CHP lideri Baykal, siyasete yeni bir söz kattı: İhanet kotası. Baykal, "Aday arkadaşlarımı tenzih ederim" dedi ve ekledi: "İhanet derecesine varan ahlaksız tavırlara giren var. Önseçimle gelip, ihale alıp giden oldu. Benim de kafamda bir ihanet kotası var."
Parti kurulları ve çalışma arkadaşlarının seçiminde işleyen bu 'kota'ya kimler giriyor? Yanıt: "Vatana ihanet değil tabii, siyasette bazen ayrışma olur. Ben de Ecevit'ten ayrılmıştım."" /> CHP lideri Baykal, siyasete yeni bir söz kattı: İhanet kotası. Baykal, "Aday arkadaşlarımı tenzih ederim" dedi ve ekledi: "İhanet derecesine varan ahlaksız tavırlara giren var. Önseçimle gelip, ihale alıp giden oldu. Benim de kafamda bir ihanet kotası var."
Parti kurulları ve çalışma arkadaşlarının seçiminde işleyen bu 'kota'ya kimler giriyor? Yanıt: "Vatana ihanet değil tabii, siyasette bazen ayrışma olur. Ben de Ecevit'ten ayrılmıştım."" /> Baykal'ın hain kotası - MURAT YETKİN - Radikal

Baykal'ın hain kotası

<br><strong><font color="#BB0000">CHP</font></strong> lideri Baykal, siyasete yeni bir söz kattı: İhanet kotası. Baykal, "Aday arkadaşlarımı tenzih ederim" dedi ve ekledi: "İhanet derecesine varan ahlaksız tavırlara giren var. Önseçimle gelip, ihale alıp giden oldu. Benim de kafamda bir ihanet kotası var." </br><strong><font color="#BB0000">Parti</font></strong> kurulları ve çalışma arkadaşlarının seçiminde işleyen bu 'kota'ya kimler giriyor? Yanıt: "Vatana ihanet değil tabii, siyasette bazen ayrışma olur. Ben de Ecevit'ten ayrılmıştım."

CHP lideri Deniz Baykal dün Türk siyasi edebiyatına yeni bir tarif kazandırdı: İhanet kotası.
Bu tarifi, CNN Türk'te Fikret Bila ile yaptığımız Ankara Kulisi programında yeni CHP Genel Başkan adayları ve parti içi muhalefetle ilgili sorduğumuz soruları yanıtlarken Baykal yaptı. Tarifi ayrıntılarıyla açıklamaya da çalıştı.
Yalnız bu konuya girmeden önce, Baykal'ın iki güncel konuda söylediklerini aktarmak gerekiyor. Ana muhalefet lideri yarın yapılacak referandum konusunda hükümetin, Irak'taki PKK varlığı konusunda da ABD'nin duymaktan hoşlanmayacağı sert eleştiri ve çağrılarda bulundu. Şöyle özetlenebilir:
- 'Referandumda sandığa gitmeyin, giderseniz hayır deyin': "Vatandaşların önemli bölümünün sandık başına gitmeyeceği anlaşıldı. Bence de gitmemek yerindedir. Gidecek olanlar da mutlaka 'hayır' oyu kullanmalıdır. Bu garabete, saçmalığa milleti alet etme dayatmasını çıkmaza sokmak zorundayız. Para cezasını uygulayacak babayiğit yok. Millete ceza vermeye kalkanlar onun altında kalırlar. Bu olaydan dolayı hiçbir tahsilat yapılması mümkün değildir"
- 'ABD Türkiye'yi caydıracağına, PKK'yı caydırsın': "Başkan Bush, Türkiye'yi askeri müdahale etmemesi için sergilediği çabayı PKK'yı bölgede etkisiz kılmak için sergilese kestirmeden sonuç alır. Sanki sorun, Türkiye'nin kendisine yönelik haksız saldırı karşısında tepki içine girmesinden kaynaklanıyor. Türkiye'yi caydırmaya çalışacağınıza PKK'yı etkisiz kılmaya, caydırmaya çalışsanıza."
Her ikisi de önemli mesajlar. Referandum kimsenin önem vermediği, halkın gündeminde yer tutmayan bir zorlamaya dönmüş durumda. AK Parti yetkilileri içinden uyaranlar olmasına, Fehmi Koru gibi muhafazakâr kesimin sesi konumundaki önemli bir yazarın 'keşke olmasaydı' diye görüş bildirmesine karşın, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın konuyu kendisi için bir prestij meselesi yapması sonucu yarın sandıklar açılacak. Erdoğan belki bu durumda 'Atı alan Üsküdar'a geçer' mantığıyla hareket ediyor, ama referandumun sık başvurulursa, kullananı da vurabilecek bir siyasi araç olduğunu görmeli.

Tezkere, CHP ve 'kota'
Baykal ile CHP içini konuşmaya, Irak tezkeresine CHP Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem'in ret oyu vermesiyle başladık. Erdem dün Fikret Bila'ya, tezkereye karşı çıkmasını doğrudan vicdan muhasebesine ve 'Kürt siyasetine' bağlıyor, parti çizgisinde Baykal'ın yanında yer almayı da sürdüreceğini söylüyordu.
Ankara siyaset kulisinde bu demeç, Baykal'ın (Genel Sekreter Önder Sav ile birlikte) iki kolundan biri olan Erdem'in mart ayında planlanan Kurultay öncesinde CHP'nin yeniden sosyal demokrat çizgiye çekilmesi girişimi olarak okundu.
Erdem 'Yoksa giderim' demiyor doğal olarak. Baykal ise, Erdem'in bu 'iyi niyetli ve vicdani' kararından önceden haberi olmadığını ve üzüldüğünü söylüyor. Önümüzdeki süreçte Baykal'ın, CHP'yi uluslararası gelişmeler karşısında milliyetçi refleks verme çizgisine çeken Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen kadar, Eşref Erdem'in söylediklerini de dikkate alması beklenebilir.
Haluk Koç, Mustafa Sarıgül ardından Baykal'ın yerine talip olan ikinci siyasetçi oldu. Koç ekibi her ne kadar 'Tek aday çıkacağız' dese de, ne Sarıgül'den, ne de dün bazı baskı gruplarıyla toplanan Gülsün Bilgehan'dan henüz net bir destek açıklaması yok.
Baykal'ın 'ihanet kotası'na gelince... Kurt siyasetçi, gerek parti kurullarına, gerekse yakın çalışma arkadaşlarının seçiminde kafasında hep bir 'ihanet kotasının' olduğunu söyledi dün.
"Aday arkadaşlarımı tenzih ederim" diye sürdürdü Baykal; "Ancak, ihanet derecesine varacak kadar ahlaksız tutum içerisine giren de var. Önseçimle gelip, bazı ihaleleri alıp gidenler oldu örneğin.
(Cemal Kaya mı sorusunu gülerek yanıtsız bıraktı-my) Benim de kafamda bir ihanet kotası var".
Ama bu, CHP içinde muhalefete geçenin hain olduğu, ya da (yakında yenilenecek) Parti Meclisi dışında kalacakların hain olduğu anlamına mı geliyordu?
Baykal'ın yanıtı: "Vatana ihanet değil tabii. Siyasette önemli unsurlar vardır. Beraberlik, güven, dayanışma gibi. Siyasette zaman zaman ayrışma olur.
Atatürk'le beraber yola çıkanlar da yol ayrımına girmişlerdir. Bazen yol arkadaşlığını götüremez duruma geliyoruz. Ben de Bülent Ecevit'le yollarını ayıranlardan biriydim. Her ayrışma ihanet değildir tabii."
Konu siyaset kulislerinde epey tartışılacak gibi duruyor...