Baykal Erdoğan'a tepkili, Bahçeli'ye kızgın

CHP lideri Baykal'a göre Köşk için uzlaşma şansı MHP lideri Bahçeli yüzünden kaçırıldı...

CHP lideri Deniz Baykal, Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı seçtirmemek için yalnız kaldığı saptamasını adeta duymak bile istemiyor. Bunun Meclis'teki bir durumu anlattığı izahını dahi kabul etmiyor. Dün talafonda, "Yaptığımız iş hem doğru, hem demokrasinn, demokatik sınırların içinde" derken, Meclis aritmetiği karşısında Gül'ün seçilmesini engellemesinin imkânsız olduğunu bilse de, direnişinin "demokrasinin
doğru işletilmesini amaçladığını" savunuyor.
Baykal'a göre Gül, "Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerine, laikliğe karşı görüşlerini defalarca dile getirmiş, bunu öyle çok eskilerde, gençlik yıllarında değil, daha dün yapmış, 40 yaşını geçtikten sonra bunları söylemiş biri olarak, bu söyledikleriyle kamuoyu önünde hesaplaşmadan devletin zirvesine çıkmamalıdır. Bu dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Söyledikleri dolayısıyla bir özür dilememiş, hatta bir izah getirmemiştir."
CHP, Gül'ü rejim açısından o kadar tehlike görüyor, seçilmesine o kadar karşı ki, yalnızca (Gül 28 Ağustos'ta beklendiği üzere seçilirse) yemin törenine katılmamakla kalmayacak, Gül'ün evsahipliğinde yapılırsa 29 Ekim Köşk davetini protesto edecek.
CHP'yi dikkate alırsa
Peki ne zamana kadar? Bütün bu olanlar Baykal'ın, CHP'nin Gül'ün cumhurbaşkanı olarak meşruiyetini tartışmaya açmasını mı getirecek?
"Ben böyle bir şey söylemiyorum. Ortada Anayasa var, Meclis var. Kurallar işliyor, o kurallara göre cumhurbaşkanı seçiliyor. Ama biz, 'Buna katılmıyoruz, yanlış yapılıyor' diyoruz. Bizim bu tutumumuz sayesinde, inanıyorum ki seçilmesi halinde Gül olağanüstü duyarlı davranacaktır. Tutumumuz onu önümüzdeki dönemde çok daha dikkatli bir kamuoyu ile karşı karşıya bırakacaktır. Buna uygun davranış sergilerse, bu önemli bir sonuç olacaktır, mutluluk duyarız. Ama onu oraya çıkaran güç, orada başka türlü davranmaya zorlarsa, CHP'nin bugün söylediklerinin önemi o zaman ortaya çıkacaktır. Söylediklerimizi dikkate alırsa çok mutluluk duyarız."
Gül'ü 'oraya taşıyan güç' ne demek? Gül, bu gücün seçim sürecinde gördüğü destek ve oy oranı olduğunu söylüyor. Oysa Baykal, adını tam koymaktan şimdilik kaçındığı daha 'derin' bir mekanizmadan söz ediyor: "Başbakan seçimden sonraki konuşmasında cumhurbaşkanı için uzlaşacağını söyledi. Bana telefon ettiğinde bunun için görüşmeler yapacağını da söyledi; biz de mutlu olduk. Ama bazı şeyleri aşamadı. Bir büyük dalga geliyor. Başbakan'ın durduramaması durumun ciddiyetini gösteriyor. Bizim gördüğümüz, cumhurbaşkanı seçimini Başbakan'ın kontrol edemediğidir. Abdullah Gül bu dalganın üzerinde cumhurbaşkanı oluyor. Ama yarın ona hükmedebileceğini kimse düşünmesin. Erdoğan'ı aşan dalga, Gül'ü de aşabilir."
Bahçeli'ye kızgın
Baykal, Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini kaçınılmaz hale getiren adımın, adını vermese de, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin seçimin hemen adından yaptığı 'Oylamaya gireceğiz' açıklaması olduğuna inanıyor. Bu nedenle hâlâ kızgın ve kızgınlığı telefondaki sesinden belli oluyor.
Devlet Bahçeli'nin dünkü Hüriyet'te Enis Berberoğlu'na, CHP'nin izlediği yolun Meclis'te gerilime yol açabileceği yolundaki sözlerine
verdiği tepki de bunu gösteriyor:
"Böyle bir açıklama yapılmamış olsaydı, Abdullah Gül'ün özelliklerini taşıyan biri yerine toplumun geniş kesiminin kucaklayacağı bir isim, bu bir AKP'li de olurdu, Başbakan'ın da, Bahçeli'nin de, bizim de çabalarımızla seçilebilirdi. Nasıl Meclis Başkanı seçiminde uygun isim çıkarılınca, hiçbir şey söylemeye gerek duymadan, gönül rahatlığıyla katkı verdik, ona da verirdik. Uygun isim etrafında Türkiye halkı da, Meclis'i de, sivil toplumu, Türk Silahlı Kuvvetleri, yargısı da kenetlenirdi. Kimseyle gereksiz çatışma çıkarmak istemiyorum, ama gerçekleri de söylemek zorundayım. Türkiye uzlaşma şansını, 'Uzlaşmaya gerek yok, AKP seçer' dendiğinde yitirmiştir.
Bir tuzak mı kurulmuştur, başka bir şey mi var arkasında, onu şimdiden söylemek zor."
İşte bir kilit sözcük daha: Tuzak?
Ne tuzağı, kim kuruyor, kime kuruyor?
Baykal, "Bilemiyorum" diyor, "Önümüzdeki dönem neler getirecek, bilemiyorum."
Deniz Baykal'ın 22 Temmuz seçimlerinden sonra oluşan siyasi tabloya kırgınlığı, tepkisi ve kızgınlığı devam ediyor.