Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı

Gül?ün vereceği yemeğin ve Başbuğ?un katıldığı cenazenin ağır sembolik anlamları var

Dün dünyanın gündemi, dünyayı son sekiz yıldır derinden sarsan George Bush yönetiminin sona ermesi, Barack Obama’nın görevi devralmasıydı. Obama’dan beklentiler, İsrail’in aralık sonundan bu yana Gazze’de yürüttüğü harekât ile hem arttı, hem de bir miktar gölgelendi. Obama, Eisenhower’ın Suveyş krizinde yapmış olduğu gibi İsrail’e kimin patron olduğunu gösterebilecek mi? Bu bölge ve dünya barışını etkileyecek bir soru.
Obama’nın ABD Başkanlığı’nı devralmasıyla dünyada oluşması beklenen yeni dengeler, bugün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yargı, yasama, yürütme başkanlarına vereceği öğle yemeği sırasında da değinilecek konular arasında olabilir. Gül’ün yalnızca Ergenekon davasıyla ilgili olarak bu yemekli toplantıyı düzenlediği kanısı gerçeği yansıtmıyor.
Gül aslında yargı, yasama, yürütme organlarının başlarını bir araya getirerek doğru ve önemli bir hamle yapıyor. Birincisi, Anayasa’nın 104’üncü maddesiyle üstlendiği sorumluluktur. Bu madde Cumhurbaşkanı’nı devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmekle sorumlu tutar. İkincisi, bu daveti ‘Yeni Yıl yemeği’ şeklinde vererek, tek bir güncel konu tarafından esir alınmasının önüne geçmek istiyor. Gül bu yemeklerin her yıl tekrarlanmasını amaçlıyor. Üçüncüsü, Yargıtay ve Askeri Yargıtay dahil bütün yargı organları başkanlarının bugünkü yemeğe daveti, yargı bağımsızlığı, yargı-yasama-yürütme erklerinin birbirinden özerkliği konusunun tartışıldığı günümüzde kurumlararası diyalog açısından bir işlev üstlenebilir. Aslında Gül’ün yemeği bir anlamda devlet yapısına ‘Neredeyiz? Nereye gidiyoruz?’ üzerine düşünme imkânı verebilir.
Bu tartışmanın Ergenekon soruşturması nedeniyle ısınmış olması, Cumhurbaşkanı‘nın yemeğine ayrı ve ister istemez güncel bir anlam da yüklüyor. Ergenekon tartışmasının Ankara’daki sinirleri nasıl gerdiğine bir örnek dün Kocatepe Camii’nde görüldü. Güneydoğu’daki görevine dair suçlamaları birkaç gün medyada konu olan emekli Albay Abdülkerim Kırca’nın intiharının ardından dünkü cenaze töreni bütün Ankara garnizonunu Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başnuğ’un talimatıyla avluda topladı.
Cenazeden az önce de Genelkurmay’dan yazılı bir açıklama yapılarak ‘yargısız infazlardan kaçınılması’ özellikle medyaya ‘hatırlatıldı’. Askerde, Ergenekon soruşturması gerekçe yapılarak kurumsal olarak hedef alındığı izlenimi güçleniyor ki, bu hiç iyi bir durum değil. Sabih Kanadoğlu’nun deyimiyle gerekli ama yanlış yürütülmekte olan Ergenekon soruşturmasının siyasi istismarının önüne geçilmesi konusunda da belki Gül’ün yapabilecekleri vardır. Erdoğan da kurumlar içinden çıkan suçlu ve zanlılar nedeniyle kurumların hedef alınmasına karşı olduğunu söylediğine göre, adım atmanın zamanı gelmiş demektir.

Ve Başbakan
Son iki günde Batılı ve Ortadoğulu diplomatlarla doğrudan temas imkânı buldum. Hepsinin ortak sorusu şuydu: Başbakan Erdoğan’ın Gazze krizi konusunda dünya siyasetinin dikkatini çeken çıkışı nasıl sonuçlanacak? Sorular şöyle açılıyor:

1- Erdoğan’ın İsrail’le köprüleri atma noktasına yaklaşan demeçleri ardından Türkiye bundan bir ay önce olduğu gibi Suriye ile İsrail’in arasını bulma, hem İran, hem İsrail’le görüşme türünden konumlarını koruyabilecek mi? 

2- Ankara’nın Hamas ile El Fetih arasında diyalog kurma hedefi, Erdoğan’ın en son Brüksel ile yaptığı konuşmayla, Filistin iç siyasetinde de Hamas yanında bir taraf haline geldiği izlenimi vermesi ardından nasıl mümkün olacak?

3- Gazze krizi nedeniyle Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen protesto gösterilerinin büyük ölçüde Saadet Partisi tarafından örgütlendiği biliniyor. Erdoğan’ın İsrail’e karşı söylemini sertleştirmesinde (Gazze’deki insani felakete samimi tepkisinin yanı sıra) 29 Mart yerel seçimleri öncesi kâbusu olma ihtimali taşıyan bu iç siyaset rekabetinin payı nedir?

4- Dolayısıyla Erdoğan, Arap sokağını harekete geçirebilen bu çıkışıyla Filistin halkına gerçekten fayda sağlamış olacak mı?
Ve tabii bu işin sonunda Türkiye’nin İsrail’le ilişkileri nasıl yeniden rayına oturtacak?