CHP'de neler oluyor?

CHP'nin 22 Temmuz seçimlerinin sonuçlarını mercek altına aldığı ilk </br>rapor kamuoyunda tatmin edici bulunmadı. Gelen eleştiriler, CHP yönetiminin...

CHP'nin 22 Temmuz seçimlerinin sonuçlarını mercek altına aldığı ilk
rapor kamuoyunda tatmin edici bulunmadı. Gelen eleştiriler, CHP yönetiminin, partide hayal kırıklığına yol açan seçim sonucunda kendisine hiç pay biçmediği, inandırıcı bulunmayan nedenlere bağladığı yönündeydi.
Raporu yazan CHP Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu, muhabirimiz Zihni Erdem'e verdiği demeçte, ortada bir yanlış anlaşılma olduğunu, bu raporun CHP'nin hatalarına değil, AK Parti'nin beklenenin üzerinde oy kazanması nedenlerine odaklandığını söylüyor
CHP'de başka raporların da üretilmesi bekleniyor. Acaba bu raporlarda, ilk raporda yer almayan 'CHP'nin hataları oldu mu, olduysa nedir?'
soruları sorulup yanıtları aranacak mı?
Aranırsa, (ki aranmasında CHP açısından da, bu köklü partinin geleceği nedeniyle Türk demokrasisi açısından da yarar var) şu konu üzerinde de durmakta fayda olabilir:
22 Temmuz seçimlerinde Başbakan Tayyip Erdoğan AK Parti'yi bulunduğu yerden merkeze kaydırmak için 'sola doğru' bir hamle yaptı. Bu amaçla, birçok eski yol arkadaşını küstürme ihtimalini de göze alarak, eski Milli Görüş çizgisine yakın duranları milletvekili aday listelerine almadı. Onların yerine CHP geleneğinden gelen Ertuğrul Günay, Haluk Özdalga gibi isimleri, Erdal Kalkan gibi daha soldan, Zafer Üskül gibi liberal düşünceden gelen isimleri, Anadolu'da keşfedilmeyi bekleyen parlak, eğitimli isimleri kadrosuna aldı.
CHP lideri Deniz Baykal da merkeze yerleşmek için soldan sağa bir hamle yaptı. O da listesine sağın tanınmış politikacılarından takviye yaptı. Ama bu hamle tutmadı. Örneğin İstanbul birinci bölgede, CHP'nin doğal seçmeleri arasında sırf İlhan Kesici'ye oy vermemek için sandığa gitmeyen, ya da gidip Ufuk Uras'a oy verenler oldu. Lütfullah Kayalar ile Yozgat'tan bir yerine iki vekil çıkarılacağı düşünülürken, hiç çıkarılamadı. Seçime bağımsız girse muhtemelen kendi aşiret oylarıyla seçilecek olan Edip Safder Gaydalı, CHP listesiyle dışarıda kaldı. Mitinglerde vitrine çıkarılan Yaşar Okuyan, doğal CHP seçmeninde alerjiye yol açtı
Kısacası, seçmen AK Parti'nin sol takviye ile merkeze kayışına destek verdi, ama CHP'nin sağ takviye ile merkeze kayışına destek vermedi.
Şişli'den sonra Çankaya mı?
Hikmet Çetin'in dün Referans gazetesinde yayınlanan söyleşisi ilginçti. Türk siyasetinin 'Hikmet Abi'si, örnek bir özeleştiriyle, seçim ertesinde Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile birlikte yaptığı sert
CHP eleştirisinin 'maksadını aştığını' söylüyordu.
Aslında CHP içinde seçim sonuçlarından memnun olmayan pek çok grubun, şu anda Sarıgül ile aynı çerçevede anılmak kaygısıyla sessiz kaldıkları biliniyor.
Öte yandan, CHP'de Baykal'a halef olarak ortaya çıkmaya başlayan ikinci ismin de bir belediye başkanı olduğu konuşulmaya başladı. Dünkü Cumhuriyet'te İlhan Selçuk'un Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz için yazdığı övgüler, CHP kulisinde 'Cumhuriyet'in Baykal'a alternatifi' olarak okundu. İstanbul ve Ankara'nın en zengin ve seçkin ilçeleri CHP'de. Bu belki CHP'deki sorunun bir parçası, ama buralara Başbakan Tayyip Erdoğan da göz dikti. Kuliste, iki belediye başkanının da 2009'da seçim kaybetmektense, partide liderlik yarışına girmeyi göze alabileceği konuşuluyor.
CHP'den DSP'ye geçişler
CHP listesinden seçime girip milletvekili olan 13 DSP'li dün partilerine döndü. Böylelikle CHP'nin Meclis'teki sayısı 99'a düştü.
Ayrılış öncesi DSP lideri Sezer'in CHP lideri Baykal'ı nezaketen aradığı bilgisi var. DSP'nin CHP oylarına katkısı, yüzde 10 barajına takılmadan Meclis'te temsil edilme oranıyla orantılıydı belki; onlar olmadan da CHP 2002 düzeyini aşamazdı muhtemelen. Şimdi herkes kendi yoluna gidiyor. DSP de Meclis'te ayrı temsil buluyor.
Ancak 13 milletvekili DSP'nin grup kurmasına yetmiyor; yedi milletvekiline daha ihtiyaç var. Bazı CHP'lilerin DSP'ye göz kırpmaya başladıkları bilgisi kulise düştü. Meclis organları için görev bölüşümü yapılıp kimlerin açıkta kaldığı belli olunca, bu eğilim atabilir. DSP'liler, şu an transferi düşünmediklerini, zaten böyle bir hareketin yakışık almayacağını söylüyorlar. Ama bu yönde bağlayıcı bir söz olmadığı da vurgulanıyor.