Bilinenler bilinmeyenler

Ulus'u savaş alanına çeviren saldırı PKK işine benziyor, ama üstlenme yok. Saldırgan Akkuş'un dosyası da net <br>değil.

Başbakan Tayyip Erdoğan, İstanbul'da TÜSİAD'a neden kendisine destek olmaları gerektiğini anlatırken, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Ankara'da önceki günkü patlama üzerine toplanan güvenlik zirvesine başkanlık ediyordu.
Öğle saatlerinde Ankara Valisi Kemal Önal basına açıkladı ki, dün Ulus semtini savaş alanına çeviren patlama bir intihar bombacısının eylemiydi. Ayrıntılarını haberlerimizde okuyabilirsiniz. Bombacının Sivas'ın Zara ilçesi nüfusundan Güven Akkuş olduğu açıklandı. Geçmişte, Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği (TİKB) isimli örgüte üyeydi.
Edinilen bilgiler, eylemcinin 'en az 5 kilo' A-4 plastik patlayıcıyı üzerine yerleştirdikten sonra iş çıkışı saatlerde, tam da Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesinin de katılacağı bir davet öncesinde, onların geçeceği yol üzerinde patlattığını gösteriyordu.
A-4 plastik patlayıcı, daha önce PKK militanları üzerinde yakalanmıştı. Bu patlayıcı türü, C-4'ten daha etkiliydi. ABD'nin Irak işgali sırasında Saddam Hüseyin'in askeri depolarından kaynaklanıyordu. PKK ile birlikte başka yasadışı örgütlerin eline de geçmişti. Geçtiğimiz yıl PKK militanlarının A-4 kullanarak girişeceği bazı eylemler son anda engellenmişti. Bu tür nadir plastik patlayıcıları her önüne gelenin, özellikle de karmaşık örgüt bağlantıları olmadan elde etmesi söz konusu olamazdı.
Vali, eylemin 'kullanılan malzeme ve metot açısından' PKK eylemi izlenimi verdiğini söylüyor, ama ayrıca sorulduğu halde tam olarak PKK eylemi diyemiyordu. Kulise, Ankara bombacısının hapisteyken örgüt değiştirerek, etnik aidiyeti doğrultusunda PKK'ya katıldığı da fısıldanıyordu. Buna rağmen neden PKK eylemi olduğu resmen ilan edilmiyordu?
Uzmanlar, bunun başlıca nedenini Güven Akkuş dosyasındaki boşluklardan kaynaklandığını vurguluyor. Akkuş'un daha önce üye olduğu TİKB, aktif olduğu dönemde kitle katliamı değil, nokta hedef saldırılarıyla kayıtlara geçmiş bir örgüttü. 1980'lerde aralarına Türkiye'deki ABD görevlilerinin, MİT ve Emniyet personelinin bulunduğu bir dizi kanlı saldırıya imza attıktan sonra 1991'de ciddi darbe yemişti. Kayıtlara gör Akkuş bu örgüte üye iken hapis yattığı 1996-98 yıllarında örgütün ciddi bir silahlı tehdit kapasitesi kalmamıştı. Akkuş'un hapisten çıktıktan sonra ne yaptığı, gerçekten PKK'ya mı katıldığı -bütün işaretler o yönde olsa da- henüz tam saptanabilmiş değil.
Bir başka nokta PKK'nın dün akşam saatlerine dek eylemi üstelenmemiş olması. Son dönemdeki kanlı PKK eylemleri, genellikle Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) isimli bir paravan örgüt tarafından üstleniliyordu. Gerçi uzmanlar, PKK'nın yeniden eylemlere başlayacağını açıkladığı 18 Mayıs tarihi öncesinde aldığı bir kararla, kitle nefreti uyandıran eylemleri üstlenmeme taktiğine geçtiği bilgisini aktarıyorlar.
Bir başka belirsizlik de dış bağlantı konusunda. Uzmanlar şu aşamada bir bağlantı saptanamadığını söylese de 'Ortam flu' diye ekliyorlar; 'Araştırıyoruz'. Özetle, dosyada hâlâ açığa çıkmamış önemli ayrıntılar var.
Türkiye seçim yoluyla geleceğini ararken, birileri buna gölge düşürmeye çalışıyor.

* * * * *
CSI Ankara'nın başarısı
Bir güvenlik yetkilisi intihar bombacısının kimliğinin yarım gün içinde nasıl bulunduğunu şöyle anlattı:
"Öncelikle, daha önceki deneyimlerden ders alarak (Uğur Mumcu cinayeti gibi mi diye soracaktım, ama o dönem sorumlu olmayan yetkiliye haksızlık olur diye düşündüm. Neticede bu kez yapılmıştı-MY) olay yerini iyi kontrol altına aldık. Olay Yeri Araştırma ekiplerimiz iyi bir çalışma yaptı. (Onlara OYA diyelim, Amerikan dizilerindeki CSI kısaltmasının tam tercümesi-MY) Araştırma sonucu elimizde iki erkek ayağı, iki parmak, bir kafatası parçası, durağın köşesine yapışmış bir şakak kemiği parçası, durağın üzerine bulaşmış kan pıhtısı.. Bunlar kurbanlara da ait olabilirdi. Ancak alınan örneklerin tek tek incelenmesi ve laboratuvarda bir araya getirilip DNA'larına bakılmasından, bu parçaların hepsinin aynı kişiye ve kayıp bir kişiye ait olduğu sonucuna varıldı. Kriminal Araştırma ekiplerimiz devreye girdi. İki parmaktan alınan parmak izi örnekleri bilgisayardaki örneklerle karşılaştırıldı. Sonunda, parmakların daha önce hapse girdiği için elimizde parmak izi örneği olan Güven Akkuş isimli şahsa ait olduğu ortaya çıkarıldı."