Çankaya için son senaryolar

AK Parti'de dün dört senaryo konuşuluyordu. Bunlara göre Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı ihtimali zayıfladı. Çankaya'ya bir hanım da aday olabilir.

CHP'li Meclis Başkanvekili Ali Dinçer ve eski Barolar Birliği Başkanı Eralp Özgen için Kocatepe Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde yükselen alkışlara önce bir anlam verilemedi. Başbakan Tayyip Erdoğan gelmiş ve öğle namazı için camiye girmişti; zaten o cenazede alkışlanması beklenmezdi. CHP lideri Deniz Baykal da gelmiş ve sessizce musalla taşının arkasında saf tutmuştu.
Koruma ve kameraman ordusu arasında musalla taşına ilerleyen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in alkışların nedeni olduğu anlaşıldı.
Sonra beklenmeyen bir şey daha oldu. Sezer, hem Ali Dinçer'in, hem de (bel rahatsızlığını emanet ettiği Hacettepe Üniversitesi Rektörü Tunçalp Özgen'in kardeşi ve hukukçu döneminden tanıdığı) Eralp Özgen'in ailelerine başsağlığı diledikten sonra, cenaze namazını beklemeden, yine (ama bu kez daha az) alkışlanarak ayrıldı.
Erdoğan da, Baykal da durgun görünüyordu; Erdoğan ek olarak düşünceliydi.
Bir gün önce yedi saatten fazla süren Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısında, parti yöneticilerinin çoğu liderlerine "Ne karar verirsen arkanızdayız, ama cumhurbaşkanlığına çıkmayın" demişlerdi. Bunu "Başbakan olarak başımızda kalın" şeklinde söylemişlerdi. Ankara, bundan iki hafta önceki Ankara değildi, hava dönmüş, AK Parti yönetimi de bundan etkilenmişti.
AK Parti yönetim kademelerinde dün itibarıyla konuşulan senaryoları dörde ayırmak mümkün:

    1- Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı ihtimali. Bu ihtimal önceki günkü MKYK toplantısı ardından zayıflamış görünüyor. Ayrıca AK Parti kulislerinde Emine hanımın da Çankaya'ya çıkmaya (kendisi ve kızlarının sürekli eleştiri hedefi haline getirilebileceği nedeniyle) karşı durduğu konuşuluyor, günahı konuşanların boynuna.

    2- Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı ihtimali. Baykal'ın "Hiç olmazlar" listesinde Gül yok; Erdoğan ve Meclis Başkanı Bülent Arınç var. Ancak AK Parti kulislerinde bu konuda görüş birliği yok. Bu konuda Emine hanımın da söz hakkı olabileceği yolunda görüşler dile getirilse de, bunu bir siyaset işareti olarak almak doğru olmayabilir. Çankaya'da rahatsızlık çıkmaması kadar, Keçiören'de rahatsızlık çıkmaması da önem taşıyabilir.

    3- AK Parti içinden, eşinin başı açık olan bir ismin, ya da bir hanımın aday olması ihtimali.
    Bu fasılda en çok sözü edilenler, o meşhur ankette de adı geçen Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın.
    Parti içinden bir hanım aday, örneğin Nimet Çubukçu'nun adı da kuliste konuşulmuyor değil.

    4- Parti dışından bir isim. Erdoğan ve Arınç'ın defalarca 'Parti içinden ve parlamentodan olacak' demesine karşın, siyasette bir günün çok uzun bir süre olduğundan hareketle söylentiler durulmuyor. En çok adı geçenler, eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu. Ama bu kategoriden bir ismin aday gösterilmesi gerçekten sürpriz olacak.

Senaryolar, zaman daraldıkça çoğalıyor, çeşitleniyor. Erdoğan'ın kararını MKYK'da açıklayacağını tahmin edenler yanıldı, son günü 25'ini bekleyeceğini savunanlar 'Biz demiştik' havasında.
Erdoğan'ın kararını son güne saklaması için birden fazla neden mevcut. Örneğin, 23 Nisan Egemenlik Bayramı törenlerinde açıklanmış (ya da açıklanmamış) adaylığı üzerinde soru ve spekülas-yona muhatap olmak istemiyor. Aynı şekilde, 25 Nisan'da Anayasa Mahkemesi kuruluş yıldönümü törenleri ve aynı gün yapılacak uluslararası sempozyumda da bu sıkıntıya girmek istemeyebilir.
O nedenle son güne bırakacağı iddiası güç kazanıyor.
Gecikmenin bir nedeninin de Arınç olabileceği konuşuluyor kuliste. Erdoğan şimdiye dek bütün stratejik kararları sonunda Gül ve Arınç'la üçlü konuştuktan sonra aldı. Erdoğan, diyelim kendisinin ve Gül'ün aday olmamasına karar verirse, Arınç'tan da aynı talepte bulunabilir. Arınç buna uyar mı? AK Parti kulisine göre Erdoğan'ın zihnindeki bir soru (ve sorun)da bu. Bu toplantı bugün de yapılabilir, ama son dakika sürprizlerinden kaçımak isteyen Erdoğan'ın, üçlü toplantıyı da son güne bırakabileceği ihtimal dışı değil.
Öyle görünüyor ki, Erdoğan, 367 barajına takılarak aday olmak istemiyor. Bunun için kendi grubu kadar DYP ve Anavatan'a muhtaç. Erdoğan, baraja takılmadan Çankaya'ya çıkarsa, onu kendi grubundan çok Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu Çankaya'ya taşımış olacak.