içinde yer almaktan bir şikâyeti, bir sorunu yok. Kürt kökenli vatandaşlarımızın ezici çoğunluğu, huzur, barış içinde yaşama kararındadır. Kürt kökenli insanların çoğu bundan tedirgin, ama ‘Çek elini’ diyemiyor, korkuyor.”

* “Hükümet bu insanları yok sayarak, bu insanları Türkiye’de ayrıştırmayı amaçlayan dar grupları, bu insanların sözcüsüymüş gibi kabul ediyor. O talepleri karşılayıp terörü engelleyebileceği yanlışı içindedir. Sınırlı bir çevreyi, etnik ayrışma yanlısı bir çevreyi muhatap alıp çoğunluğu rahatsız ediyorlar. Farkındalar, ya da değiller, ama yanlış yapıyorlar. ”

* “Bunun demokratikleşmeyle bir alakası yok. Terörü, etnik ayrışmayı teşvik ederek önleyemezsiniz, terörü teşvik edersiniz. Onlarla pazarlık edersin, istediğinin bir kısmını alır, bir yıl susar, sonra biraz daha fazlasını isteyerek gelir karşına. Amacı belli çünkü.”

* “İşte, İmralı’dan bir plan açıklandı. Nerede? İmralı’dan açıklanan planı örtbas ederek neyi gizleyebilirsiniz? İmralı’da kâğıdı aldınız. Kâğıt elinizde. Ne istendiğini biliyorsunuz. Neden açıklayamıyorsunuz?” 

* “İstediği kadar ‘Muhatap almam’ desin. İstediği kadar teklifleri kamuoyundan saklasınlar. İş geliyor, ‘Öcalan ne diyorsa, odur’ noktasına. Onlar öyle diyor da Kürt kökenli vatandaşlarımız öyle mi diyor? Milyonlarca Kürt kökenli vatandaş kan dökmek mi istiyor? Kesinlikle hayır. Hükümet niye onları muhatap alıyor, niye o tuzağa düşüyor?”

* “Bu çalışmayla Apo siyasi figür haline geldi. DTP, ‘muhatap ben değilim, muhatap Apo’ diyor. Doğrudan İmralı ile görüşülmesi isteniyor. Artık yapılan, yapılacak her şeyin sorumlusu neredeyse PKK haline geliyor; ‘O yaptı, o yaptırdı’ olacak. Kime alet oluyorsun?”

* “Size bu yolculuğunuzda en kısa zamanda durum değerlendirmesi yapıp, tekrar kendinize yeni bir yol haritası çizmenizi tavsiye ediyorum.  Az önce İzmir’de havaalanında da söyledim. İmralı’dan gelen yol haritası değil, size Anadolu’da Kürt kökenli insanların  ezici çoğunluğunun da dâhil olduğu, milyonlarca insanımızın arzu ettiği istikamette bir yol haritası içine ken dinizi sokmanızı tavsiye ederim”
Özetle, Baykal ‘Biz yokuz’ diyor Erdoğan’a. Bu işte AK Parti’yi DTP ile baş başa bırakma eğiliminde. Bu koşullar altında, başkaca, bilmediğimiz bir çalışma yoksa eğer Erdoğan, Baykal’ı ziyaret etse ne olacak? En fazla gazetelerde ‘Ayaklarına kadar gittik, bu millet affetmez’ gibilerinden başlıklarla verilecek haber konusu çıkacak. Sonuç çıkacak gibi görünmüyor. Karargâhta yapılan hata, cephede kendisini gösteriyor. Hükümet başta yapması gerekeni, sular bulanmaya başladığında yapmaya kalkınca, girişimi haklı, ya da haksız ‘suç ortağı arıyor’ damgasını yiyor.

Gül’den açıklama bekliyor
Baykal’ın bir diğer ‘açılım’ konusunda, ‘Ermenistan ile normalleşme protokolü’nün açıklanması konusunda da Başbakan Erdoğan’a Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yönelik sözleri var. Şöyle:

* “Bu protokol 2 Nisan’da imzalandı. Barack Obama ondan sonra Türkiye’ye geldi.  Abdullah Gül acaba Obama ile görüşmesinde Ermenistan ile imzalanan protokoller konusunda bir değerlendirme yaptı mı, yapmadı mı?”

* (‘Bu yönde bir bilginiz mi var?’ sorusu üzerine) “Öğrenmek istiyorum. Nisanda imzalanmış. Şimdi açıklanıyor. Yazılı metinde yok, ama Amerikalılar bu bekleyiş içinde.  Kongre’de yapılan değerlendirmelerde var. Cumhurbaşkanı, herhalde Obama ile ‘Böyle bir şey yok’ ya da ‘var’ diye bir açıklama yapacaktır.”

* “Başbakan sonra Azerbaycan’a gitti, Karabağ’da işgal bitene kadar diye açıklama yaptı. Sonra daha zayıf ifade etti, işgal edilen yerlerden ayrılmaya bağladı. Bana göre bu işi ayarlayan Obama. ABD, İsviçre’de bu görüşmeleri yaptırdı. O İsviçre ki, ‘Soykırım yapılmadı’ demek suç. Acaba kamuoyunun o andaki tepkisi nedeniyle mi o zaman açıklama yapılmadı? Cumhurbaşkanı Gül’den bir açıklama bekliyorum.”