Çiçek: 'Hükümet tereddütleri giderecek'

Çiçek: Cumhurbaşkanının tavsiyelerini önemsiyoruz. Tereddütlerin giderilmesi için hükümet süratle çalışacak

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, hükümetin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün askerlerin sivil mahkemelerde yargılanma alanını genişleten yasayı onaylarken Başbakanlığa gönderdiği tavsiye mektubunu önemsediğini ve gereğini yapacağını söyledi.
Radikal’in sorularını yanıtlayan Çiçek, hükümetin ‘süratle’ başlayacağı ve Meclis’e sevk edeceği çalışmanın, askeri kesimin Cumhurbaşkanı Gül’e yansıttığı ve Gül’ün de paylaştığı tereddütleri gidermeyi amaçlayacağını açıkladı. Çiçek’e göre, konu pazartesi günü yapılacak Bakanlar Kurulu toplantısında görüşülebilir.
Çiçek, dün konuşan bir diğer Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ‘Ek düzenlemeye gerek duyarsak yeni yasama döneminde hükümet olarak gündemimize alabiliriz’ demesinden daha kesin ifadeler kullanıyor.
Çiçek şunları söyledi:
* Öncelikle şunu söylemek isterim: Kuşkusuz her hukuki konunun da  boyutu vardır. Ama Türkiye’de hukuk, siyasetin lojistiği olarak görülüyor. Hukuki konular siyasi olarak tartışılmaya başlandığında da gerilim doğuyor. Hukuki boyutları içinde tartışılsaydı, bu kadar gerginlik olmazdı.  Oysa konu belli, usuller, ilkeler, itiraz yolları belli.
* Mesela, şimdi CHP Anayasa Mahkemesi’ne itiraz edeceğini söylüyor. Hakkıdır. Demek ki itiraz yolu belli. Ama bazıları çıkıp Anayasa ile yasa arasında aykırılık var, hâkimler buna göre karar vermesin diyebiliyor. Bu yanlış. Çünkü çıkan yasanın Anayasa’ya aykırı olduğuna inanan hâkim varsa, Anayasa Mahkemesi’ne gider. Karar yeri orası. Aksi halde keyfilik olur.
* Yasal düzenleme konusuna gelince, Cumhurbaşkanı’nın onayla birlikte Başbakanlığa gönderdiği tavsiyeleri önemsiyoruz. Gerekeni hükümet olarak bir an önce yapacağız. Askeri kesimin Cumhurbaşkanı’na yansıttığı, basına da yansıyan ve Cumhurbaşkanı’nın da kısmen paylaştığı tereddütleri kaldıracak düzenlemeler yapılacak.
* Tabii bunların yapılacağı yer Meclis. O sebeple ben hükümet açısından söylüyorum; biz gereken çalışmayı süratle, bir an önce tamamlayıp Meclis’e göndeririz. Bu tereddütleri gidermek doğrultusunda askeri mevzuatta birkaç maddelik düzenlemelerin yeterli olacağına inanıyorum. 
* Zaten Cumhurbaşkanlığı’nın açıklamasında da bu tereddütlerin ‘askerlik hizmeti bakımından disiplin ve hukuki güvencelere ilişkin’ ortaya çıkabileceği söylenleniyor. Askeri yargı olduğu için bu çalışmayı yapıp hükümete verecek olan da Milli Savunma Bakanlığı’dır.
* Yürürlüğe giren bu yasal düzenleme ile
Türkiye’de asker siyaset ilişkilerinin yeni bir düzene kavuşup kavuşmayacağı tartışılıyor. Aslına bakılırsa Ulusal Program ile nihai olarak Avrupa Birliği’ndeki gibi bir sisteme, demokrasi ve hukukun çerçevesinde ulaşmak gibi bir hedefi önümüze
koymuşuz. Bu konudaki çalışmaları da o çerçevede görmek gerekiyor.
Tabii son karar Başbakan Tayyip Erdoğan’a ait olacak. Ancak Başbakan Yardımcısı Çiçek, bir yandan sivil alanın artırılarak, diğer yandan askerin endişelerini gidermenin mümkün olduğunu söylüyor, gerekeni yapmayı vaat ediyor. Yapılabilirse, bu da bir ilk olur.

Darbe adaleti ve Devrimci Yol
Yargıtay dün 12 Eylül 1980 askeri darbesi ardından başlayan Devrimci Yol davasında yeni bir karar verdi. Buna göre, zamanında savcı Sabih Kanadoğlu’nun ‘Bir kısmına vermek eşitliğe aykırı olur’ gerekçesiyle bütün sanıklar aleyhine idam cezası talebiyle yerel mahkemeye geri gönderdiği dosya, bir kez daha yerel mahkemeye gönderildi. Yani aradan geçen 27 yıla karşın dava henüz bitmedi.
Dün NTV yayınına katılan -o arada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan emekli olan- Kanadoğlu bozma kararını doğru bulunca, hemen arkasından yayına bağlanan Devrimci Yol sanıklarından Melih Pekdemir, zehir gibi bir gülüşle ‘Emekli olunca böyle konuşuyorlar’ dedi. Bir de şunu ekledi: ‘Şimdi darbelere karşıyım diyenler, 12 Eylül’ün işkencelerine destek oluyorlardı. Şimdi gazete manşetlerinde söylenenleri biz o zaman söylüyorduk’.
Aynı dava sanıklarından Oğuzhan Müftüoğlu ise CNN Türk’te askeri darbe döneminde çekilen acıların hesabını kimin vereceğini sordu.
Önceki gün Cumhurbaşkanı Gül’ün onayıyla askeri darbe planlayan ordu mensuplarının sivil mahkemelerde yargılanması yolu da açıldı. Darbe teşebbüsü saptandığında elbette yargılansın. Ama 12 Eylül’de darbeyi yapmış olanlar ve o dönemin karanlık icraatını uygulayanlar da yargılansın. Türkiye darbe adaletsizliğinin izlerinden böyle arınır.