Baykal'ın zor kararı

Mahkemeye başvuru iptal getirirse CHP için hukuki, AK Parti için siyasi bir zafer anlamına gelecek

CHP lideri Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onaylaması durumunda askeri yargı usullerini değiştiren yasayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını yasa Meclis’ten ilk çıktığında söylemişti.
Gül, hükümetin yasayı savunması ve askerin itirazını alarak yasayı onayladı. Kanunen hiçbir bağlayıcılığı olmayan ‘askerlerin tereddütlerni giderme tavsiyelerini de hükümete bir mektupla iletti.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in Gül’ün tavsiyelerini hükümet olarak önemsedikleri ve Milli Savunma Bakanlığı’ndan gelecek önerilere göre askeri mevzuatta gerekli yasal düzenlemeleri bir an önce Meclis’e önermeyi düşündükleri beyanını dün Radikal’de okudunuz.
Bu konuda dünkü gelişme, Meclis Başkanı Köksal Toptan’ın, düzenleme dosyasının hükümetten gelmesi durumunda konuyu ağustos başında Meclis işlemine koyabileceklerini söylemesi oldu. Meclis şu an tatilde. Ancak başkan seçiminin yenilenmesi için 4 Ağustos tarihinde yeniden toplanacak. Toptan, o arada bu konuyu da gündeme alabileceklerini söylüyor.
Tabii gündeme almakla bitmiyor. Meclis’in her şeyden önce yeni başkanını seçmesi gerekiyor. Daha sonra Meclis Başkanlık Divanı ve eğer yasama işlemi yapılacaksa Meclis komisyonlarının, bu durumda en azından Adalet Komisyonu’nun toplanması gerekiyor.
Meclis’in çalışma kararı alması ve komisyonların toplantıya çağırılması da fiilen çoğunluğu elinde bulunduran AK Parti’ye bağlı. Yani hükümet Çiçek’in dediği gibi askerin tereddüdünü giderici -biz güven artırıcı da diyebiliriz- önlemleri gecikmeden Meclis’e sevk etse dahi, yasal düzenlemelerin Meclis’te tartşılıp çıkması ekime, hatta
sonrasına uzayabilir.
Oysa o arada yürürlükte olan yasa nedeniyle savcılar, yargıçlar çalışacak, kovuşturmalar, tutuklamalar, yapılabilecek.
Baykal’ın zor kararına bu noktada gelebiliriz.
İlk bakışta gayet kolay ve doğal bir karar gibi duruyor aslında Anayasa Mahkemesi’ne gitmek. Üstelik aradan geçen sürede yeni yasanın uygulanmasını engellemek için Mahkeme’ye başvuru ‘yürütmeyi durdurma’ istemli de yapılabilir.
Bu durumda Mahkeme bu başvuruyu, tıpkı Anayasa değişikliklerinde yapıldığı gibi diğer dosyalardan öncelik tanır ve öncelikle de yürütmeyi durdurma kısmına bakar.
Sonra sıra esasa gelir. AK Partililer gibi Cumhurbaşkanı Gül de yasayı Anayasa’ya aykırı bulmadı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 2007’de yeni bir Anayasa taslağı ısmarladığı Profesör Doktor Ergun Özbudun, dün Vatan gazetesine, Gül’ün onayladığı yasanın Anayasa’nın 145’inci maddenin lafzına aykırı çıkabileceği uyarısını tekrar etmişti. Hukukta yasanın lafzıyla amacı, ya da ruhu arasındaki birliktelik bizim değil hukukçuların tartışma konusu.
Ama neticede bu yasa iptal edildiği takdirde hem AK parti, hem de CHP açısından siyasi sonuçları olacak.
CHP lideri Baykal, Anayasa Mahkemesi’nden dönen her AK Parti girişiminin bir sonraki seçimde AK Parti’nin oy hanesine yüzde birkaç daha eklediğini görecek kadar siyaseti tanıyordur. Keza, Anayasa Mahkemesi ve irtica, asker gibi tartışmalardan kaçınıldığı 29 Mart seçimleri gibi ortamda, bu tür ideolojik zıtlaşmadan mahrum kalan AK Parti’nin oy kaybına uğradığını da görüyordur.
Diğer yandan AK Partililerin iptal sonucunu yalnızca ‘CHP kendi oy verdiği yasayı da iptal ettirdi’ açısından değil, ‘CHP darbe komplosuna karışan askerlerin sivil mahkemede yargılanmasını engelledi’ açısından da kullanacağı şimdiden görülebiliyor.
Yani AK Parti, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararını hukuken bir yenilgi değil, siyaseten bir zafer olarak değerlendirecek gibi görünüyor. CHP içinse Mahkeme’de kazanacağı bir hukuki zafer, siyasi bir yenilgiye dönüşebilir.
Bunun da ötesinde, 12 Eylül 1980 askeri darbesi yöneticilerine yargı yolu açılması için Anayasa değişikliği isteyerek sivilleşme yönünde bir adım atan, daha önce siyasilerle birlikte yargı ve ordu üyelerinin dokunulmazlıklarının da kısıtlanmasını isteyen CHP, bir samimiyet ve inandırıcılık sorunuyla karşılaşabilir.
CHP lideri Baykal’ın etrafında bu yasal düzenleme ile ‘yargı ve polisi ele geçiren F-tipi yapılanmanın orduyu da ele geçireceği’ tezlerini dile getiren dostları olduğu biliniyor. İşin sayıdığımız boyutlarını söyleyen dostları da vardır mutlaka Baykal’ın ve CHP’nin.
Pazartesi günü olağanüstü toplanacak CHP Grubu o nedenle önemli. Baykal’ın kararı o yüzden hiç de göründüğü kadar kolay değil.