CHP: Değişmek ya da değişmemek; işte bütün mesele!

CHP sadece Kılıçdaroğlu mu İnce mi sorusuna değil, daha özgürlükçü, daha kadın, daha genç, kendi ekonomi ve Kürt programına sahip bir parti olup olmamaya da karar verecek.

AK Parti cumhurbaşkanlığı seçimlerinden galip çıktığı için olağanüstü kongre topladı.

Parti Başkanı ve Başbakan Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmişti. Onun yerine Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu’nu Başkan seçtiler, Erdoğan öyle işaret etmişti. Davutoğlu şimdi başbakan.

CHP cumhurbaşkanlığı seçimlerinden mağlup çıktığı için olağanüstü kurultay topluyor.

AK Parti kazandığı için kendini yeniledi, CHP kaybettiği için, doğal olarak, kendini yenilemeye çalışıyor.

Baştan açık konuşalım: CHP’yi değişmeye, değişmek üzere kurultaya zorlayan şey, ne parti içi muhalefet, ne de Ekmeleddin İhsanoğlu’nun desteklenmiş olmasıdır; AK Parti’nin galibiyetidir.

Peki, CHP kendisine mahalle baskısı olarak dayatılan “Daha etkili muhalefet” yapabilmek için mi kendisini yenileyecek?

Yoksa “İktidarı alma” hedefine yönelmek için mi?

Bugün Ankara’da toplanacak Kurultay öncesi asıl sorun budur.

Ama başka sorunlar da var. Mesela AK Parti’de Numan Kurtulmuş’tan boşalan Ekonomiden Sorumlu Genel Başkanlık makamına Mehmet Muş getirildi. 32 yaşında Muş, 2011’den bu yana milletvekili.

Yaş ortalaması 29 olan Türkiye’de daha doğal bir şey olamaz. Tabii burası Türkiye… Avusturya’nın 27 yaşındaki Dışişleri Bakanından imrenerek bahseden Erdoğan dahi, elindeki bu kadar güce rağmen, “Eski tüfeklerle”, “Yeni yetmeler” arasında denge kurma ihtiyacı duyuyor; yeni yetme denilenlerden Yalçın Akdoğan’ın “45 yaşındayım” itirazına rağmen.

Ama yine de CHP’de konuşulması gereken, efendim Önder Sav kime imza vereceği, Adnan Keskin’in acaba ne yapacağı mı olmalı; hala bu mu olmalı? Üstelik CHP 36 yaşında bir Deniz Baykal’a Maliye Bakanlığı emanet edebilmiş 47 yaşındaki Bülent Ecevit’i Genel Başkan seçebilmiş bir tarihe sahip bir parti olduğu halde…

CHP’nin gençleşme ihtiyacı vardır. Üstelik Kemal Kılıçdaroğlu’nun eskilerin ve eski günlerin hatırına listeye dâhil edip bugün pişman olduğu isimlere rağmen grubunda, partisinde genç isimler de vardır.

CHP’nin dişileşmeye de ihtiyacı vardır. “Parti Meclisi’nin üçte biri zorunluluğu” gerekçesi de “İlk Kürt raporunu biz yazdık” gerekçesi kadar eskimiş, geride kalmıştır.
Kadınları öne çıkarak “eşbaşkanlık” sistemini, o da olmazsa İskandinav (ya da fermuar) modeli uyarınca her kademede yüzde 50 zorunluluğunu tartışmak, hedefi sosyal adalet olan bir partin, CHP gibi Türkiye’de kadınları toplum hayatına ilk katmış olan bir partinin işi değil midir?

Yeterince yetişmiş kadın kadro olmadığını öne sürenlere verilecek en iyi cevap erkek kadroların ne kadar yetiştiğinin ortada olduğudur; her şey sonucuyla ölçülür.

Kılıçdaroğlu karşısına aday çıkan Muharrem İnce’nin haklı olduğu nokta, CHP’deki hakim havanın iktidar perspektifini unutmuş görünmesidir. İnce’nin talihsizliği, destek aradığı kesimlerin “Küçük olsun benim olsun” anlayışının vücut bulmuş temsilcileri olmasıdır.

CHP yönetimi, seçmenlerinin artık sürekli ağlayan, şikâyet eden değil, ne yapacağını söyleyip hedef gösteren bir parti istediklerini göremiyorlar mı?

Kılıçdaroğlu haklı, bunu bu açıklıkta söylemekte geç kalmış olsa da haklı: CHP’nin bir ekonomik programa ve bir Kürt programına da şiddetle ihtiyacı var.

HDP’nin, cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı yüzde 10 oya güvenip 2015 genel seçimine ayrı parti olarak girerse ve yüzde 10’u bulamazsa, bütün bölge oylarının AK Parti’ye sayılacağı apaçık ortadayken, CHP ve HDP’nin ortak bir demokratikleşme zemini araması, MHP ile cumhurbaşkanlığı ortaklığı aramasından daha mı az meşrudur?

Kurultay herhalde Kılıçdaroğlu ya da İnce tercihi kullanırken bütün bunları da konuşmuş olacak.

Ama bütün bunların öncesinde, en baştaki soruya cevap aramalı CHP; en azından dışarıdan bakınca öyle görünüyor: Daha sosyal adaletçi, daha özgürlükçü, modern ve iktidar perspektifi olan bir yapıya doğru değişmeli mi, yoksa böyle mi kalmalı? Bu soruya verilecek cevap yalnızca muhalefet yapısını değil, Türkiye’de demokrasinin kalitesini de ilgilendirecek.