Demirtaş, Erdoğan'ı hassas yerinden vurdu

Demirtaş, Erdoğan'ı hassas yerinden, hedeflediği süper-başkanlık sisteminden vurdu. Buna demek ki o kadar önem veriyordu ki, Meclis tarihinin belki de en kısa grup konuşmasıyla verdi mesajını.

Doğrusu HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş son zamanların en keskin çıkışını yaptı.

HDP’liler “nefes aldığı sürece” Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Başkan olmasına izin vermeyeceği” beyanı gerçekten sert ve güçlü bir çıkış oldu.

Demirtaş, Erdoğan’ı hassas yerinden, hedeflediği süper-başkanlık sisteminden vurdu.

Buna demek ki o kadar önem veriyordu ki, Meclis tarihinin belki de en kısa grup konuşmasıyla, hem de etkisini daha da güçlendirmek için üç tekrarla verdi mesajını.

***

Bülent Ecevit de nadir durumlarda bunu yapardı.

Basın kuruluşlarının haberi başka bir noktasından tutup asıl mesajı göstermemeleri ihtimaline karşı, önem verdiği konuları birkaç cümlede duyurur, bazen yazılı yapardı; Demirtaş da dün benzerini yaptı.

Bu mesajın verilmesine en çok HDP grubunda ihtiyaç duyulduğu, görülmemiş coşkuda alkışlar, tezahürat ve sloganlardan belli oldu.

***

Çünkü siyaset kulisleri bir süredir –tam olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Şubat başında Kürt sorunun çözümünü, kendisine süper başkanlık yetkileri getirecek yeni bir anayasaya bağlamasından bu yana HDP ve AK Parti’nin böyle bir örtülü pazarlık içinde olup olmadığı sorusuyla çalkalanıyordu.

Tabii HDP ve AK Parti pazarlık iddialarının altında, acaba Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve yasadışı PKK lideri Abdullah Öcalan arasında MİT aracılığıyla yürütülen diyaloga, acaba süper-başkanlık sitemi ve Öcalan’a özgürlük ve Kürtlere anayasal özerkliğin de dâhil olup olmadığı sorgulanıyordu.

***

Aslında ne Erdoğan ve AK Parti tarafında, ne de HDP ve PKK tarafında bu tür bir pazarlığın somut kanıtı vardı; ama tipik bir “şuyuu vukuundan beter” durumla karşı karşıya kalınmıştı.

Nitekim Demirtaş “Biz Pazarlık partisi değiliz demek zorunda kaldı; “Süreç uğrunda AKP’nin yanlışlarını görmezden gelemeyiz”.

Başbakan Ahmet Davutoğlu da kısa süre sonra Twitter hesabından zehir zemberek bir açıklama yaptı, “Millet gülüyordu” Demirtaş’ın açıklamasına, Erdoğan’ın başkanlığına karar verecek olansa Demirtaş değil, milletti.

***

Demirtaş’ın açıklaması zamanlama olarak da önemlidir, moda deyimle manidardır.

Birkaç nedenden dolayı:

1- Nevruz’a şunun şurasında birkaç gün kala, 17 Mart’ta gelmiştir. Öcalan’ın Nevruz’da Diyarbakır’da okunmak üzere bir metin hazırladığı HDP’liler tarafından açıklanmıştır. Bu metinde acaba Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın ifade ettiği “Silah bırakma çağrısı” olacak mıdır? Olursa bu ülkedeki birlik ve demokrasiyi güçlendirecek midir? Bu sorular tartışılırken Demirtaş’ın Erdoğan’ın başkanlık hedefine karşı çıkan açıklaması geldi; bunu doğrudan diyalog süreciyle ilişkilendirmek mümkün.

2- Demirtaş’ın açıklaması Erdoğan’ın hafta sonundan bu yana yaptığı “Kürt sorunu yoktur” ve “Türkiye şirket gibi yönetilmeli” çıkışlarının hemen ardından geldi. Demirtaş ilkine “O zaman biz neyi konuşuyoruz?” sorusuyla cevap vermişti, dün ise hem ilki, hem de ikincisine cevap vermiş oldu.

3- Böylelikle HDP, CHP ve MHP’nin zaten bir süredir Erdoğan’ın güçler ayrılığını belirsizleştiren, denge-denetleme sistemini daha da zayıflatan, hatta başbakanlığı kaldıran süper-başkanlığı “tek adam yönetimi” ilan eden muhalefet saflarına katılmış oldu. Özellikle MHP’den gelen “Koalisyon ortağı” eleştirisi doğrusu HDP için ağırdı.

4- Yıllardır Kürt sorununu çözmek için elini taşın altına koyduğunu söyleyen Erdoğan’ı şimdi “Yoktur” demeye iten acaba anketlerde aleyhte etkisini görmesi midir? Bunu şu anda kesin olarak bilemiyoruz. Ancak Hürriyet Daily News Ankara Temsilcisi Serkan Demirtaş’ta hem AK parti, hem de HDP’nin Kürt diyalogunu 7 Haziran seçimi sonrasına dek yavaşlatma eğilimini gösteren diplomatik kulis bilgisi var.

Önce Erdoğan’ın Kürt sorunu olmadığını söylemesi, ardından Demirtaş’ın “Erdoğan’a geçit yok” demesi seçime kadar “Herkes kendi yoluna” anlamına mı geliyor?

Bunu zaman gösterecek. Ancak kesin olan bir şey varsa Demirtaş’ın HDP grubundaki çıkışı, tabanı tarafından da beklendiği anlaşılan güçlü muhalefet vurgusuyla adaletsiz yüzde 10 barajını aşması için biraz daha güç katabilir.