Baykal'dan uyarılar

"Başbakan 367'ye dudak büküyordu" diyen Baykal, vekil ikna yöntemlerine dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu öncesinde siyaset bütünüyle 367 sorununa kilitlendi. Meclis dün perde arkası pazarlıklara, ani ve beklenmedik hareketlere sahne oldu.
Günün ilk sürprizi İnal Batu'nun CHP'den istifa edeceği haberi oldu. Bir süredir, özellikle CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ile sorunları nedeniyle küskün duran Batu'nun istifasının 367 sorunuyla doğrudan ilgisi yok; oylamaya katılmayacağını söyledi. Ancak son zamanlarda Batu'nun Hikmet Çetin-Onur Kumbaracıbaşı gruplaşmasıyla yakınlaştığı konuşuluyordu. Bu çerçevede DYP'ye katılımının da söz konusu olabileceği konuşuluyor.
Ardından Halkın Yükselişi Partisi kurucusu Yaşar Nuri Öztürk'ün bugünkü ilk tur oylamaya katılmayacağı haberi ve Meclis'te Emin Şirin ile temsil edilen Genç Parti lideri Cem Uzan'ın ise, beklenmedik bir hareketle, Abdullah Gül'ün görüşme çağrısını geri çevirdiği haberi geldi. Genç Parti'nin genel seçimlerdeki birinci ittifak tercihinin CHP olduğu göz önüne alınırsa, şaşırtıcı değil, ama Uzan'ın bu hareketi en çok DYP'de yankı bulmuşa benziyor. DYP teşkilatlarının Ankara'ya böyle bir hareketi genel başkanları Mehmet Ağar'dan bekledikleri mesajını verdikleri konuşuluyor.
Ancak bu gelişmelerden daha şaşırtıcı olanı, AK Parti Milletvekili Hamza Albayrak'ın istifası idi. AK Parti kaynakları istifayı bir idari soruna bağlıyorlar ama, Albayrak gibi birkaç milletvekilinin daha DYP'ye kayabileceği Meclis koridorlarında fısıldanıyor.
AK Parti Merkez Yürütme Kurulu, bu koşullar altında dün Gül başkanlığında ve Meclis'te toplandı. Gül'ün toplantı sonrası kısa açıklaması, önceki akşam Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın dile getirdiği, '184 mevcutu bulup oturumu açarız, 367 çıkmaz ise Anayasa Mahkemesi'ne götürürler, Mahkemeden ne çıkarsa o olur' yaklaşımıyla aynıydı. AK Partililer her ne kadar, ilk turda 367 oyla Gül seçilecek iddiasından vaz geçmiyorlarsa da, karamsarlık ve endişeleri gizlenemiyor. Fethullah Gülen cemaatinin de ulaşabildikleri vekillere bugünkü oylamaya katılma telkininde bulunduğu iddiası, durumun ne denli kritik olduğu konusunda bir başka fikir verebilir.
Siyasetteki bu kilitlenme DYP ve Anavatan'ın önceki günden düne kalan oylamaya girip girmeme ortak kararını bugüne, öğleden sonra yapılacak oylama öncesi saatlere bıraktı.
Oylamada her bir milletvekilinin önemi var ve bu durum akla ister istemez geçmişteki 'ikna yöntemlerini' getiriyor.
CHP lideri Deniz Baykal, "367'nin sağlanmasına izlenen yöntemlerle ilgili şaibe ortaya çıkarsa, cumhurbaşkanı seçimi üzerinde başka tartışmalar da başlar" diyr uyarıyor ve devam ediyor: "Milletvekillerinin kendi siyasi inançları değil de geçmişte siyaseti kirleten yöntemlerle oylamaya katılmaya ikna oldukları örnekleri ortaya çıkarsa, cumhurbaşkanı seçimi iyice çığırından çıkar. Bu konuyu yakından izliyoruz"
Baykal, Ak Parti'nin 367 sıkışmasını şöyle tanımlıyor: "Biz 367 konusuna sahip çıktığımızda, Başbakan dudak büküyordu. Şimdi yel yepelek, yelken kürek yollara döküldüler.
Yollara döken, mahkeme korkusudur."
Baykal, "Mahkemeden ne çıkacağını biz de bilemeyiz tabii, ama karar ne ise, ona hep beraber uymak zorundayız" diyor. Peki ya Ak Parti 367'yi bulursa? "O zaman mahkemeye başvuramayız. Ama Milli Görüş üçlüsünün Çankaya'da kurduğu dengeyi bozmak için çalışmaya" diyor Baykal; "Demokratik sınırlar içinde ne gerekiyorsa, elimizden ne geliyorsa yaparız."
Bu sözler, Süleyman Demirel'in selefi Turgut Özal için söylediklerini anımsatıyor: "Özal'a Çankaya'yı haram ettim. Dediğimi yaptım. Ona dedim ki, 'Burada oturmaya devam etme'. Ömrü vefa etseydi, inip siyasete katılacağını söylemeye başlamıştı."
Ya bugün yoklamada 367 oy çıkmaz ise, CHP Anayasa Mahkemesi'ne başvurursa, iptal ve sonrasında erken seçim çıkar mı?
Demirel, "Erken seçim ihtimali görmüyorum" diye devam ediyor: "Anayasa Mahkemesi'nin oylamayı iptal kararı vereceğine de çok az ihtimal veriyorum. Ama Gül'ün aday gösterilmesi iyi olmadı. Neden derseniz, AKP'nin seçeceği cumhurbaşkanı görüntüsü var. Tandoğan'da toplanan 1 milyon kişi, Türkiye'de toplanan en büyük kalabalıktı. Gül'ün aday gösterilmesiyle tartışmalar bitmedi, devam ediyor."
Demirel, Anayasa Mahkemesi'nden döner tahmininde bulunsa da, bu hükümet için de Gül için de alınması zor bir risk. Ama artık bu riski almaktan başka yol kalmadı.