İşte bayram günü elimi uzatıyorum. Terörle mücadele ve ABD ile ilişkiler üzerine bir milli politikayı hep birlikte oluşturalım. Yanıt gelirse, yeni adımlara hazırız." CHP lideri Baykal'ın çağrısı, Başbakan Erdoğan'ın,
"Gelelim de bu işi (terörle mücadele) beraber konuşalım" sözlerinin üzerine bir anlam taşıyor." /> İşte bayram günü elimi uzatıyorum. Terörle mücadele ve ABD ile ilişkiler üzerine bir milli politikayı hep birlikte oluşturalım. Yanıt gelirse, yeni adımlara hazırız." CHP lideri Baykal'ın çağrısı, Başbakan Erdoğan'ın,
"Gelelim de bu işi (terörle mücadele) beraber konuşalım" sözlerinin üzerine bir anlam taşıyor." /> Baykal'dan Erdoğan'a sürpriz işbirliği çağrısı - MURAT YETKİN - Radikal

Baykal'dan Erdoğan'a sürpriz işbirliği çağrısı

<I>CHP lideri Baykal, bir haftada 30 kişinin teröre kurban gittiği Şırnak ve Beytüşşebap'a yaptığı ziyaretten sonra dün Antalya'da halkla bayramlaştı.</I><br></br>"<b>İşte</b> bayram günü elimi uzatıyorum. Terörle mücadele ve ABD ile ilişkiler üzerine bir milli politikayı hep birlikte oluşturalım. Yanıt gelirse, yeni adımlara hazırız." CHP lideri Baykal'ın çağrısı, Başbakan Erdoğan'ın,</br>"Gelelim de bu işi (terörle mücadele) beraber konuşalım" sözlerinin üzerine bir anlam taşıyor.

'İşte bayram günü elimi uzatıyorum. Terörle mücadele ve ABD ile ilişkiler üzerine bir milli politikayı hep birlikte oluşturalım. İktidardan bu çağrıya yanıt gelirse, yeni adımlar atmaya hazırız. Yok, 'Herkes kendi işine baksın' denmeye devam ederse, o zaman başka.'
Deniz Baykal bu sözleri bir hafta içinde 30 kişinin PKK'nın terörist saldırılarına kurban gittiği Şırnak ve Beytüşşebap'a bayramın ilk günü yaptığı ziyaretten sonra dün gittiği Antalya'da iken yaptığımız telefon görüşmesinde söyledi.
Baykal'ın Türk siyasetinde alışılmadık bu çağrısı, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın önceki AK Parti İstanbul İl Teşkilatı ile bayramlaşması sırasında "Gelelim de bu işi (terörle mücadele) beraber konuşalım, birlikte bir adım atalım " sözlerinin üzerine bir anlam taşıyor. (Bu aynı zamanda Erdoğan'ın ABD'ye hitaben 'Nereden inceliyorsa oradan kopsun' mesajını verdiği konuşmaydı.)
Erdoğan'ın devamında, çünkü bu işin kendisini ne kadar yakıyorsa CHP'yi de MHP'yi de, DTP'yi de o kadar yakması gerektiğini söylediği sözlerine Baykal doğrudan yanıt vermek istemedi. Aynı şekilde, yasadışı PKK'ya bağlı internet yayınlarında AK Parti ile CHP'nin birlikte hedef alındığı tehditleri de muhatap almadı.
Ancak yaptığı işbirliği çağrısının gerekçelerini şöyle açıkladı.

  • "AKP'nin gerek terör, gerekse Türkiye'nin komşuları ve dostlarıyla ilgili politikaları iflas etmiştir. Sorunların geldiği boyut, iktidarı ve politikalarını aştı. Bu tabloyla karşı karşıya kalan iktidar, şimdi bir söylem değişikliği ile politikaların değişebileceği izlenimi vermek istiyor. Bel bağladığı dağlara kar yağan Başbakan, hayal kırıklığı içinde Türkiye'nin neler yapabileceği üzerine sözler söylüyor. Ama bu sözlerden sonra hükümet hiçbir şey yapmazsa, Türkiye'nin bir etkinliği kalmaz. Kimse söylediklerini ciddiye almaz."
  • "Türkiye ciddi bir karar noktasına doğru yaklaşıyor. Ama henüz iş işten geçmedi. O noktaya, örneğin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Ermeni tasarısını oylatmaya karar verirse ve o oylama da endişe ettiğimiz gibi onayla sonuçlanırsa gelebiliriz. Bir yandan dostluk derken, diğer yandan 100 yıl önceki siyasi kavgaları gündeme getirmek, terörle mücadelede bekleneni vermemek olmaz. Türkiye, kaygılarını ve ne yapıp yapamayacağını ilgililere, ABD'ye, AB'ye, komşularına apaçık söylemeli. Ama bu iş tek başına hükümeti de, AKP'yi de aşan noktada."
  • "Gelinen noktada mevcut siyaseti sürdürmenin mümkün olmadığına inanıyorum. O nedenle şimdi yeni bir siyasete, milli bir siyasete ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Yeni bir siyaset, yeni bir siyaset zeminini de gerekli kılıyor. Bu zemin, iktidar ve muhalefetin işbirliği ile, parlamentoda oluşturulabilir.
    Hükümeti böyle bir milli siyaset zemini içinde, yeni bir siyasete katkı vermeye çağırıyorum."
  • "Önemli olan Başbakan'ın ABD Başkanı George Bush ile görüşmesi değildir. Bu görüşmeler yapılır geçer. Ama o görüşmede ortaya yalnızca hükümeti değil, milleti temsil eden bir görüşü ortaya koymasıdır. Önemli olan Başbakan'ın bu kritik aşamada TBMM ile görüşmesidir. Bush ile işbirliğinden önce parlamento ile, muhalefet ile işbirliğine girmesidir. İş işten geçmeden bu işbirliğine hazır olduğumuz çağrısını yapıyorum. Bayram ortamındaki çağrımın anlamı budur."
    Baykal'ın sözlerinin Erdoğan cephesinde nasıl yankı uyandıracağı merak konusu.
    Bayramın ilk günü, muhalefet partilerine bu işi siyaset rantına konu yapmayıp birlikte adım atmayı öneren Erdoğan, Baykal'ın bu çağrısını samimi bir işbirliği fırsatı olarak mı görecek, yoksa aynı konuşmasında söz ettiği gibi, 21 Ekim referandumunu gölgeleme girişimi olarak bir yana itecek mi? İkincisini yaparsa, terörle mücadele konusunda da (Ermeni tasarısı konusu dahil) ABD ile ilişkiler konusunda da bundan böyle muhalefeti suçlama imkânı daralır, ikna kabiliyeti azalır. Parlamentoda böyle bir işbirliği zeminine önayak olması halinde ise
    1- Toplumdaki moral yükselir, 2- Türkiye'nin dış politikada etkisi ve ikna gücü artar.
    Hükümetin 16 Ekim Salı günü Meclis'e Irak'a asker gönderme tezkeresini sunması bekleniyor. Erdoğan'ın tezkere görüşmelerini böyle bir işbirliği zemini için değerlendirip değerlendirmeyeceğini birlikte göreceğiz.