Clinton?ın Türkiye?deki en önemli programı

Feminist Clinton?ın Batı?ya dönük dört kadının sunduğu ?Haydi Gel Bizimle Ol? programını seçmesi anlamlı

Dışişleri Bakanı Ali Babacan dün nispeten sakin bir gün geçirdi. Sabah saatlerinden itibaren diğer Ankara milletvekilleriyle birlikte -ki aralarında Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay da vardı, şehir merkezi ve yakın ilçelerde seçim turuna çıktılar.
Bakan AK Parti’ye destek turuna çıkmışken, diplomasi ekibi ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın bugünkü Ankara temaslarına ilişkin son hazırlıkları tamamlıyordu.
Clinton bugün Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile de görüşüyor. Clinton’ın Erdoğan ve Gül ile görüşmelerinden daha çok kamuoyuna, Babacan ile görüşmesinden iki ülke ilişkilerinin geleceğine dönük mesajlar çıkacak gibi görünüyor.
Hazırlıkların şu alanlarda yapıldığı söylenebilir:

  •  Ortadoğu: İki tarafta da Gazze-İsrail gerilimini geride bırakma niyeti var. Clinton hafta başında önce Mısır’da Gazze yardım konferansına katıldı, sonra da İsrail’e geçip Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ile görüştü. Babacan da Mısır’daki toplantı ardından 5 Mart’ta Brüksel’deki NATO toplantısında Livni ile kriz sonrası ilk görüşmesini yaptı. Şimdi Türkiye ile ABD Ortadoğu Barış Süreci konumlarına yeni denge içinde ince ayar yapacak, belki Suriye-İsrail görüşmeleri yeniden gündeme gelecek.
  •  İran: İran’ın nükleer programı, ABD Başkanı Barack Obama’nın İran’la diyaloga kapı açması, İran’da haziran ayında yapılacak seçimler sonrası yeni yönetimle kurulabilecek ilişkiler Türkiye’yi ilgilendiriyor. Türkiye, ne nükleer silahlanma, ne İran-İsrail sertleşmesi istiyor. Konu gündemde.
  •  Kafkaslar: Bu başlığa aslında Ermeni meselesi demek de mümkün, ama işin Rusya-Gürcistan boyutu var. Önceki gün Başbakan Erdoğan yeni Sarp sınır kapısında Gürcistan lideri Mihail Saakaşvili ile düşman çatlattı.
    Türk-Rus ilişkileriyse Cumhurbaşkanı Gül’ün Moskova ziyareti ardından zirve yapmış durumda. Ankara’nın mesajı, Ermenistan ile de ilişkilerin iyi gittiği, bunun Kafkas istikrarına katkıda bulunacağı, Kongre’den Ermeni soykırımı tasarısının geçmesi halinde bütün bu tablonun bozulacağı olacak.
  •  Irak-PKK: Ankara’nın Irak’la ilişkileri her geçen gün yakınlaşıyor. En son Irak
    ordusunun yeniden yapılandırılmasına Türk askeri katkısı üzerinde anlaşıldı. Cumhurbaşkanı Gül’ün mart içinde yapması beklenen Irak seyahati ABD’yi (ve aslında AB’yi de) yakından ilgilendiren enerji işbirliği konusu da yer tutacak, tabii Kerkük’ün durumu ve özellikle PKK ile sonuç alıcı mücadele konusuna değinilecek.
  •  Afganistan-NATO-Kıbrıs: Nisan başında NATO’nun 60’ıncı yıl zirvesi var. Fransa’nın NATO’nun askeri kanadına dönüşünden, Afganistan’a daha çok asker gördermeye, Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’nin AB üyeliği nedeniyle tam işleyemeyen NATO-AB ilişkilerinden NATO’nun Gürcistan ve Ukrayna ilişkilerine dek Türkiye’yi ilgilendiren önemli konular var gündemde. Kıbrıs sanki öne çıkacak gibi duruyor.

Mesela Sudan konusu da gündeme gelebilir.
Ama bu stratejik konuların ele alınacağı görüşmelerin yanında Clinton’ın Türkiye’de öyle bir programı var ki, klasik anlamda hem uluslararası siyaset, hem kamu diplomasisi, hem de siyaset-medya ilişkilerinin ötesinde anlam taşıyor.
Feminist eğilimini gizlemeyen Clinton’ın Türkiye’de yüzü Batı’ya dönük dört kadının
NTV’de sunduğu ‘Haydi Gel Bizimle Ol’ programına çıkacak olması, bildik anlamda bir ‘medyada görünme’ faaliyeti değil.
Öncelikle belirtelim ki, ABD Büyükelçiliği bundan bir hafta kadar önce programın
yapımcısı Çiğden Anad’ı arayarak, kimbilir kaç televizyoncunun peşinde olduğu bu fırsat için bu progamı tercih ettiklerini söylemişler.
Bu alışıldık bir durum değil. Türkiye’ye ilişkin olarak Bush dönemine mal edilen ‘Ilımlı İslam’ tercihinin tam tersine, Obama döneminde bir imaj düzeltme, siyaset ince ayarı adımına tanık oluyoruz hepimiz. Bu açıdan bakıldığında, Türk medyasında Clinton’ın Çiğdem Anad, Pınar Kür, Müjde Ar ve Aysun Kayacı ile birlikte görünme tercihini hafifser tavır takınılmış olmasını siyasi miyoplukla açıklamak mümkün ancak. Bazen değişim hiç beklemediğiniz bir yerden karşınıza çıkar. Bu televizyon çekimini Clinton’ın Türkiye programının en önemli maddesi yapan işte böyle bir değişimin dinamiği: Ilımlı İslam teorileriyle vedalaşmaya başlayabilirsiniz artık.