Daha seçim olmadan erken seçim senaryoları

Seçime çok kısa bir süre kala kulislerde farklı senaryolar gündeme geliyor. Bu senaryoların ağırlıklı kısmı erken seçime odaklı. Peki hangi durumda erken seçim ihtimali gündeme gelebilir?

Artık bir kaç gün kalan 7 Haziran seçim sonuçlarına kulislerde konuşulan senaryoları temel olarak üç başlık altında toplamak mümkün.

***

1- ERDOĞAN SENARYOSU: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın her istediği olur. Yani HDP adaletsiz yüzde 10 barajını aşıp Meclis'e giremez, CHP ve MHP hedefledikleri oy artışını sağlayamaz ve AK Parti de 330 üzerinde, ya da ona çok yakın vekil çıkarır. Bu durumda Erdoğan, seçim zaferini üstlenir ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan (kendi başbakanlığına da son verecek olan) yeni anayasa taslağını bir an önce Meclis'e getirmesini ister. Davutoğlu, seçimi kazanmış olmasına rağmen (Erdoğan'a karşı bahanesi kalmayacağı için) bu talebe karşı koyamaz, Türkiye parlamenter rejimden, denge-denetleme usulleri, güçler ayrılığı ilkesi zayıflatılmış bir başkanlık rejimine geçişe hazırlanır. Erdoğan HDP'nin barajı aşamamasından dolayı seçim hilesinden Türk devletinde kendilerine yer olmamasına dek değişen hayal kırıklıkları ve tepkileri güvenlik güçleriyle bastırmayı esas alan eski Kürt politikasına dönüş yapmayı başkanlık hedefi için göze alabilir.

***

2- DAVUTOĞLU SENARYOSU: HDP barajı aşsa da, aşmasa da AK Parti anayasa değişikliğini halkoyuna sunmak için gerekli 330'u aşamaz, ama AK Parti içinde Davutoğlu'nun başarısız ilan edileceği alt sınır olan 300 milletvekilinin altına düşmez. Bu durumda Erdoğan yine Davutoğlu üzerinde baskı kurarak ya 330'u tamamlayacak bir ittifak kurmasını, ya da erken seçime gidilerek başkanlık anayasası şansının bir kez daha zorlanmasını isteyebilir. Ancak (kendisi de hiç bir zaman 330'u yakalayamamış olan) Erdoğan'ın gerisinde kalmamış olan Davutoğlu, kendisini Erdoğan karşısında en azından ilk senaryoda olduğu kadar mecbur hissetmeyebilir ve parti içi destekle de belli bir direniş gösterebilir. Bu Erdoğan'ın Davutoğlu üzerine sertlikle gitmesine yol açabilir, ama neticede Davutoğlu başbakanlığını korumuş olur ve bu sorunlu dönem Erdoğan ve Davutoğlu'nun yeni bir dengede uzlaşıp, anayasal olmasa da fiilen (başbakanın da bulunduğu) yarı-başkanlık rejimiyle sonuçlanabilir. Davutoğlu'nu en mutlu edecek senaryo budur. Öte yandan yargıdan medyaya, oradan iş dünyasına dek hayatın her alanında AK Parti üstünlüğü daha sistematik bir şekilde yaygınlaştırılmaya başlar. Toplumdaki huzursuzluk yalnızca HDP'den değil, diğer kesimlerden de yükselebilir.

***

3.1- BİRİNCİ ERKEN SEÇİM SENARYOSU: HDP Meclis'e girer, CHP ve MHP de oylarını yükseltir, bu yükseliş AK Parti'yi 300'ün altına iter, ama hükümetin güvenoyu almasına yetecek olan 276'nın altına düşüremez. Bu durum Meclis'te muhalefetin gücünün artması, iktidardaki AK Parti hükümetinin Meclis çoğunluğunun kırılgan hale gelmesi demektir. Davutoğlu'nun hiç hoşlanmayacağı bu senaryo Erdoğan'ı fazlasıyla kızdırır. Güçlenmiş olan muhalefet partilerinin hiç biri Erdoğan'a süper-başkanlık yolu içerecek türden bir anayasa değişikliği pazarlığına girmek istemez. Diğer yandan 5 yıllık ilk dönem cumhurbaşkanlığı süresinde padlamenter rejimden başkanlık rejimine geçme hedefinden vaz geçmeyecek olan Erdoğan, zaten zayıf düşmüş olan Davutoğlu üzerindeki erken seçim baskısını artırır. AK Parti içinde Eylül ayındaki genel kurula doğru zirveye ulaşacak iç tartışma Davutoğlu'nun erken seçim baskısını kabullenmek zorunda kalmasına yol açabilir. Erken seçim söz konusu olmaz ise AK Parti'nin -daha önceki dönemdeki ANAP örneğinde görüldüğü türden- iktidarda gerileme sürecine girmesi muhtemeldir.

***

3.2- İKİNCİ ERKEN SEÇİM SENARYOSU: HDP Meclis'e gücünü artırarak girer, CHP ve MHP de oylarını AK Parti'yi 276'nın altına itecek, yani hükümeti düşürecek düzeyde artırır. Bu durumda Erdoğan çok kızar ama hükümeti kurma görevini yine Davutoğlu'na verir. Ancak AK Parti'nin Erdoğan'ın istediği türden başkanlık modeline dayalı bir anayasaya evet diyecek bir koalisyon ortağı bulması artık imkansız hale gelir. Muhalefet partileri de güçlü bir AK Parti muhalefetine karşı kırılgan koalisyonlar içine girmek istemeyeceklerdir. Bu durumda Erdoğan Davutoğlu'nu erken seçime daha kolay zorlayabilir ve bu senaryoda erken seçim Davutoğlu'nun da tercihi olabilir.

***

Bu senaryolar içinde hem iş dünyasını, hem de Türkiye'nin batılı ve doğulu müttefiklerinin tercihi sanki HDP'nin Meclis'e girip muhalefetin güçleneceği, biraz güç kaybetmiş AK Parti iktidarının böylece dengelenebileceği, ama Erdoğan'ın otoritesini daha da artıracak güçlü başkanlık sistemini elde edemeyeceği formül olduğu gözleniyor.

Ancak bu formül, bu yazıda 'Birinci Erken Seçim Senaryosu'nda aktarıldığı üzere en geç iki yıl içinde bir erken seçim ile sonuçlanırsa siyaset masası bütünüyle yeniden kurulacak demektir.

Belki de asıl hesaplaşma 7 Haziran'da değil, o senaryonun gerçekleşmesiyle gidilecek seçimde yaşanacaktır.