Dava aslında yeni başlıyor

Mustafa Balbay'ın 'Ben buradayım, Örnek nerede?' sorusu cevabını bulursa, dava şimdi başlıyor demektir

Gazeteci Mustafa Balbay’ın geçen hafta Ergenekon davası duruşmasında yaptığı savunma, davanın bütün seyrini değiştirmek üzere.
Milliyet gazetesinin, geçen hafta Balbay’ın sözlerinden yola çıkarak 2002-2004 döneminin kuvvet komutanları Aytaç Yalman, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına’nın neden hâlâ yargı sürecine dahil olmadığını sorgulaması ses getirmiş görünüyor.
Gelen haberler, savcılığın bu üç komutanın da ifadelerine baş vurulmak üzere hafta sonuna dek (güvenilir bir kaynağa göre 5 Aralık cumartesi günü için) ifadeye davet edildiği yönünde.
Balbay’ın, eğer ortada bir darbe girişimi varsa, kendi tanıklığının Başbakan Tayyip Erdoğan, (dönemim Kara Kuvvetleri Komutanı) Yalman ve (dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı ve iddianamede kaynak gösterilen darbe günlüklerinin atfedildiği) Örnek kadar güçlü olmayacağını söylemesi toplumda yankı bulmuş, hak verilmişti.
Savcı Mehmet Ali Pekgüzel’in Balbay’a ‘Bu davanın özü darbe girişimi’ demesinin gereğini yapması da yerinde olacaktır.
Çünkü, Ergenekon iddianamesinde darbe zemini oluşturmak amacıyla silahlı terör örgütü kurma, üye olma savıyla profesörler, gazeteciler yargılanırken, bu girişimin içinde olduğu Örnek metinlerinde öne sürülen üst düzey komutanlara soru dahi sorulmamış olması toplum vicdanını bir süredir yaralamaktaydı.
Balbay’ın bu açıdan toplum vicadnında yankı bulan çıkışı, eğer savcıların vicdanında da yankı bulmuşsa, bu başka açıdan da Ergenekon davasının seyrinde bir değişiklik anlamına gelir.
Hatırlanacağı gibi, Özden Örnek’e ‘Darbe günlükleri’ olarak atfedilen metinlerde AK Parti hükümetine karşı iki darbe girişimi olarak atfedilen dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en üst kademesinde görev yapan iki komutanın ifadeleri savcılık tarafından zaten alınmış durumda.
Dönemim Jandarma Komutanı Şener Eruygur, Ergenekon davasında zaten hükümeti meşru olmayan yollarla devirmek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlamasıyla yargılanıyor. İddianame, Eruygur’un ekemli olduktan sonra da ülkede istikrarsızlık çıkararak askeri darbe yapmaya itmeye çalışmakla suçluyor.
Dönemin Genelkurmay Başkanı olan ve ‘Örnek metinlerine’ göre bir aşamada orduda darbe kararı alınmasına tek başına direnmiş olan Hilmi Özkök’ün ifadesi ise, 25 Nisan 2009’da, halen yaşadığı İzmir’de (tanık sıfatıyla) alınmıştı.
Yine hatırlanacağı gibi, Örnek’in reddetmesine karşın, teknik incelemede bilgisayarından çıktığı saptanmıştı. Gazeteci Şamil Tayyar da Örnek’in bazı notları bilgisayarından silmiş olduğunu söylediğini yazmıştı.
Kendi payıma, Özden Örnek günlüklerinin hiç olmayıp, yoktan üretilmiş metinler olduğuna inanmıyorum. Bunu daha önce 6 Temmuz 2008 tarihinde Radikal’de yazmıştım. Çünkü ‘günlüklerde’ adım iki yerde geçiyor. Birincisi, Örnek’le aramızda geçen ve oada başka
kimsenin olmadığı bir konuşma. Eğer Deniz Kuvvetleri Komutanının makam odası da dinlenip kayda alınmamışsa, ya da Örnek o konuşmayı bir başkasına anlatmamışsa, o konuşmayı ya ben, ya da Örnek yazmış, yazdırmış olabilir. Ancak ismimin geçtiği ikinci bölüm, tamamen hayal ürünü, öyle bir şey hiç olmadı. O bakımdan Örnek’in yazmış, ya da yazdırmış olduğu metinler üzerinde oynanmış olduğunu, dolayısıyla başka bölümleri üzerinde de oynanmış olabileceği kanısına sahibim.
Ama şimdi asıl önemli olan, o dönemin birinci derece aktörlerinin ifadesine baş vurulma aşamasına gelinmesi. Bu gerçekleşirse, resmin önemli bir parçasının daha netlik
kazanması ihtimali var.
Bir diğer açıdan bakılacak olursa, bir dönemin TSK komuta kademesinin tamamının ifadesine, bir darbe girişimi nedeniyle baş vurulmuş olacak. Ne sonuç alınır? Bu şimdiden kestirilemez. Ancak bir zaman en dokunulmaz olduğu düşünülen makamlara dokunulmaya başlaması bakımından hukuk devletine doğru atılmış bir adım olduğu düşünülebilir.
Belki askeriyenin en üst katlarına dokunmaya başlamışken, hukuk devletinin gereği olarak yargının ve siyasetin en üst katlarına ne zaman ve hangi koşullarda dokunulmaya başlanacağı sorusuna da sıra gelecektir. Yine de Türkiye’nde yönetime demokrasi dışı müdahalelerin meşruiyetini tamamen kaybetmesi açısından bu ifadelerin alınmasının bir anlamı ve önemi olacaktır.